Röportaj SP adayı Ünsal: Türkiye'nin 3 temel sorunu acilen çözülmezse sonuçları yıkıcı olacak



ID:29800
Yayınlanma:
30 May 18

Eski AK Parti Milletvekili Ahmet Faruk Ünsal, 24 Haziran seçimlerinde Saadet Partisi'nin Gaziantep ilk sıra adayı oldu. Türkiye'deki üç sorunu Kürt, Alevi ve Adalet sorunu olarak özetleyen Ünsal, milletvekili seçilmesi durumunda yapacaklarını ve nasıl bir Türkiye hayal ettiğini anlattı.

İnsan hakları alanında yıllardır çalışmalar yürüten Ahmet Faruk Ünsal, Saadet Partisi’nin (SP) Gaziantep’te ilk sıradan milletvekili adayı oldu. 1963 yılında Diyarbakır’da doğan Ünsal, Sakarya Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü’nden mezun. AK Parti’nin ilk kez iktidara geldiği 3 Kasım 2002 Genel Seçimi’nde 22’nci Dönem Adıyaman Milletvekili olarak Meclis’e girdi. İnsan Hak ve Hürriyetleri İnsani Yardım Vakfı için çalışmalar yürüten Ünsal, Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği’nin (MAZLUM-DER) Genel Başkanlık görevini yürüttü. 

Çözüm süreci sırasında ‘Akil İnsanlar Heyeti’nde yer alan Ahmet Faruk Ünsal “Milletvekili Adaylarıyla 5 Soru- 5 Cevap” köşesine konuk oldu.

‘MECLİS’İN GÖSTERMELİK HALE GETİRİLMESİNE RAZI DEĞİLDİM’

Neden adaysınız?

Türkiye, eşitsiz propaganda koşullarında yapılan ve son derece tartışmalı YSK kararlarıyla kabul ettirilen 16 Nisan rejimi ile Meclisin göstermelik hale getirilmek istendiği, yargının iktidarın sopasına çevrilmek istendiği, yürütme merkezli otoriter bir devlete doğru yüzünü çevirdi maalesef. Milletin devlet karşısında kazandığı en önemli mevzi olan Meclisin göstermelik hale getirilmesine razı değildim, o yüzden referandum sürecinde “hayır” için çok çalıştım ama sonuç “evet” diye ilan edildi. En umutsuz ve imkansız koşullarda bile her zaman imkanın ışığının bir yerlerde gizlendiğine inanırım. Seçilirsem milletin en önemli mevzii olan Meclisin yürütmeyi denetlemesi konusunda kısıtlı da olsa tüm imkanlarını kullanmak ve imha edilmek istenen bu mevzinin tahkimine çalışmak isterim. Şeffaflığın ve denetimin olmamasının kanaatimce en büyük sonucu ekonomik çöküntü ve adaletsizliktir. Kolu kanadı kırılsa bile Meclisin yine de yapabileceği şeyler olduğunu ve bu şeylerin bir imkan olarak etkin kullanılmamasının bir vebal olacağına inanıyorum. O yüzden milletvekili olmak isterim.

‘SAADET PARTİSİ SİYASET İKLİMİNE İNSANCA BİR SOLUK VERDİ’

Neden Saadet Partisi?

Saadet Partisi, Temel Beyin orkestra şefliğinde, kutuplaşmış, hırçın, merhametsiz, nobran ve bıktırıcı siyaset iklimine merhametli, olgun, kibar, vicdanlı ve insanca bir soluk verdi. Kendi medeni kodlarımızda saklı bu değerleri eksen alan bu siyasi sese ve kadroya sadece Türkiye’nin değil komşularımızın da ihtiyacı olduğu kanaatindeyim. O yüzden Saadet.

‘ÜÇ SORUNA DAİR SÖYLENMEDİK SÖZ KALMADI’

Size göre Türkiye’nin en büyük sorunları nelerdir?

Bir birine eşit ağırlıkta şu üç sorunun bu an itibariyle mevcut diğer sorunların önünde olduğunu ve çözülmesi acilen sağlanmazsa kalıcı ve yıkıcı tahribatının yıllarca onaramayacağımız çapta büyük olduğunu düşünüyorum: Kürt sorunu, Alevi sorunu ve adalet sisteminin çökmüş olması sorunu. Bu üç hayati sorunun çözümüne dair bu gök kubbe altında söylenmedik bir söz kalmadı. Mesele artık üsluptadır diye düşünüyorum. Kanaatimce Saadet Partisi, kavganın iki tarafı arasında paranteze alınmış, sıkışmış, patinaja girmiş Kürt sorunun çözümünde de Alevi sorunun çözümünde de ve adalet sisteminin onarılması konusunda da yeni dil ve üslup geliştirebildiği için herkesi rahatlatacak çözümün adresidir. 

Milletvekili olduğunuz takdirde ilk icraatlarınız neler olacaktır?

Meclisin denetim yetkisini daha etkin hale getirmek için diğer partilerle işbirliği içinde çalışmalar yapmayı isterdim. Seçmenlerimle birlikte halkın içerisinde siyaset yapmanın daha doğru inanıyorum ben de o şekilde davranacağım.

‘BARIŞ YURDU OLAN BİR TÜRKİYE İSTERİM’

Nasıl bir Türkiye hayal ediyorsunuz?

Adaletin, hukuk devletinin ve çoğulcu demokrasinin tüm kurallarıyla işlediği, ifade özgürlüğünün tam kullanılabildiği, eşit ve özgür vatandaşlığın anayasal garantiye alındığı, eğitimli, müreffeh, adil gelir dağılımına sahip, komşularıyla iyi ilişkiler kurabilen barış yurdu olan bir Türkiye isterim. Özellikle işsizlik günümüzde büyük sorun olarak karşımızda duruyor. Gelecekteki Türkiye’de insanların işsizlik sorunu yaşamamasını hayal ediyorum. Siyasetin geriliminin düştüğü, sezgi dilinin, uzlaşı dilinin hakim olduğu bir yarın hayal ediyorum. Türkiye’de gerçekten hesap vermeyen, şeffaf olmayan bir soygun ekonomisi var. Hepimizin vergileriyle oluşan ve hükümete emanet olan kamu kaynakları sorumsuzca talan ediliyor. Ben vatandaşların kendi emeklerine, kendi birikimlerine verdikleri değerin bir göstergesi olarak sahip çıkmaları gerektiğini ve sandığa mutlaka gitmeleri gerektiğini düşünüyorum.