Düşünce ve Alıntı Yazılar Eşeği zebra diye yutturanlar / Mehmet Yuva



ID:35717
Yayınlanma:
14 Eki 18

"Vahhabi Suudi’nin zihniyeti ile beslenmiş, kelle kesen, cariye alan, gaza diyerek yağma ve talan yapan, dolar, uyuşturucu ve kadın müptelası , kaçakçı zebanileri mücahit, ensar, devrimci ve özgürlük savaşçıları diye pazarladılar. Utanmadan, arlanmadan hayasızca savundular. Türkmen ve Ertuğrul Gazi emsali arz ettiler. Romantik Müslümanlar diye pazarladılar."

Kahire’de bir hayvanat bahçesi. Meşhur iri yarı Kıbrıs eşeğini boyamışlar, zebra diye takdim etmişler. Zebraya benzemesi için postlarına makyajla yapılan yamuk çizgilerin sıcakta erimesi sonucu eşek suratı daha bir belirgin hale gelmiş. Ancak açıklama yapan yetkililer çakma zebranın eşek olmadığında diretmişler. Mısır medyası ve toplumu bu olayla meşgul. Hayvanat bahçesine ziyaretler artmış. Onlarca kişi eşek mi zebra mı iddiasına girmiş. Arap Emevi Devleti’nin kurucusu Muaviye döneminde yaşandığı iddia edilen deve olayı ile benzerlik taşıyor. Hz. Ali idaresinin ikametgahı olan Irak-Kufa’dan Muaviye’nin idaresindeki Dimaşk’a (Şam) dişi devesiyle gelen adamın hayvanına el koyarlar. “Bu erkek deve bizim” derler. “Bu dişi devedir ve benimdir” diyen Kufalı ile aksini iddia eden Şamlılar kavgaya tutuşurlar.

‘AYAĞINI DENK ALSIN’

Güvenlik müdahale eder ve olaya dahil olanları deveyle birlikte Muaviye’nin huzuruna çıkarırlar. Meseleyi anlatırlar. Muaviye eğilir, devenin cinsiyetini kontrol eder. “Bu deve erkektir ve Şamlınındır. Alın götürün. Kufalı ile beni yalnız bırakın” der. Şamlılar deveyi alır ve huzurdan ayrılırlar. Muaviye, Kufalıya hitaben; “Bu devenin dişi ve senin olduğunu biliyorum. Şimdi git ve Ali’ye söyle: Muaviye’nin Şam’da dişi deveye erkek dediğinde ona erkek diyecek on binlerce münafık taraftarı var. Aynı münafıklardan Irak’ta da taraftarlarımız var. Ona göre ayağını denk alsın” demiş.

Muaviye, Allah’ın Resulü Hz. Muhammed’in amcası büyük komutan Hz. Hamza’yı öldürten ardından kalbini söküp yiyen Hint’in oğlu. Peygambere ve dinine karşı isyan etmiş ve savaşmış zamanın derebeyi Abu Sufyan’ın oğlu. Muaviye, Hz. Ali’nin halifeliğini kabul etmemiş ve isyan etmiş. Peygamberin torunu Hz. Hüseyin’i öldüren, Kabe’yi yıkan Yezid’in babası. Maşallah sülalece İslam’a hayırlı olmuşlar(!) Uydurma hadislerle önce Muvaye’nin babası Abu Sufyan’ı akladılar. Ardından oğlu Muaviye’yi Müminlerin Emiri Hazret yaptılar. Yezid, Vahhabi Suudililerin gözdesi oldu. Adına okul ve Cami yaptırdılar.

Suudi Hanedanlığın kurucusu olan Çöl Bedevileri, Peygamberin kavliyle Arabi olamamış Urbanlar (Medine yani medeniyet dışında kalanlar), Yezid misali Kabe’yi, Halifelerin, sahabelerin kabirlerini makamlarını tahrip ettiler. Peygamberin makamına kabrine tecavüze yeltendiler. Dinleri dinar imanları altındır. Bunlara ulaşmak için talan, yalan, yağma, dolan, tecavüz, kumpas, tuzak ve kan mubahtır. Ruhları da bedenleri de hastadır. Eleştiriye tahammül edemezler. Mutlak biat, mutla itaat, mutlak oportünizm ve mutlak yalakalık en makbul ve geçerli akçe olanıdır.

