DEİZM



ID:36784
Yayınlanma:
07 Kas 18

"Yüzde 99’u Müslüman olan bir ülkede yapılan bir anket sonuçlarıdır ki darbenin başarılı olduğunun bir göstergesidir."

Farkındayız veya değiliz Türkiye’yi tehdit eden en büyük tehlikelerden bir tanesi  ‘deizim’dir.  Açıktan ve gizliden ciddi bir deizm propagandası yapılmaktadır ve maalesef ki amacına da ulaşıyor.

Deizm; evrenin bir yaratıcı tarafından yaratıldıktan sonra bu yaratıcının insanı kendi başına bıraktığını kabul eden bir felsefi akım ya da inanç biçimidir.  Yani Allah dünyayı, sonra insanları yaratmış sonrada hiçbir şekilde müdahale etmemiş ve etmemektedir. Deizm, peygamberleri ve kitapları reddeder.  

Deizme göre;  mutlak bilgiye ulaşmanın yolu vahiy ve peygamberlerden geçmez, doğa, bilim ve akla dayanır,  insan aklı yeterli olduğu için vahiy ve kutsal kitaplara gerek yoktur  ve yaratıcı dünyayı ve evreni bir kez yaratmış, sonra kendi yasalarına göre işlemesi için insanları ve evreni bir başına bırakmıştır.

Deizmin fikir babası 17. yüzyılda yaşayan İrlandalı Katolik bir ailede doğan  John Toland'dır.  "Pentheistikon" isimli kitabında akla dayalı maddeci bir dinin gerektiğini savunmuştur. Toland'ın bu düşüncesi birçok düşünür tarafından kabul görmüş ve deizim olarak dünyaya yayılmıştır. Voltair ve Rousseau gibi ünlü düşünürler de deizmin savunucusu olmuştur. İlk Deizm kelimesinin Viret (1564) ve Burton(1621) tarafından kullanıldığı genel olarak kabul görülmektedir.

Ateizm, deizm ile Aynı şey değildir. Ateizm, yaratıcıyı tümden reddeder. Deizm ise bir yaratıcı olduğunu kabul etmektedir. Deizm bilim ve akla dayanırken, diğer tüm dinler, kutsal kitaplar, vahiyler ve imanı reddetmiştir. Deizme göre mutlak bilgiye ulaşmak için papaz ya da imama gerek yoktur. Deizm de önemli olan sadece insanın kendi sağduyusu ve aklını kullanmasıdır. Ateizm ile deizm arasındaki fark, ateizmde yaratıcının var olmadığı görüşü, deizmde ise yaratanın var olduğu düşüncesi hakimdir. Geri kalan tüm yönleri neredeyse aynıdır.

Deistlere göre  iman, ‘bu kelime, sözde gökten inme dinler tarafından inanılmaz bir şekilde istismar ediliyor ve bu dinler tarafından mantıksız bir iddiayı kabul ettirmek için insanların tanrı vergisi akıllarını sekteye uğratmak yada en azından akıllarını bulandırmak anlamına geliyor.sözde gökten inme dinler için ilk günah, su üzerinde yürüme, tıbbi müdahale olmadan üfleyerek iyileştirme, kızıl denize ortadan ikiye ayırma gibi çılgınca ve mantıksızca iddiaları insanlara kabul ettirmenin tek yolu iman ettirme yoludur.İman kelimesi yüzyıllar boyunca sözde dinler tarafından kullanıldı ve asıl anlamı çarpıtıldığı için, deism “iman” kelimesi yerine “güven” kelimesini kullanmayı tercih ediyor.’ Şeklinde açıklanmaktadır.

Deist anlayışı savunanların meşhur sözü; "Dünya vatanım, tüm insanlar kardeşim ve iyilik yapmak dinimdir" söylemidir.

Günümüzde deizmi bir dünya dini haline getirmek isteyen küresel güçler vardır. Deistlerin bu küresel güçler tarafından desteklendiği bilinmektedir. Uluslararası deist oluşumlar, kurdukları web siteleri ve diğer medya kanalları ile dünya çapında faaliyet yürütmektedirler. Sosyal medyada bilişim ve internet ortamında çok sayıda gencin deizmin etkisinde kaldığı görülmektedir.

