Dünya "Şiilere Yönelik Soykırımın Asıl Nedeni Vahabi İdeolojidir"



ID:18014
Yayınlanma:
09 Ağu 17

Amerikalı siyasi analist, Suud rejiminin el Avamiye bölgesinde bulunan Şiileri hedef alması ve bölge halkını evlerini terk etmeye zorlamasındaki asıl hedefin ne olduğu açıkladı.

Amerikalı siyasi analist Keith Preston, Tesnim Haber Ajansına verdiği röportajda vahabi ideolojisinin Suud rejimi için en uygun ideoloji olduğunu belirterek; “Bölgede jeopolitik endişeler taşıyan Suud rejimi için vahabi ideoloji; Yemen ve Katif’de Şiileri öldürebilmesi için iyi bahane olmakta” ifadelerini kullandı

Suud rejiminin el Avamiye bölgesinde bulunan Şiileri hedef alması ve bölge halkını evlerini terk etmeye zorlamasındaki asıl hedefin ne olduğu sorusuna cevap veren Preston; “Suudiler, Yemen’de yaptıklarının aynısını Avamiye halkına uygulamaktalar. Hayata geçirilen program ve taktikler benzerdir. Suud rejimi Yemen ve Avamiye bölgesindeki Şiileri hedef alarak İran ile bir savaşa girmekte. Avamiye ve Katif’de bulunan Şiilerin hedef alınmasındaki deliller çok açık. Önceden planlı ve organize bir şekilde gerçekleşen saldırılarda hedef Şii nüfusu bölgeden silmektir. Burada Suudileri tetikleyen iki önemli gerekçe bulunmakta. İlk olarak Suudiler ve müttefiklerinin İran ve Yemen’e olan düşmanlıkları ve diğer gerekçe ise bölge Şiilerinin İran etkisi altında kalarak Tahran’ın bölgede etkinliğini ve siyasi nüfusunu artırmasıdır” açıklamasını yaptı.

Amerikalı siyasi analist Keith Preston, Suudilerin Yemen’de İran’ın etkinliğini kırabileceklerini ümit ettiklerini vurgulayarak; “Bu durum sadece İran ile Suud rejimi arasındaki krizin daha fazla artmasına neden olmamış aynı zamanda uluslararası alanda geniş bir siyasi ve diplomatik problemlere sahne olmuştur. İran’da tıpkı Suriye gibi Washington karşısında direnmeye çalışan ve kendisini her alanda geliştiren bir ülke. Suud rejimi ve müttefikleri bölgede Amerika’nın yanında yer alan ülkelerdir. Suud rejimi, Husilerin kıyamı ile birlikte Yemen’de İran etkisi altında yeni bir gücün zuhur etmesinden büyük endişe duymakta. Suudiler, Yemen ve Katif’de Şiileri yok ederek İran etkisi altındaki grupların güçlenmesini engellemek istemekte. Suudileri tetikleyen diğer önemli etken ise sahip oldukları vahabi ideolojidir. Onlara göre Şiiler yok edilmeleri gereken kafirlerdir” ifadelerini kullandı.

Suud rejiminde yaşanan son gelişmelerin Muhammed bin Selman’ın saray darbesi ile yeni veliaht olmasının ardından yaşandığına ilişkin sorulan bir soruya cevap veren Amerikalı siyasi analist Keith Preston, Muhammed bin Selman’ın özellikle Yemen ve İran ile ilişkilerde önemli bir rol oynadığını vurgulayarak; “Bu nedenle Muhammed bin Selman ile birlikte el Avamiye Şiilerine yönelik saldırıların başlamış olması şaşırtıcı değil” dedi.

Burada sadece Muhammed bin Selman’ın yeni veliaht olması değil aynı zamanda Suud rejiminin Amerika ile çok yüksek miktarda bir silah antlaşması yapmış olmasının da hiç şüphesiz etkisi olmuştur.

Keith Preston son olarak Al-i Halife rejiminin iş başına henüz genç olan bir şehzadeyi getirerek Suud rejiminde değişiklikler istediğini belirterek; “Suud rejimi neoliberal bir ekonomi modeline sahip olmak ve batı kültürünü sahiplenmek istemekte. Muhammed bin Selman, Amerika Başkanı Donald Trump’ın Suudi Arabistan ziyaretinden 1 ay sonra veliaht olurken söz konusu ziyarete iki ülke arasında 110 milyar dolarlık silah antlaşması da imzalanmıştı” ifadelerini kullandı.