Röportaj Ramazan, eğlence ve şenlik ayı değildir



ID:30003
Yayınlanma:
03 Haz 18

Tokun açın halini anlaması gerektiği bereket ayında, 11 aynın sultanı Ramazan’ı Millî Gazete yazarı ilahiyatçı Abdülaziz Kıranşal ile konuştuk. Millî Gazete muhabiri Onur Şehmus Şahin’in sorularını yanıtlayan Kıranşal, “Ramazan, eğlence ve şenlik ayı değil, cihad ve ibadet ayıdır. Ramazan’da çok ve sık yemenin yerini oruç, çok uyumanın yerini gece ibadeti ve sahur, çok konuşmanın yerini ise tefekkür, Kur’an tilaveti ve zikir alır. Bu haliyle aslında Ramazan tam bir israfı önleme ayıdır.” dedi.

11 ayın sultanı Ramazan’ın gelmesiyle Müslümanlar için rahmet ve bereket dönemi de başlamış oldu. Şeytanların zincirlendiği, rahmet kapılarının sonuna kadar açıldığı bu dönemde Müslüman olarak bizlerin de bu ayda günahlardan kaçınmamız, nefsimizi dizginlememiz gerekir. Müslümanların Ramazan ayını nasıl değerlendirmesi gerektiği ve israf konusu üzerine Millî Gazete yazarı ilahiyatçı Abdülaziz Kıranşal ile konuştuk. Ramazan’ın yemeyi, uyumayı ve konuşmayı azaltma, ibadetleri artırma ayı olduğunu belirten Abdülaziz Kıranşal, “Şuurlu müminler olarak Ramazan ayında çok yemek, çok uyumak ve çok konuşmak gibi üç önemli israf ile mücadele ederiz” dedi.

RAMAZAN, İSRAFI ÖNLEME AYIDIR

Ramazan ayında bir Müslüman nelerden kaçınmalıdır? Ramazan ayında özellikle dikkat etmemiz gereken hususlar nelerdir?

Ramazan’da çok ve sık yemenin yerini oruç, çok uyumanın yerini gece ibadeti ve sahur, çok konuşmanın yerini ise tefekkür, Kur’an tilaveti ve zikir alır. Bu haliyle Ramazan tam bir israfı önleme ayıdır. Ramazan’da israf etmememiz gereken en önemli nimetimiz zamanımızdır. Bu nedenle Ramazan’da israftan kaçınmak isteyen müminler olarak ilk önce zaman israfından kaçınacağız. Televizyonla, internetle, sosyal medyayla aramıza ciddi bir mesafe koyacağız. Dizilerden uzak durduğumuz gibi haber ve tartışma programlarıyla da vakit tüketmeyeceğiz. Bir yıl boyunca bütün değerlerimize hakaret eden TV kanallarının Ramazan ayı boyunca reyting kaygısıyla takındıkları müminlik maskesine aldanarak zamanımızı ekran karşısında geçirmeyeceğiz. Lüzumsuz yere çarşı pazarda dolaşmayacağız. AVM’lerin günah sarmalından, sokakların keşmekeşinden evlerimize, ailelerimize ve camilerimize sığınacağız. İftar davetlerimizi gıybet seanslarına ve laf israflarına çevirmeyeceğiz. Davet edildiğimiz yerde veya evimizde verdiğimiz iftar yemeklerinde gıybet etmemeye ve yanımızda gıybet ettirmemeye çok dikkat edeceğiz. Lüzumsuz konuşmalardan, tartışmalardan, kırıcı tavırlardan ve şakalardan uzak duracağız. Gerginlik ve stres dolu ortamlarda, günaha sürükleyebilecek zeminlerde bulunmamaya gayret edeceğiz.

“RAMAZAN, EĞLENCE VE ŞENLİK AYI DEĞİLDİR”

Ramazan ayı gelince hepimiz üzülerek yapılan israfı görüyoruz. Toplu iftarlar ve lüks menüler, oruç ibadetini yerine getirelim derken Müslümanlığa yakışmayan manzaraları ortaya çıkıyor. Bu konuda neler söylemek istersiniz?

Ramazan, eğlence ve şenlik ayı değil, cihad ve ibadet ayıdır. Ramazan şenliği ve eğlencesi adı altında yapılan programlara kesinlikle katılmayacağız. Ramazan eğlencesi düzenleyen belediyelerin ve kamu kurumlarının ümmetin malını ziyan ettiğini bileceğiz. Bu programlara katılarak bu günahlara asla ortak olmayacağız ve destek vermeyeceğiz. Haremlik selamlık kurallarına riayet edilmeyen toplu iftarlardan, kaynağının nereden geldiğini bilmediğimiz yemek davetlerinden uzak duracağız. Lüks otellerde verilen israf yemeklerine, kamu malının heba edildiği protokol davetlerine ve sadece zenginlerin davet edildiği iftarlara asla katılmayacağız.

“RAMAZAN’DA HER VAKİT DEĞERLENDİRİLMELİDİR”

Kur’an-ı Kerim’in indiği bu faziletli ayı bir Müslüman hangi ibadetlerle değerlendirmeli?

Ramazan ayında zamanımızı israf etmeyip her vaktimizi değerlendirmemiz gerek. Cami cami dolaşarak zaman israf etmek yerine, itikadı sağlam, takva ve cihad ehli bir imamın arkasında teravih namazı kılıp, nasihat dinlemeye gayret edeceğiz. Günlük zikirlerimizi, virtlerimizi, nafile namazlarımızı artırabildiğimiz kadar artıracağız. Teknolojik imkânlardan yararlanarak özel aracımızla veya servislerle işe ve okula gelip giderken ya Kur’an dinleyerek ya da sohbet ve nasihat dinleyerek bu vaktimizi de değerlendireceğiz.