Kültür ve Sanat Saatçiler için zaman durma noktasında



ID:26512
Yayınlanma:
07 Mar 18

Saatçiler çırak bulamadıkları için, mesleği devam ettirecek kimse yetişemiyor. Ordulu saatçi Salih Sakarya, “Çıraklık zamanımda aynı saati 4 ay boyunca söküp taktım” dedi.

Ordu’da saatçilik yapan Salih Sakarya, çırak yetiştiremediğini söyleyerek, kendisinden sonra mesleği devam ettirecek kimse olmadığı için üzüldüğünü belirtti. Yıllardır duran ve arızalanan saatleri tamir edip, zamanın tekrar ilerlemesini sağlayan saatçiler, gün geçtikçe kendilerinin durma noktasında olduğunu söylüyor. Ordu’da yaklaşık 33 yıldır aynı dükkanda usta olarak vatandaşlara hizmet veren 56 yaşındaki Salih Sakarya, mesleği kendi çabalarıyla ileriye götürmeye çalışacağını belirtti. Saat tamirini öğrenmek için uzun süre tecrübe ve deneyim kazanmanın gerekli olduğuna dikkat çeken Sakarya, “Bu iş, bir 33 yıl daha gitmez ama 10 yıl daha gidebilirsek ne mutlu bize. Çünkü bizim arkamızdan yetişen bir nesil yok. Ne yazık ki çırağı yetişmeyen bir meslekteyiz. Bu işin arkası gelmeyince devamımız da yok. Kısacası Avrupa gibi olduk. Fabrikasyon alıp saatin pilini ve kayışını değiştiriyoruz, geri kalanları çöpe gidiyor. Çırak yetişmediği için tamir yapacak kimse de kalmıyor. Şimdi 2 tane vida söküp bakmak ile bu iş olacak gibi değil. Pilli saatler tamir konusunda biraz daha kolay. Aklıselim bir insan pilini değiştirip saati geri verebilir ama geri kalan arızalarında hiç bir şey yapamaz, mekanik daha farklı bir olay. Mekaniği öğrenebilmek için uzun yıllar deneyim ve tecrübe gerekiyor. Ben, ilk çıraklığa başladığımda eski masa saatini, rahmetli ustamın talimatıyla, 4 ay boyunca her gün söküp takardım. Ustam bana ‘ezberleyeceksin’ diyordu. ‘Çarkları ezberleyeceksin, saatin düzenini öğreneceksin’ diyordu. Biz, öyle bir çıraklıkla yetiştik, şimdi öyle çıraklar yok” dedi.

“İlk soru ‘çırağa ne vereceksin?’ oluyor”
Yılların saatçisi Salih Sakarya, yetiştirilmek için gelen çırakların ilk olarak işin maddi boyutunu sorduğuna dikkat çekerek, “Hangi meslekte olursa olsun ilk söylenen ‘sen çırağına ne vereceksin?’ diye soruluyor. Bu mesleğin geleceği yok. Yurt dışından gelen ve 15-20 TL’ye satılan bu ucuz saatler bizi çok etkiledi. Bu saatlerin pil değişimi dışında tamiri de olmuyor. Ucuz saatlerde kanserojen maddeler de bulunuyor. Bunun yanı sıra, en büyük darbeyi de cep telefonlarından yedik. Çünkü cep telefonu çıktı, çalar saat işi bitti. Telefonların alarmı olduğu için, alarmlı saatlere talep kalmadı. Cep telefonu kendine ayrı bir sektör oluşturdu ama zamanla saat sektörünü öldürdü” ifadelerini kullandı.

“Burayı benden sonra kullanan olmayacağı için üzülüyorum”
Kendisinden sonra işini devam ettirecek kimse olmadığı için üzgün olduğunu belirten Sakarya, yıllardır kullandığı eşyalarla adeta aile bağı kurduğuna dikkat çekti. Saatçi Salih Sakarya, “Benden sonra benim işimi devam ettirecek kimse yok. Benden sonra ne kadar malzemem varsa, hepsi çöpe gidecek çünkü kimse kullanamaz. Kimse tamir yapamayacağı için, yıllardır kullandığım aletler boşa çıkacak. İnsan kendi evladı hasta olunca ve başına bir şey gelince üzülür ya bu malzemeler de benim için bir evlat gibi aile gibi. Bunlara baktıkça, ‘siz benden sonra yoksunuz’ diyorum ve içim acıyor. Ama yapacak da bir şey yok. Gönlüm istiyor ki bu meslek ilelebet sürsün ama gidebileceğimiz kadar biz götüreceğiz” şeklinde konuştu.