Gündem Siyonist 'İsrail'in TİKA'yla uğraşmaya karar vermesi sürpriz bir hamle değil'



ID:31692
Yayınlanma:
11 Tem 18

İsrail’in Filistin’de çeşitli faaliyetler yürüten Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı’na (TİKA) bazı kısıtlamalar getirmeye hazırlandığı haberlerini değerlendiren emekli Büyükelçi Uluç Özülker, “İsrail’in seçici bir şekilde Türkiye’ye yönelik birtakım adımlar attığını görmek lazım” dedi.

TİKA'ya yönelik hamlenin, İsrail'in Türkiye'yle iyi olmayan ilişkiler kapsamındaki 'bahanelerinden biri' olduğunu ifade eden emekli Büyükelçi Uluç Özülker, "TİKA oradaki faaliyetini şu veya bu şekilde devam ettirir benim görebildiğim kadarıyla. Çünkü bu her iki tarafın da menfaatine olan bir şey. Ama siyaseten bakıldığı zaman İsrail'in bununla uğraşmaya karar vermesinin sürpriz bir hamle olduğunu düşünmüyorum" diye konuştu.

İsrail basınında geçtiğimiz hafta yayımlanan habere göre İsrail Ulusal Güvenlik Konseyi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Doğu Kudüs'te nüfuzunu artırma çabasına dair istihbarat doğrultusunda alınması gereken önlemlere dair bir rapor hazırladı ve raporda TİKA'nın Doğu Kudüs, Batı Şeria ve Gazze'deki faaliyetlerinin kısıtlanmasını önerdi.

İsrail Ulusal Güvenlik Konseyi'ne sunulan raporlarda, TİKA'nın ofislerinde Filistin İslami Hareketi üyelerini ağırladığı, çalışanlarının Hamas'a para ve bilgi aktardığı iddialarının yer aldığı belirtilirken, raporda önlem olarak ya TİKA'nın tüm faaliyetlerine genel kısıtlama getirilmesi ya da TİKA'ya her bir projesi için tek tek izin alma zorunluluğu konulması sunuldu.

İsrail makamlarından basında çıkan bu haberlere ilişkin bir açıklama yapılmadı. Geçen ay Haaretz gazetesine konuşan İsrailli bir yetkili Türkiye'nin TİKA gibi kuruluşlar aracılığıyla Doğu Kudüs'te emlak satın almaya çalıştığını, ama Filistin Yönetimi'nin Doğu Kudüs'te yeni bir toprak ağası ortaya çıkmasını istemediğini söylemişti.

'İSRAİL İŞİNE GELMEYEN HUSUSTA TÜRKİYE ALEYHİNE KOLAYLIKLA ADIM ATABİLİYOR'

Türkiye ile İsrail arasında yeni bir gerilim nedeni olabilecek bu haberleri Sputnik'e değerlendiren emekli Büyükelçi Uluç Özülker, "Türkiye ile İsrail arasındaki siyasi ilişkiler ve dostluk havası artık geride kalmış vaziyette. Netanyahu hükümeti, Liberman vesaire bütün onların katkılarıyla Türkiye ile ilişkilerde siyaseten ileri adımlar atılmasını ya da şu veya bu şekilde bir normalleşmeye dönmeyi düşünmüyorlar. Buna karşılık Türkiye ile İsrail arasındaki ticari ve ekonomik ilişkiler herhangi bir sorun olmadan devam edebiliyor. Bunları söyledikten sonra İsrail'in seçici bir şekilde Türkiye'ye yönelik birtakım adımlar attığını görmek lazım. İşine gelmeyen ya da sıkıntı yaratabileceğini düşündüğü bir husus varsa bununla ilgili olarak Türkiye aleyhine çok kolaylıkla adım atabiliyor. Türkiye-İsrail ilişkileri yönünden baktığımız zaman istikrarlı, yarını net olarak görebileceğimiz bir tutum içinde olunduğunu her iki taraf için de söylemek mümkün değil" dedi.