İnsanları özellikle gençleri deizme yönelten sebeplerin en başında Taliban, Daeş, El-Kaide, Boko Haram vb. marjinal grupların  şiddet türü eylemleri gelmektedir.  Bu grupların  yasakları öne çıkardığı ve insana hiçbir özgürlük tanımadığı  öne sürülerek deist olduklarını  açıklayanlar bulunmaktadır.

Ülkemizde de dini duyguları kullanarak  insanları kandıran başta FETÖ gibi oluşumlar deizme hizmet etmektedirler.  FETÖ’nün yaptıklarını  gören gençler İslamiyet’i  sözde savunan bir grubun insanlara yaptığını dikkate alarak yanlış yargılamalar ile kararlar verebilmektedir.  FETÖ yukarıda sayılan diğer örgütler gibi   bu ülkenin ekonomisine, insanlarına geleceğine zarar vermenin yanında sözde savunduğu İslamiyet’in tam kendisine zarar vermiştir. 

FETÖ’yü destekleyen küresel güçlerin amacına ne kadar ulaştığına dair ülkemizden bir anket sonucu aktarmak istiyorum.

12-18.06.2017 tarihleri arasında ‘TÜRKİYE'DE TOPLUMUN DİNE VE DİNİ DEĞERLERE BAKIŞI ARAŞTIRMASI’ üst başlığı ile MAK DANIŞMANLIK tarafından 30 BÜYÜKŞEHİR ve (AĞRI, AKSARAY, ARTVİN, BAYBURT, BİTLİS, BOLU, DÜZCE, ELAZIĞ, GİRESUN, GÜMÜŞHANE, KARAMAN, KARABÜK, KARS, KASTAMONU, KIRIKKALE, KIRKLARELİ, KÜTAHYA, NEVŞEHİR, OSMANİYE, SİNOP, BİLECİK, YOZGAT, UŞAK ) 23 il, 154 ilçe de 5400 kişi ile YÜZYÜZE görüşmelerle yapılmıştır.

Meleklere inanıyor musunuz?,  sorusuna araştırmamıza katılanların % 75 i Evet, meleklere inanıyorum. Derken, hayır, gözümle görmediğim varlıklara inanmam. diyenlerin oranı % 15. Cevap yok / Kararsız oranı ise % 10.

Kur'an-ı Kerim ve diğer kitapların vahiyle geldiğine inanıyor musunuz? sorusuna katılımcıların % 76 i Evet, inanıyorum. derken Hayır, inanmıyorum diyenlerin oranı % 14, cevap vermeyen veya kararsız oranı ise % 10.

Peygamberlere inanıyor musunuz? Hz. Muhammed (SAV) sizin için her anlamda örnek alınacak rol model / örnek insan mıdır? sorusuna katılımcıların % 63'i Evet, Peygamberlere inanıyorum ve ama benim için her anlamda rol modeldir, derken % 20 si Evet, Peygamberlere inanıyorum ama bazı konularda örnek alsam da her konuda Hz. Muhammed (SAV) örnek alınacak rol model / örnek değildir. cevabını veriyor. Hayır, Peygamberlere inanmıyorum. diyenlerin oranı % 9. Cevap yok / Kararsız oranı ise % 8.

Kadere (Hayır ve Şerrin Allah'tan geldiğine) inanıyor musunuz? sorusuna araştırmaya katılanların %55 i Evet, kadere (Hayır ve Şerrin Allah'tan geldiğine) inanıyorum. derken % 15 i Evet, kadere inanıyorum ama insan kendi kaderini kendi çizer demiş, hayır, kadere  inanmıyorum. diyenlerin oranı %10, % 5 ise Cevap yok / Kararsız demiştir.

Yüzde 99’u Müslüman olan bir ülkede yapılan bir anket sonuçlarıdır ki darbenin  başarılı olduğunun bir göstergesidir.

 dr.yalcinkaya06@gmail.com