Sağlık Uzun ve sağlıklı ömrün 9 sırrı



ID:24737
Yayınlanma:
10 Oca 18

Hepimiz yaşlanmaktan korkarız. Yaşam tarzı, beslenme alışkanlıkları, uyku düzeni, egzersiz yapma sıklığı gibi faktörler ilerleyen yaşlarda yaşamınızı...

Hepimiz yaşlanmaktan korkarız. Yaşam tarzı, beslenme alışkanlıkları, uyku düzeni, egzersiz yapma sıklığı gibi faktörler ilerleyen yaşlarda yaşamınızı nasıl geçireceğinizi belirleyen unsurlar haline gelir. Medical Park Göztepe Hastane Kompleksi Dâhiliye Uzmanı Dr. Semiha Ayaydın Kaplan, bu nedenle ileri yaşlara yatırım için şimdiden kolları sıvamak gerektiğini vurgulayarak, uzun ve sağlıklı bir yaşam hedefleyenlere şu önerilerde bulundu;

Zihin egzersizi yapın! Dikkat, odaklanma ve beyin sağılığımızı korumak adına yoga ve meditasyon tarzında rehabilitasyon sağlayacak çalışmalarda bulunun.

Hareket şart! 30 yaş sonrası daha hareketsiz bir yaşam nedeniyle kas kitlesinde yüzde 3-5 oranında azalma oluyor. Peki, bu azalmayı engellemek için ne yapmalı? Cevap çok basit; “hareket edin”, “yürüyün” ve “koşun.” Ama masa başı işiniz dahi olsa lütfen sürekli oturmayın.

Kemiklerinizi koruyun! Nasıl mı? En son ne zaman kemik yoğunluğunuza ya da D vitamini seviyenize baktırdınız? Özellikle kadınlarda menopoz sonrası osteoporoz artmakta! Bu nedenle kemiklerimizi korumak için yeşilliklerin bol olduğu diyetler seçin, egzersiz yapmayı unutmayın.

Stresi en aza indirin! Sağlığımızın en büyük düşmanı maalesef “stres”. Stres, özellikle kalp ve beyin sağlığını tehdit eden en önemli faktör! Bu nedenle kendinize eğlenmek için belki de daha fazla zaman ayırmalıyız. Hobilerinizi ve ilgi alanlarınızı bulup üzerine gitmelisiniz. “Çok yoğun çalışıyorum, ne zaman vakit ayıracağım” demeyin, kendinizi şımartın! Karşılığının yüzde 100 olumlu olacağı kesin.

Check-up yaptırmayı unutmayın! Erken tanı tüm hastalıkların tedavisinde çok önemlidir. Bu nedenle rutin sağlık kontrollerinizi yaptırmayı aksatmayın.

Probiyotik ürünler tüketin! Probiyotik ürünler, sağlıklı yaşamda olmazsa olmazımızdır. Probiyotik ürün tüketmenize engel bir sağlık sorununuz yoksa doğal probiyotikler olan yoğurt ve kefir tüketimini artırın.

Bunlardan uzak durun! Sağlıklı bir yaşam için tabi ki yüksek şeker içeren gıdaları ve şuruplu tatlıları beslenme alışkanlıklarınızdan çıkarın.

Uykunuzu alın! Hangi yaşta olursanız olun, sağlıklı bir yaşam için vücudunuzun ihtiyacı olan uykuyu mutlaka alın. Yeterli uyku alınmazsa stres hormonu olan kortizol düzeyi artar, bu da yaşam kalitenize negatif etki yaratır.

Hayata daha olumlu bakmaya çalışın! Artık negatif düşünmeyi bırakın ve olayların olumlu tarafından değerlendirin. Belki de biraz Pollyanna gibi olup bardağın dolu tarafını görmeye çalışın.

ANNE ADAYLARI DİKKAT

Sigara kullanan hamile kadınlar çocukların sağlığını tehdit ediyorlar. Bu konuda yapılan araştırmalar anne karnındaki bebeğin sigaradan olumsuz etkilendiklerini göstermiştir. Çocuğun anne karnında beslendiği plasenta sigaradan etkileniyor. Bu organın yapısının bozulması durumunda bebek oksijen ihtiyacını karşılamakta zorlanır.

Sigara içen anne adaylarında erken doğum daha sık görülüyor. Erken doğan bebeklerin özellikle akciğerleri yeterince gelişmediğinden bu çocuklar dış dünyaya uyum sağlamakta zorlanırlar.

Annenin hamilelik döneminde sigara kullanması, bebekte gelişme geriliğine de neden olabilir. Bu bebekler anne karnında yeterince oksijen alamamaları nedeniyle yeterince büyüyemezler. Vaktin doğdukları halde kiloları daha düşüktür.

Hamilelik döneminde annenin sigara kullanması bebeğin solunum hareketlerinin azalmasına neden olur. Bu bebeklerin bir kısmında doğum sonrası da solumu yetersizliği görülebiliyor.

Sigara içen anneler çocuğun sağlığını tehdit ettiklerinin farkına varmalıdırlar. Çocuğun sağlığı için doktorun tavsiyelerine uymalı ve bebeğe odaklanmalıdırlar.

Anne adayları yaşadıkları sıkıntılı dönemde sigarayı bir araç olarak görebilirler. Fakat sigara onları rahatlatmaz aksine hem bebeğin hem de kendi sağlıkları için risk oluşturur. Bu nedenle anne adayı, kendince çözümler bulmalı ve sigaradan uzak durmalıdır.