Düşünce ve Alıntı Yazılar İran yaptırımlarına doğru: Saflar netleşiyor! / Mühdan Sağlam



ID:35481
Yayınlanma:
09 Eki 18

ABD, 8 Mayıs’ta İran Nükleer Anlaşması’ndan çekilmesinden sonra iki aşamada bu ülkeye yaptırım uygulamaya başladı. ABD yaptırımlarının ilki 6 Ağustos’ta devreye girdi. Petrol ihracatına kısıt getirecek ikinci yaptırım paketi 4 Kasım’da devreye girecek. Bu yaptırımlara karşı AB İran ile ilişkilerini devam ettirebilecek formül arayışında. AB’nin İran yaptırımlarına karşı alternatif bir yöntem bulabilecek mi?

ABD’nin İran’a dönük petrol kalemini içeren ikinci yaptırım paketi 4 Kasım’da devreye girecek. Washington İran’a uygulanan ilk yaptırım paketini 6 Ağustos’ta yürürlüğe sokmuştu.

Öte yandan İran Nükleer Anlaşması’nın tarafları Avrupa Birliği (AB), İngiltere, Fransa, Rusya ve Çin yaptırımlara dönük karşıt tavırlarını sürdürüyor. ABD’nin yaptırımına hayır diyen cephe alternatif çözümlerle İran’la ilişkilerine devam etmeye çalışıyor. Rusya ve Çin bir yana, bu anlamda en çok merak edilen ikinci yaptırım paketine sayılı günler kala AB’nin nasıl bir tutum alacağı. Geçtiğimiz ay gerçekleşen Birleşmiş Milletler (BM) 73. Genel Kurulu esnasında AB ülkelerinin İran ile ilişkilerine devam edebileceği yeni bir yöntem ortaya atıldı.

AB-İRAN PETROL TİCARETİNDE YAPTIRIM GÖLGESİ

ABD’nin İran yaptırımlarının ikinci yaptırım ayağı, petrol ihracatını hedefliyor. Bu yaptırım paketi, İran’dan petrol alan Çin ve AB’de kaşların çatılmasına neden oluyor. Her ne kadar İran’ın ihracat için piyasaya sürdüğü 2 milyon varile yakın petrol ağırlıklı olarak Çin, Japonya ve Güney Kore tarafından alınıyorsa da AB de İran’dan petrol alan önemli bir aktör. İran günlük bazda yaklaşık 3.8 milyon varil petrol üretiyor. Başka bir anlatımla küresel petrol arzının yüzde 4’ü İran tarafında karşılanıyor. 

İran’ın AB’ye olan petrol ihracatı 2018’de Trump yönetiminin anlaşmadan çekilme ihtimaliyle beraber düşüş eğilimine girdi. Hali hazırda İran’dan ‘vira vira’ diyerek yola koyulan petrol gemileri AB’ye günlük 400 bin varil petrol taşıyor. 2017’ye göre İran’ın AB’ye petrol akışında yüzde 35’e varan bir düşüş söz konusu. Bazı AB ülkeleri İran’dan petrol almak yerine yönlerini Suudi Arabistan ve Irak’a çevirdi. Nitekim, bu yönelimle Riyad ve Bağdat’ın AB’ye petrol ihracatı son bir yılda yüzde 30 düzeyinde arttı.

KOMİSYONDAN İRAN FORMÜLÜ

AB kendisi açısından önemli bir tedarikçi olan İran’dan petrol alımını sürdürmek için uzun süredir kafa yoruyor. Anlaşmaya taraf olan ülkelerin yanında AB Komisyonu da Mayıs 2018’den bu yana ABD’nin hışmına karşı İran ile olan ticari ilişkilerini devam ettirmek için ter döküyor.

ABD’nin İran ile ticarette dolar kullanımını yasaklaması, uluslararası ödeme sistemleri için engelleyici tedbirler alması Brüksel’i alternatif bir yönteme itti. Nihayetinde Eylül ayında İran ile Avrupa Birliği (AB) kapsamında kurulacak finansal bir mekanizma üzerinden petrol satışı gelirleri dahil ithalat ve ihracat yapmak için anlaşmaya varıldı.