'İSRAİL'İN TİKA'YLA UĞRAŞMAYA KARAR VERMESİ SÜRPRİZ DEĞİL'

İsrail'den gelen Türkiye'nin Gazze'ye yapmış olduğu yardımların esas olarak Hamas'a yönelik olduğu açıklamalarının şaşırtıcı olmadığını ifade eden Özülker, "Çünkü unutmayalım ki Gazze'de halihazırda seçimle işbaşına gelmiş ve orada hukuksal olarak yeri belli olan Hamas var. Hamas oranın resmi hükümetidir. Dolayısıyla siz eğer Gazze'yle bir ilişki yürütecekseniz bunu herhalde İsrail marifeti ya da izniyle değil doğrudan doğruya orada size verilmiş olan geniş kapsamlı izin çerçevesinde oradaki hükümetle yapacaksınız, oradaki hükümet de Hamas'tır. Onun için bunlar benim görebildiğim kadarıyla iyi olmayan ilişkilerimiz kapsamındaki bahanelerden ibarettir. Netice itibariyle TİKA oradaki faaliyetini şu veya bu şekilde devam ettirir benim görebildiğim kadarıyla. Çünkü bu her iki tarafın da menfaatine olan bir şey. Ama siyaseten bakıldığı zaman İsrail'in bununla uğraşmaya karar vermesinin sürpriz bir hamle olduğunu düşünmüyorum" diye konuştu.

'TÜRKİYE'NİN TOPRAK ALARAK DOĞU KUDÜS'TE HAK SAHİBİ OLACAĞI SPEKÜLASYONLARININ ANLAMI YOK'

Türkiye'nin Doğu Kudüs'te toprak satın almaya çalıştığı iddialarını 'spekülasyon' olarak nitelendiren Özülker, şöyle konuştu:

"Bunların hepsi spekülasyondur. Trump bile bizzat bu saçma sapan kararı alıp oraya büyükelçiliği taşıdım dedi ama şu an taşındığı filan da yok, bu da ayrı bir konu. Bu öyle hemen yapılabilecek bir şey de değil. Ama psikolojik olarak Kudüs'ün, İsrail'in başkenti olduğunu gösteren bir adım olarak değerlendirmek lazım. Trump bunun hemen akabinde yaptığının hatalı bir şey olduğunun farkına varmış olarak Kudüs meselesi de dahil olmak üzere iki devlet esası üzerinden, Kudüs'ü de bu manada ya uluslararası statüde olması lazım ya da paylaşılarak gitmesi lazım. Bunun yapılması üzerinde kararlı olduğunu söyleyen açıklamaları da oldu. Yani başka bir deyişle Kudüs meselesinde Trump'ın atmış olduğu adım Kudüs sorununun çözüldüğü anlamına gelmiyor. BM kararları olsun, teamülen başından beri izlenen politikalar olsun başından beri iki devlet, Kudüs'ün statüsü olarak da ya uluslararası statü, veya batısı İsrail'e, doğusu Filistin'e ait olacak şekilde bölünmüş bir Kudüs üzerinde duruldu. Bundan sonra da ortaya çıkabilecek olan çözümün ana hattı budur. Dolayısıyla Türkiye'nin orada gidip toprak alıp da burada hak sahibi olması gibi spekülasyonların ne uluslararası hukuk açısından ne de bugünkü gelişmeler ve gerçekler bağlamında bir anlamı yoktur. Fakat Türkiye gidip orada toprak alamaz mı, herkes oradaki kanunlara uymak kaydıyla toprak alabilir. Bu işin diğer tarafı. Ama siyasi açıdan bakıldığı zaman orada alacağınız bir toprağın bu kadar karmaşık, yıllardan beri süregiden sorunda size bir faydası, katsısı olmaz. Onun için ben bunları spekülasyondan öte bir şey olarak görmem."