Görünen köy



ID:18179
Yayınlanma:
12 Ağu 17

"Bakın! Ben son 1 yıldır 02.00'den 03.00'ten aşağı uyuyamıyorum. Uyusam bile gecenin bir vaktinde uyanıyorum. Bunun bir nedeni de ülkenin bu halini düşünüp üzülmem. Çok insan var benim gibi. Kimse zannetmesin ki ülkeyi sadece kendileri düşünüyor."

Şimdi yazacaklarım ne kadar ciddiye alınır bilmiyorum. Bizler gibi ülkesini seven kişilerin uyarıları olarak burada dursun yeter. Ciddiye alıp almamak tamamen kendi tercihleridir.

Bakın! Elinize diken battığında tüm vücudu huzursuzluk kaplar. Canınız yanar. Meseleleri önemsememek, yok saymak onun olmadığını göstermez.

Birileri sıkıntı var diyor da, siz eğer sorun yok diyorsanız, bu ancak kafayı kuma gömmektir. Kazanmak istiyorsanız sorunları çözmelisiniz..

- Her sorunu, yanlışı, kabahati kendi dışındaki unsurlarda aramak. 
- Sorunları görmezden gelmek. 
- Kendisiyle ilgili özeleştiri yapmamak. 
  İnsana kaybettirir.
 Bu net.
Bir gerçek var?
Ekonomi neredeyse 10 yıldır durağan. 
Neden? 
Çünkü sanayi ve ihracat büyümüyor. 
Şirketler fiziksel olarak büyüyemiyor. 
İşsizlik nedenidir bu!

Hazinenin alt yapı yatırımlarına odaklanması, zaten genç olan nüfusu işsiz bırakmakta. 
Oysa inşaat, sadece ilk ivme için etkili bir yoldur.

İstikrarlı ve uzun vadeli ekonomik büyümenin tek yolu sanayi ve ihracatın artmasıdır.
Katma değerli ürünlerin ve patent sayısının artmasıdır.

Metal yorgunluğu teşhisini kim koydu bilmiyorum. 
Ama bu ağır bir hastalığa, grip teşhisi koymaktır.
Teşhis yanlış bence.
Sorun, yanlış analizlerdir!

Sizi temin ederim ki sorun yapılan yanlış analizlerdir. Devletin kurmay stratejistlerinin yaptığı hataların sayısının artmasıdır.

İnsanların bir zafer sarhoşluğu ile "ne olduk" düşüncesine girdiği doğrudur. Ama bu meselenin küçük bir tarafı. 

Mesele duyarlılığın azalması.

Tekrar ediyorum; 

- Mağdurlar bir an önce düzeltilmeli 
- Ekonomi ve işsizliğe semptomatik yaklaşımlar (Teşvik)yerine, kalıcı çözümler üretilmeli
- Dış politikada restleşme ancak Kuzey Kore gibi devletlerin yaptığı birşey. Daha akıllıca hareket edilmelidir. Restleşme her türlü bizi sıkıntıya sokar.
-İç siyasi sertlik bitirilmeli
- İnsanların yarısından çoğu şu an çeşitli sebeplerden küskün. 

Neden? 

Hangi görüşte olursa olsun İnsanların sorunlarına önem gösterilmelidir.

- Alt gelir grubuna sosyal yardımlar yapmak.
Üst gelir grubuna teşvik ve vergi indirimleri yapmak.
Bu yöntem artık terk edilmelidir.
- Maaşlı orta gelir grubu ülkenin en kalabalık kitlesidir. ve en eğitimli kesim de budur. 
Bu grubun ekonomik sorunları ciddi seviyededir.

- Alt ve üstü destekleyen devlet modeli size birkaç seçim kazandırır.
Ama orta ve uzun vadede ihmal edilen orta gelir grubu seçim kaybettirir.
- Bağırma, ötekileştirme, iç siyasi restleşme bir tarafın hoşuna gidebilir.
Ama eğitimli ve akıllı insanlar bundan hiç hoşlanmaz. Rahatsız olur!
- Türkiye'nin ciddi anlamda yaşadığı en büyük sıkıntı kutuplaşmadır. "Aman bir şey söyleme. Aman sus..."  Demokrasi bozulursa ülkemiz zarar görür.
- Türkiye geçmişte yaptığı ve herkesin sonrasında eleştirdiği hataları şu anda misliyle yapıyor. O yüzden hukuk sistemi tarafsızlaşmalıdır.
- Kafamı çevirdiğim yerde 25 yaşlarında, lüks araçlara binen insanlar görüyorum.10 yıl önce toplum daha dengeliydi. Ara gittikçe açılıyor..

Daha bunlar gibi sayfalarca analiz yapabiliriz. İsterlerse daha fazlada hazırlayabilirim. Ama bunu aslında kendilerinin fark etmesi gerekiyor.

Bakın! Ben son 1 yıldır 02.00'den 03.00'ten aşağı uyuyamıyorum. Uyusam bile gecenin bir vaktinde uyanıyorum.

Bunun bir nedeni de ülkenin bu halini düşünüp üzülmem. Çok insan var benim gibi.
Kimse zannetmesin ki ülkeyi sadece kendileri düşünüyor. 
Hayır! 

Bizler gibi bir çıkarı olmadan ülkesinin akıbetini düşünen binlerce insan var.
Mesele ne biliyor musunuz?
Allah için, karşılıksız ülkeni, insanını sevmek. 
Öyle gözükmekten bahsetmiyorum! 
Yürekten olmaktan bahsediyorum.

Sayın Yöneticilerin birbirine hakaret etmemesi, nezaketli olmasının önemi bir bilinse! 
MESELE ÜLKE! 
SEÇİM DEĞİL!! 
MESELE SAMİMİ OLMAK..

Sorun metal yorgunluğu değil.. 
SORUN, SAMİMİYETİN ORTADAN KALKMASI.. 
SORUN ÜSLUP.. 
SORUN NEZAKETİN BİTMESİ.. 
SORUN KALİTENİN DÜŞMESİ.
Ben hiç şimdikine benzer şekilde niteliği düşük bir bürokrasi hatırlamıyorum doğrusu.