Geçmişimizden İbret Alalım, Çünkü Tarih Tekerrür Ediyor



ID:2160
Yayınlanma:
02 Haz 16

Günümüzde Ümmetin bölünmüş haline baktığımız zaman, bu ahvalin karekökü yine tarihteki bazı hakikatlerde saklıdır. Biz bunları araştırıp okuyup anlayıp empatik bir şuurla, maslahata en uygun şekilde oturup konuşup, içinden günümüze ışık tutması için bir çaba içine girmezsek günümüz ve geleceğimiz için nasıl bir ders çıkarabiliriz ki!

Kurana  göre İslam’da mezhep olmamasına rağmen, tek kıbleyle tek kitapla tek Allah'la Ve aynı peygambere iman ederek, nasıl bu kadar mezheplere bölünebilmişiz..

Neden Şii Sünni diye ayrılmışız? Şiilik nedir Sünnilik nedir Bunları sorduğumuzda haliyle konu Peygamber'in (s.a.a) zamanına kadar ulaşmıyor mu?

Tıpkı bir Pisikoloğun, hastasının ruhsal sorununu çözmek, sebebini anlamak için, taa çocukluğuna inmesi gibi..

Günümüz sıkıntılarını kavrayıp bir çözüm yolunu bulmak içinde Hz. Peygamberin (s.a.a) hayatını, yaşadığı sürece sahabelerle olan ilişkisini, sahabelerin kendisine olan tutumu, sadakat ve samimiyetlerinin, ne derecede olduğunu hakikatleriyle bilmek gerek.

Ve Onun Vefatından sonra ki tutumlarını iyi irdelemek gerekir.

Aksi takdirde onların her birini uyduruk rivayette belirtildiği gibi, her birini gökteki yıldız görüp, her hata ve ihanetlerini görmezlikten gelmek, Sırf onlara buğz edilmesin diye, bu hakikatleri gizlemek, perdelemek ve yok etmek, Bu gün ümmetin, tarihin siyasi ihtilafları sebebiyle gelen bölünmüşlüğüne son verilemez.

Tabi Bu bana Göre bunlar ihtilaf değil, Hakkın önünün kapatılması için dönen dolaplar ve günümüzde onun gizlenmesidir.

Elbette ki tarihi konuşacağız, hatası ihaneti olanlar kimler olursa olsun bileceğiz, tanıyıp onların hatalarından ihanetlerinden günümüz için ders çıkaracağız.

Derler ki sahabeler hepsi adildir, Hepsi istisnasız Allah Resulüne bağlı ve itaatkârdılar.

O halde Bakara, Ali-imran, Tevbe vs surelerde Rabbimizin İsrail oğullarına yaptığı tehdit tenkit ve eleştirileri Peygamberin (s.a.a) ashabı içinde yapmıyor mu?

Bu durumda onlardan da ibret almamız gerekmez mi?

Bu durumda Kuran ile çelişen Uyduruk rivayetleri, kör taassupları, kraldan çok kralcılığı bir kenara bırakıp, ucu kimlere dokunursa dokunsun hakikatleri bilip onlardan ibret almamız gerekir..

Zira ümmetin bölünmüşlüğü Peygamberin son dönemlerine kendini belli etmiş Vefatından sonrada aşikar olmuş, günümüze de çığ gibi büyümüş..

Ve o zamandan şimdiye kadar çıbanın başı fitnenin başı Ümeyye oğulları ve şimdiki uzantılarıdır.

Geçmişteki Kinleri, Ehlibeyte olan zulüm ve entrikaları, Onları yönetimden uzak tutma çabaları ve tüm desiselerini uyduruk rivayetlerle örtbas edip polyanacılık oynamaları, bu gün insanları Kurandan uzaklaşarak hakka karşı kör olmalarını sağladı..

Tarihin hakikatlerine baktıkça, Muhammedin (s.a.a) karşısında ki Ebu Süfyan'ı görüyoruz..

Biz Alinin (a.s) karşısındaki Muaviye’yi Şimr'i, Amr bin as'ın hilelerini görüyoruz.

Biz Hüseyin'in (a.s) karşısında Yezit’i, İbni ziyat'ı ömer ibn-i saad'ı görüyoruz..