‘SÜNNİ İTTİFAK’

 

Reklamdan sonra devam ediyor 

Bu mahlûklarla Suriye’ye karşı “Sünni” ittifaklar kuruldu. Dolarları için devlet adabı ayaklar altına alındı. Haydut kanunları egemen oldu. Dolar sahibidir ne yapsa yeridir denildi. İnsanlık onuru bu kadar aşağılanmadı. Cüzdan vicdanı tahrip etti. Kendisini ılımlı Müslüman kabul eden Filistin’in HAMAS’ı, Mısır’ın Mursi’si, AKP Hükümeti Vahhabi Suudi’yi dost, müttefik ve cephe yoldaşı yaptı. Vahhabi Suudi’nin zihniyeti ile beslenmiş, kelle kesen, cariye alan, gaza diyerek yağma ve talan yapan, dolar, uyuşturucu ve kadın müptelası , kaçakçı zebanileri mücahit, ensar, devrimci ve özgürlük savaşçıları diye pazarladılar. Utanmadan, arlanmadan hayasızca savundular. Türkmen ve Ertuğrul Gazi emsali arz ettiler. Romantik Müslümanlar diye pazarladılar.

Bu Vahhabi dolar ve kan hanedanlığı siz ılımlı İhvancıları (Müslüman Kardeşler Örgütlerini) ilk fırsatta düşman belleyecek, sizi istismar ve suiistimal edecek ardından size kumpas ve tuzak kuracak dedik ve uyardık. Ancak maalesef ılımlı ile radikal arasındaki fark çizgisi çok ince olduğundan bu uyarı işe yaramadı. Dinar, dolar ve cüzdan vicdana üstün geldi. Ve en nihayet Vahhabi Suudi’nin tek ve gerçek Kıblesinin Siyonist İsrail olduğu kör göze bile sokuldu. Siyonist İsrail, Vahhabi Suudi ve Emperyalist ABD’nin istihbarat şefi Dışişleri Bakanı Pompeo bugün PKK/YPG’yi harika dostları olarak telakki ediyor.

KAŞIKÇI OLAYI

Kaşıkçı olayı ile patlak veren kriz sebebiyle Vahhabi Suudi Hanedanlığın pervasızlığını ve zulmünü Veliaht Muhammed Bin Selman’a bağlıyorlar. Onun Yemen’de icra ettiği zulmü hatırlatıyorlar. Halbuki eleştiriye tahammülü olmayan, her türlü muhalefeti mutlak düşman olarak telakki eden Vahhabi Hanedanlığın dosyası Kaşıkçı benzeri olaylarla doludur. “Suudi Ailesi” kitabının yazarı Nasır Said’i Lübnan’da bir Filistinli lidere kaçırtan sonra kafasını kestiren şimdiki Veliahtın ecdadıydı. Hiçbir şiddet eyleminde bulunmayan sırf muhalif veya Şii oldukları için Suudi Arabistan’da idam edilen onlarca insan var. Yemen’de Irak’ta Afganistan’da Pakistan’da, Suriye’de Lübnan’da Libya’da ve en nihayet Türkiye’de dökülen kanın arkasında Suudi dinarı ve zihniyeti var.

‘Ülke tımarhane olmuş’

Cemal Kaşıkçı’nın ortadan kaldırılmasından hemen sonra Cidde’de kardeşi Ahmet ve eşi evlerinde kılıç ve baltalarla paramparça edildi. Kafaları kesildi. Çocukları kaçırıldı. Kaçıkçılar ılımlı Müslüman Kardeşler mensubuydu. Suriye söz konusu olduğunda radikal Vahabbi Suudi sultasının savunucusu ve hamisiydi. Suriye’de ortaklık bitti dostluk yerini düşmanlığa bıraktı. Tablo bu kadar net iken Dünyanın en yalaka en kaypak ve en yalancı medyamız Suudi Arabistan’dan Kaşıkçı olayını araştırmak üzere Türk Güvenlik Güçleri ile çalışmaya gelen 11 kişilik Suudi heyeti iftiharla sunuyor. Önce 15 kişilik infaz ve delil karartma iblis timi geliyor ardında olayı aydınlatmak için 11 kişilik melek gönderiliyor. Trajik-komik midir, dünyanın ahlak ve ciddiyet çivisi mi çıkmış, milletin aklıyla aleni dalga geçmek midir, nedir? Ülke tımarhane olmuş. Hani demiş ya Can yücel: “Nasıl anlatayım bu kadar o... çocuğunu.” O haldeyiz yani.Mehmet Yuva/Aydınlık