Kültür ve Sanat Marsel Halife: Delilik, yaşamak ve haykırış budur



ID:20818
Yayınlanma:
11 Eki 17

Lübnanlı ünlü bestekar, şarkıcı ve udi Marsel Halife, “Müzik, tüm yönetimlerin ve egemenliklerin üstündedir ve özgürdür. İnsani bir davaya inandığım için yaşadığım yeri terk etmek zorunda kalmıştım. Arap dünyası çok acılı bir realiteye sahip.” dedi.

Lübnanlı müzisyen Halife’nin (67) Filistin davasına bağlılığı, Lübnan iç savaşı (1975-1990) yıllarına dayanıyor. Baalbek kentinde kaldığı dönemde yaşadıkları ve tanık oldukları, çağdaş Arap müziğinin kayda değer ustalarından birinin yetişmesine neden oldu. Filistin davasına bağlılığıyla tanınan Halife, İstanbul ’da düzenlenen “Şark Gençlik Yıllık Konferansı 2017” çerçevesinde verdiği konserin ardından açıklamalarda bulundu. Lübnan’daki iç savaş döneminin sanatsal kişiliğini oluşturan önemli süreçlerden biri olduğunu anlatan Halife, çocukluk yıllarında yaşadıklarının müzik tercihlerinde etkili olduğunu belirtti. Göç kavramının önemine dikkati çeken Halife, “Gelecek yılın başında çıkacak ‘Göç’ adlı yeni albümümde Arap dünyasındaki tüm göç edenleri konu aldım.” diye konuştu. Halife, söz konusu kavramın yalnızca Filistinlileri kapsamadığına değinerek, “Arap dünyasında evini, barkını, her şeyini terk etmek zorunda kalan tüm göçmenleri konu aldım bu yeni albümde.” şeklinde konuştu. Halife, göçün kendi hayatındaki karşılığını, “Filistin davasına bağlılığımdan dolayı henüz küçük yaştayken yaşadığım bölgeden göç ettirildim. Babamın benim için satın aldığı müziği ve beste yapmayı öğrendiğim ilk udu elimden almışlardı.” sözleriyle ifade etti.

İnsan için müzik yapıyorum

Hamasi müzikler yapmadığını aktaran Halife, insanı merkeze alan sanatı öne çıkardığını belirterek, “Müziklerimde sadece insana dokunan derin insani duyguları işliyorum, pasaport , doğunun nameleri ve annemin ekmeğine olan özlemim gibi.” ifadelerini kullandı. Kendi sanatını yorumlayan Halife, şunları söyledi: “İnsana rahatlık veren eserler yapıyorum. Bunlar, insanın acılarını yok ederek, ona, karşı duruş, siyasi, toplumsal ve insani haklarını isteme konularında yardımcı oluyor. Bir yıl kadar önce Mahmud Derviş’in şiirinden bir parça yaptım. Aşkın Endülüs’ü adını verdiğim bu eserin insanlar aşk şarkısı olduğunu düşündüler. Dış görünüşünden farklı algılanan bu parçaya rağmen şarkılarımı soyut anlamıyla insan için söylüyorum.” “İşte bu imkansızı arıyoruz” diyen Halife, aradığı imkansıza ilişkin, “Büyük küçük savaşlar ve cesetlerle bu zor ve hassas zamanda tüm insanlar edebiyat, şiir ve müzikle kendini gerçekleştirebilir. İşte delilik, yaşamak ve haykırış budur.” değerlendirmesinde bulundu.

Sanatın politikleştirilmesi

Arap dünyasında egemen olan bazı yönetimlerin istekleri doğrultusunda sanatın politize edilmesine karşı olduğunu belirten Halife, şöyle devam etti: “Müzik, tüm yönetimlerin ve egemenliklerin üstündedir ve özgürdür. Siyasi meylimden ve insani bir davaya inandığım için yaşadığım yeri terk etmek zorunda kalmıştım. Bu, Filistin davasıyla Lübnan’daki güçlü etnik siyaset arasındaki mücadelenin olduğu dönemlerdi. Arap dünyası çok acılı bir realiteye sahip.” Filistinli Şair Mahmud Derviş’in mısralarına besteler yapan Halife, Arap dünyasına Derviş’in şiirleriyle yeni bir müzikal soluk getirdi. Bestekar, şarkıcı, şair ve udi olan Halife, eserlerinin içeriğinde sadece insanı merkeze almasıyla biliniyor.