İran Arap Birliği'nin İran karşıtı iddiaları üzerine



ID:27490
Yayınlanma:
13 Nis 18

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, Arap Birliği Dörtlü Komitesi’nin kapanış bildirisinde yer alan boş ve asılsız ifadelere sert bir şekilde tepki göstererek, Arap Birliği Dörtlü Komitesi’nin kapanış bildirisinde yer alan asılsız ve gerçek dışı ifadelere tepki göstererek, ileri sürülen İran karşıtı iddiaların boş hayallerden kaynaklandığını ve temelsiz olduğunu belirtti.

Yönlendirici politikalar ve yanlış fikirlerden oluşan bildirinin düşmanca olduğunu ve yıkıcı yaklaşıma dayandığını kaydeden Kasımi, “Ne yazık ki bazı ülkeler yanlış algılamalarla İran İslam Cumhuriyeti'ne karşı düşmanca tavır sergilemeye devam etmektedir” dedi.
 
Behram Kasımi, “Arap Birliği Genel Sekreteri'nin de katıldığı Arap Birliği Dörtlü Komitesi’nin bildirdisinde yer alan ifadelerin tümü maalesef bölgeyi istikrar ve sakinlikten uzaklaştıran yalan ve mesnetsiz iddialardan ibarettir” değerlendirmesini yaptı.
 
İranlı yetkili sözlerini şöyle tamamladı: Umarım önümüzdeki birkaç gün içinde yapılması beklenen Arap Birliği Liderler Zirvesi çifte standart yaklaşımından uzak durarak bölgedeki istikrarın ana ve etkili faktörlerini belirlemek için mevcut krizin nedenleri hakkında derin ve kesin bir kavrayışa varacaktır. Bunun yanında bölgenin politik tarihine dayalı gerçekçilik ile Arap ve Müslüman ülkelerinin yakınlaşması doğrultusunda adım atılmasını temenni ediyorum.

Arap Birliği Dörtlü Komitesi oturumu Suudi Arabistan'ın doğusundaki Damam bölgesinde çalışmalarına başladı. Bu oturumda, Filistin ve Yemen başta olmak üzere bölgenin önemli gelişmeleri ele alınmak yerine İran karşıtı temelsiz ve tekrardan ibaret suçlama ve iddiaların gündeme getiriliyor.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Adil Cubeyir oturumda yaptığı açıklamada yaptığı açıklamada, Siyonist-Amerikan akımına paralel olarak İran'ı Arap ülkelerinin iç işlerine karışmakla suçlayarak, İran'ın Yemen Ensarullah hareketine silah göndermeye devam ettiğini ifade etti.
Bu tür iddialar yeni değil ve son kez da gündeme getirilmiyor.

Sık sık tekrarlanan bu iddialar ABD'nin şimdiki hükümetinin himaye şemsiyesi altında olup işgal rejimi İsrail ile işbirliği yapan Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn rejimi, Batı Asya bölgesini istikrarsızlaştıran etkenleri ters yüz etmeye çalışıyor.
Suudi rejimin şimdiki politikası Siyonist rejimin işgalciliğiyle birlikte bölgeyi istikrarsızlaştıran iki ana faktör sayılıyor. 

Başka deyişle, Suudi yöneticiler, kendilerini Siyonist rejimin yanına koyarak, Ortadoğu'da saldırganlık ve cinayet simgesi haline gelmiştir.
Bugün bu iki rejim uluslararası camianın sessizliği eşliğinde mazlum Filistin ve Yemen halkını katliam ediyorlar.

Buna ilaveten, Suudi yöneticiler Filistinliler'in hakları ve ülkülerini gözardı ederek, İslam ümmetinin bir numaralı düşmanı olan ve bölgeyi istikrarsızlaştıran ve İslam ülkelerini birbirinden uzaklaştırmaya gayret gösteren Siyonist rejimi tanıma yoluna koyulmuştur.
Suudi rejimin ABD ve İsrail ile "Yüzyılın Anlaşması" planını uygulamak için yaptığı işbirliği, Suudi yöneticilerin Filistin'in İslami ve tarihi meselesine yapılmış ihanetin duruk noktası sayılıyor.

İsrail ve ABD ile işbirliği içinde Batı Asya bölgesinde istikrarsızlığa neden olan Suudi rejimin hareketleri karşısında ise Filistin'den Yemen'e kadar "Suudi-İbrani-Amerikan" üçgenine meydan okuyan "direniş cephesi" durmaktadır.

Bu uğursuz üçgenin İran karşıtı boş iddia ve ithamları da İran İslam Cumhuriyeti'nin güçlü varlığını bölgedeki kendi planları karşısında ciddi mani olarak görmeleri çerçevesinde değerlendirilebilir.

Suriyeli din adamı Şeyh Muhammed Süleyman perşembe günü yaptığı açıklamada, düşmanların bölgedeki komplolarına işaretle; İslami İran'ın direniş cephesini kurmakla düşmanların şom planlarını etkisizleştirmeyi başardığını belirtti.

Yemen devrimci mücahitlerinin Suudi Arabistan'a karşı füzeli başarısı ve de direniş güçlerinin Suriye'de imza attığı başarı ve zaferleri sürerken İran ve direniş cephesinde yer alan diğer etkin güçlere karşı ortak ses duyuluyor.

Bu tür propaganda ve spekülasyondan amaç, karşıt bloğun kendi yenilgilerini bölge milletlerine karşı komplolarının üstünü örtmek ve de bazı Arap ülkelerinin İslam dünyasının bir numaralı düşmanı olan Siyonist rejim ile işbirliği konusundan kamuoyunun dikkatini uzak tutmaktır.