Sağlık Açıkta satılan dondurmada "hijyen" tehlikesi



ID:18061
Yayınlanma:
10 Ağu 17

Prof. Dr. Osman Sağdıç, yol ve cadde kenarlarında, araç ve yaya geçişinin olduğu yerlerde açıkta satılan dondurmaya mikrop bulaşma olasılığının yüksek olduğunu belirtti.

Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ) Gıda Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Osman Sağdıç, yol ve cadde kenarlarında, araç ve yaya geçişinin olduğu yerlerde açıkta satılan dondurmaya mikrop bulaşma olasılığının yüksek olduğunu belirterek, "Mikrop bulaşması sonucu her türlü hastalık geçebilir. Bu durum hasta, çocuk, yaşlı, hamile ve bağışık sistemi zayıf kişilerde büyük hasarlara yol açabilir." dedi.

Sağdıç, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından artık ciddi denetimler yapıldığını, kimsenin eskisi gibi rahat bir şekilde, kafasına göre dondurma üretemediğini ifade ederek, hijyen ve endüstriyel koşullar açısından bakanlığın denetimlerini sıklaştırdığını söyledi.

Kapalı dondurmaların daha az tehlike arz ettiğini belirten Sağdıç, "Artık açık dondurmalar da sanayi ortamında hijyenik kurallara uygun olarak üretiliyor ve son satıcıya gelene kadar kapalı ortamda tutuluyor. Ancak açık dondurmaların sunumunda, müşteriye satışı sırasında birtakım hijyen kurallarına uyulmayabiliyor. Güvenilir ve hassas yerleri tespit edip oralardan dondurmaları tüketmeliyiz." şeklinde konuştu.

Hijyen dersleri verirken kontaminasyonun, yani mikrop bulaşmasının kaynakları için farklı noktaları gösterdiklerini kaydeden Sağdıç, şu uyarılarda bulundu:

"Yani mikrop bulaşması, üretimden gelen bir hatadan olmayabilir, sunum sırasında hijyene dikkat edilmemesiyle ortaya çıkabilir. Son aşamada elini yıkamayan, eline eldiven, başına bone takmayan kişilerin külaha dondurma doldurması gibi durumlar sıkıntı yaratır. Yol ve cadde kenarlarında, araç ve yaya geçişinin olduğu yerlerde kontaminasyon yüzde 100. Yani bu bölgelerde açıkta satılan dondurmaya mikrop bulaşma olasılığı yüksek."

Sağdıç, kapalı dondurmalar veya hijyene dikkat edilen, güzel muhafaza edilen ortamlarda satılan ürünlerin tercih edilmesi gerektiğini vurguladı.

"Tehlikeli mikroplar bulaşabilir"

Prof. Dr. Osman Sağdıç, mikrop bulaşması sonucu her türlü hastalığın geçebileceğine dikkati çekerek, "Dondurmayı külaha koyan kişinin hasta olmasıyla tehlikeli mikroplar da dondurmada bulunabilir ya da yol kenarından geçenlerin hapşırması sonucu tehlikeli mikroplar bulaşabilir. Bu durum hasta, çocuk, yaşlı, hamile ve bağışık sistemi zayıf kişilerde büyük hasarlara yol açabilir." diye konuştu.

İnsanların her geçen gün hijyenik şartlara daha fazla uymaya çalıştığını ve geçmiş dönemlere göre ortamların daha steril olduğunu, bu nedenle bağışıklık sisteminin zayıfladığını, vücudun mikroorganizmayı tanıyamayabildiğini ifade eden Sağdıç, "Bu nedenle bağışıklık sistemi zayıf kişileri ölümcül hastalığa götürebilir, hatta öldürebilir duruma göre... Az veya çok, kişinin sağlığını etkiler." dedi.

"Aşırıya kaçılmadan tüketilmesi faydalı"

Diyetisyen Sanem Avcı da ana maddesi süt olan dondurmanın içinde, çeşidine göre çikolata, kakao, meyve, fındık, fıstık ve karamel gibi besinler ile sahlep, kıvam verici, doğal ve doğala özdeş aromalar bulunabildiğini ifade etti.

Dondurmanın protein, karbonhidrat, yağ, A, B, C, D ve E grubu vitaminlerle birlikte kalsiyum, fosfor, magnezyum, sodyum, potasyum, demir ve çinko gibi mineralleri barındıran sağlıklı ve besleyici bir besin türü olduğuna işaret eden Avcı, vücut için önemli vitamin ve mineralleri içeren dondurmanın aşırıya kaçmamak kaydıyla tüketilmesinin faydalı olduğunu vurguladı.

Süt tozu yerine gerçek sütle yapılmış dondurmaların tercih edilmesi gerektiğini ifade eden Avcı, dondurmanın, ana bileşeni olan sütün mikroorganizmaların kolaylıkla üreyebileceği riskli bir besin olması nedeniyle bozulmaya karşı çok hassas olduğunu söyledi.

"Doğal pancar şekeri kullanılan dondurma tercih edilmeli"

Sanem Avcı, dondurmanın üreticiden tüketiciye ulaşması sırasında soğuk zincirin bozulmaması gerektiğini belirterek, "Servis kaplarına tüketilecek miktar kadar alınması, kalan kısmının tekrar derin dondurucuya konulması, buzlukta bekletildiğinde üzerinde kristal ve buz parçaları oluşan dondurmanın tüketilmemesine dikkat edilmelidir. Aksi halde besin zehirlenmesine yol açabilir." dedi.

Açık alanda, güneş altında, tozlu ortamlarda olan dondurma tezgahlarından uzak durulması gerektiğini vurgulayan Avcı, ambalajlı dondurmalarda da son kullanma tarihi geçmemiş olanların tercih edilmesi, yırtık ambalajlı dondurmanın satın alınmaması, dondurma alışverişinin güvenilir yerden yapılması gerektiğini söyledi.

Avcı, dondurmanın yanı sıra piyasada dondurma diye satışa sunulan ve çocukların gün içerisinde oldukça sık tüketebildikleri şekerli meyveli buzlar da bulunduğunu, bu ürünlerin içerisinde bitkisel yağ, süt, süt tozu, buz, su, şeker, glikoz şurubu, bitkisel yağ tozu, peynir altı suyu, katkı maddeleri, renklendiriciler ve doğala özdeş aromalar olduğunu bildirdi.

Dondurmanın şeker içerdiğinin unutulmaması gerektiğine dikkati çeken Avcı, "Lezzet verici olarak doğal pancar şekeri kullanılan dondurmanın tercih edilmesi ve tüketiminde ölçünün kaçırılmaması gereklidir. Sadece çocukların değil, yetişkinlerin de vazgeçemediği dondurmanın sıklık olarak haftada 3 kez ve miktarının 2-3 top ile sınırlandırılması önemlidir." dedi.