İran Nükleer anlaşmasına taraf devletler (İngiltere, Fransa, Almanya, Rusya ve Çin) tarafından yapılan ortak basın açıklamasında “Özel Amaçlı Araç” adı verilen yeni finansal ödeme mekanizması ile İran’la meşru iş yapan işletmelere yardımcı olunacağı ve güvence verileceği ifade edildi.

73. BM Genel Kurulu’nda AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikaları Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini ile İran Dışişleri Bakanı Cevad Zarif bir açıklama yaptı. Zarif, “Pratik açıdan bu, AB üye devletlerinin İran’la meşru finansal işlemleri kolaylaştırmak için bir tüzel kişilik kuracağı anlamına geliyor ve bu da Avrupalı şirketlerin Avrupa Birliği yasalarına uygun olarak İran’la ticaret yapmaya devam etmesini sağlayacak ve bu, dünyadaki diğer ortaklara da açılabilir” dedi.

ŞİRKETLERİN KALKANI

İran Nükleer Anlaşması’nın devreye girmesinden kısa bir süre sonra havacılık, otomotiv, taşımacılık ve enerji sektörlerinde AB’li şirketler İran pazarında iş yapmak içi kolları sıvadı. Ancak ABD’nin İran’a yaptırım uygulaması şirketlerin İran ile ABD arasında kalmasına neden oldu. Washington, İran pazarından iş yapan şirketleri Amerikan pazarında iş yapmasını engelliyor. ABD’nin tavrı karşısında İran’da yatırımları bulunan Avrupalı şirketler anlaşmalarını askıya alarak İran’dan çekilmeye başladı. Ticari açıdan büyük kârlardan olan bu şirketler, Çinli şirketlerin İran’da etkin olmasından da rahatsız. 

İran’la iş yapmak isteyen şirketler için AB, Haziran 2018’de Komisyon düzeyinde devreye girdi. AB Komisyonu, ABD’nin İran’a karşı uygulamaya başlayacağı yaptırımlardan Avrupa şirketlerini korumak için engelleme yasasını güncelleme ve Avrupa Yatırım Bankası’na dış yatırımların finansmanı yetkisi verme kararı aldı.

Engelleme Yasası, AB tarafından 1996’da Küba’ya karşı uygulanan ABD yaptırımlarına karşı oluşturulmuş, ancak yürürlüğe girmemişti. İşte bu yasa, İran ile ilişkiler için güncellendi. Yasa, Avrupalı şirketlerin ABD’nin İran’a uyguladığı yaptırımlara uymalarını yasaklıyor ve ABD cezalarını uygulayan herhangi bir mahkeme kararını tanımıyor. Bununla da kalmayan Komisyon, İran’daki yatırımların finansmanı için Avrupa Yatırım Bankası’nın kullanılabilmesine yönelik mevzuat değişikliği de yaptı.

Sonuç olarak ABD ile sallantılı ilişkilere sahip olan AB, ekonomik ve jeopolitik olarak kendisi için önemli olan İran ile ilişkilerini sürdürme konusunda adımlar atmaya devam ediyor. Söz konusu mekanizma ve yasal düzenleme AB’nin İran yaptırımlarına karşı olan tavrının sözde kalmayıp ciddi anlamda karşılık bulması açısından dikkatle izlenmeli. AB Komisyonu’ndan “olur ve destek alan” Avrupalı şirketlerin Çin’e kaptırmak istemedikleri İran pazarına dönüp dönmeyeceğini zaman gösterecek. Ancak İran yaptırımları süreci, İran ile petrol ve ticari ilişkileri olan ABD müttefiklerinin ABD’nin tek taraflı başına buyruk kararlarına karşı seslerini yükseltmeleri ve yaptırımları boşa düşürecek adımları açıkça atmaları açısından hayati önem taşıyor.Mühdan Sağlam/DuvaR