Biz, Bedir'i Uhut'u Hendek ve Hayber'i görüyoruz,

Cemel'i Sıffin'i Nehrevanı Ve Kerbelâ’yı görüyoruz.

Biz mızraklarının ucuna Kurân yapraklarını geçirenleri görüyoruz..

Biz Tarihin tekerrür ettiğini görüyoruz..

Biz Hizbullah’a karşı duran Hizbuşeytanları görüyoruz.

Diyorlar ki geçmiş geçmişte kaldı, geçmiş olayları konuşmak dillendirmek bize bir fayda sağlamaz. Biz şimdiye bakalım!

Peki, Allah Kuran-ı Kerimde bize geçmiş ümmetlerin durumlarında kıssalarından neden söz eder?

Gece uyuya bilmemiz için Nenemize masal konusu olsun diye mi?

Okuyup uyuyalım diye mi, yoksa uyanmamız için mi rabbimiz geçmiş ümmetlerin halini kıssalarla bizlere aksettirmiş.

Bunlardan ibret almamız için değil mi?

Zira Allah Birçok Ayetinde ibret almamız hususunda bizlere sürekli dikkat çekiyor.

 

''Bu kıssayı anlat, belki düşünür öğüt alırlar.''

Araf- 176

''Kur'ân, uydurulacak bir söz değildir; ancak kendinden önceki Hak Kitabının doğrulanması, her şeyin açıklaması; inananlar için bir kılavuz ve rahmettir.''

Yusuf -111

''Peygamberlerin haberlerinden, senin kalbini sağlamlaştıracak her şeyi sana anlatıyoruz. Bunda da sana hak ve inananlar için bir öğüt ve ibret gelmiştir.

Hud -120

"Biz onlardan önce, kendilerinden daha zorlu nice nesilleri helâk ettik de ülke ülke dolaşıp kaçacak delik aradılar. Kaçacak bir yer mi var? Şüphesiz bunda, aklı olan yahut hazır bulunup kulak veren kimseler için bir öğüt vardır.

Kâf -36/37

"Yeryüzünde hiç gezmediler mi ki kendilerinden öncekilerin sonunun nasıl olduğunu görsünler? Korunanlar için âhiret yurdu daha iyidir. Aklınızı kullanmıyor musunuz?

Yusuf -109

Bu ayetler ışığında Biz geçmişteki hatalardan yapılan işgüzarlıklardan kendimizi bihaber bırakırsak konuşmazsak, geçmişten nasıl ibret alacağız, zamanımıza Nasıl ders çıkaracağız?

Geçmişinden ibret almayan bir ümmet geleceğinden nasıl emin olacak?

Oysaki Geçmişteki olaylar günümüze ışık tuttuğunu, hakkı batıdan ayırmak için bir fikir verdiğini, geçmişi derinlemesine analiz ettiğimizde ancak fark edebiliyoruz.

Allah Bizi geçmişinden ibret alan, hata ve günahlarından uzaklaşan kullarından eylesin.

Merhum Şairimiz Mehmet Akif ve bir kaç  düşünürün bu konu hakkındaki anlamlı görüşlerini son olarak siz değerli okuyucularıma paylaşmak istiyorum..

"Tarih tekerrürden ibaret derler.

Hiç ders alınsa tekerrür mü ederdi ?"

Geçmişten Adam hisse kaparmış…

Ne masal şey!

Beş bin senelik kıssa, yarım hisse mi verdi?

Tarihi, ‘tekerrür’ diye tarif ediyorlar;

Hiç ibret alınsaydı, tekerrür mü ederdi?

M.Akif Ersoy..

Geçmişine sırt çeviren bir kimse, geleceğini tasarlamayı hak edemez ''

Oscar Wilde..

'' Tarih öğrenmeyenler, onu tekrar yaşamak zorunda kalırlar''

Santanya..

'' Tarih muazzam bir erken uyarma sistemidir ''

Norman Cousins

'' Geçmiş asla ölü değildir hatta geçmiş bile değildir ''

Faulkner..

''Bu geçmiş insanı geriye çekmez, ileriye iter. Ve tahminlerin aksine bizi geriye, geçmişe doğru süren gelecektir. ( ışık ve karanlığın birbirini takip etmesi gibi )

Geçmişine taş atanın, geleceğine gülle atarlar

Bahtiyar Vahapzade

Selam ve dua ile...