Kültür ve Sanat “Ömrüm hiç durmadan hep yazarak geçti”



ID:32974
Yayınlanma:
08 Ağu 18

2005’te Guinness Rekorlar Kitabı’na giren Safa Önal, son olarak bu yıl “Sinema” dalında Kültür ve Turizm Bakanlığı Özel Ödülü’ne layık görüldü. “Ah Güzel İstanbul”, “Yumurcak” ve “Tatar Ramazan” gibi filmlerin senaristi Safa Önal, gazetecilik dönemini, yazarlık serüvenini ve Yeşilçam anılarını anlattı.

Türk sinemasının emektar senaristlerinden ve yönetmen Safa Önal, 87 yaşında olmasına rağmen hiç boş vaktinin olmadığını vurgulayarak, “Bütün ömrüm sinemanın içinde geçmiş. Hem yazmışım hem yönetmişim. Bütün ustalarla bir arada olmuşum.” dedi. Yazarlığa 1945’te kısa öyküler yazarak başlayan ve o yıllar çeşitli dergilerde çalışan Safa Önal, daha sonra senaryo yazmaya başladı ve sinema dünyasına adım attı. Bugüne kadar 395 senaryosu filme çekilen ve bu özelliğiyle 2005’te Guinness Rekorlar Kitabı’na giren Önal, son olarak bu yıl “Sinema” dalında Kültür ve Turizm Bakanlığı Özel Ödülü’ne layık görüldü. “Ah Güzel İstanbul”,  “Yumurcak” ve “Tatar Ramazan” gibi filmlerin senaristi Safa Önal, gazetecilik dönemini, yazarlık serüvenini ve Yeşilçam anılarını anlattı.

“Yazarlığımda asıl savaşı babamla verdim”

Askerlik dönüşü Yelpaze Dergisi’nde Yazı İşleri Müdürü olarak görev yaptığını söyleyen Önal, “2 bin 400 satan bir dergide, 8 sene yazı işleri müdürlüğüne devam ettim. Sonradan ‘Resmi Hayat’ adlı aylık bir dergiye de öyküler yolluyordum hiç bıkmadan. O sıralarda nasıl tanıştığımızı hatırlamıyorum ama Peyami Safa ile bir dostluk başladı aramızda. Peyami Bey’in aylık ‘Türk Düşüncesi’ dergisinin yazı işleri müdürlüğünü aldım üstüme ve orada da öyküler yayınladım.” dedi. Bir dönem reklam yazarlığı da yapan Önal, “Ben yazarken, babam bir yandan yazdıklarımı yırtıyordu. Asıl savaşı orada verdim ben. O tarihlerde yazı yazarak para kazanmanın ne kadar güç olduğunu biliyordu. Babamın ilk çocuğuydum. O yüzden benim de belli bir maaşım, işim olsun istemişti.” ifadelerini kullandı.