Avrupa Juncker: Avrupa, İran ile ekonomik işbirliğini koruyacak



ID:37875
Yayınlanma:
30 Kas 18

Avrupa Birliği İran’ın enerji alanında, siyasi ve jeopolitik öneme sahip olan Ortadoğu’daki üstün konumundan dolayı ilişkilerini her daim İran’la geliştirmek peşinde olmuştur. Ayrıca Avrupa Birliği uluslararası bir anlaşma olan Bercam Nükleer Anlaşmasının sonuçlanmasında da büyük rol oynamıştır.

Bütün bunlara rağmen Amerika’nın Mayıs 2018’de Bercam Nükleer Anlaşmasından çekilmesi ve 2018’in Ağustos ve Kasım aylarında Amerika Başkanı Donald Trump’ın kararı ile İran aleyhinde yeni yaptırımları yürürlüğe sokması Avrupa Birliğini zor bir seçimle karşı karşıya bıraktı. Bir taraftan Amerikan Başkanı Donald Trump’ın Avrupalıları İran aleyhindeki kampanyalara katılmaya çağırması ve bir taraftan da Avrupalıların kendi isteği yani Bercam Nükleer Anlaşmasının korunması Avrupalıları zor bir seçimle karşı karşıya bıraktı. Bu arada Washington’un baskılarını da göz ardı etmemek lazım. Ancak bütün bu baskılara rağmen  Avrupa Birliği siyasetlerini Bercam Nükleer Anlaşmasının korunması ve İran ile ilişkilerini sürdürmesi ve geliştirilmesi çerçevesinde yürütmesini seçti.

Bu doğrultuda Avrupa Komisyonu Başkanı Jean Claude Juncker son tutumunda Avrupa Birliğinin Tahran ile ticari ve ekonomik ilişkilerini korumak istediğini açık bir şekilde bildirdi.

Juncker “ Avrupa Birliği ortakları ve üyeleri, İran ile hayati ekonomik ilişkileri devam ettirmek için ciddi girişimlerde bulunarak bu ülke ili işbirliğini sürdürmek konusunda kararlıdır. “ dedi.

Avrupa Birliği üst düzey yetkilileri bakış açısından bu Avrupalı kurum mevcut zor durumda İran ile işbirliğini devam ettirerek güvenilir olduğunu ispatlamak zorundadır. Böylece Avrupalılar küresel istikrarın sağlanmasında da pay sahibi olacaktır. Bu yüzden Avrupa Atlantik ötesi ortağı Amerika’nın Bercam Nükleer Anlaşmasından çekilmesini aldırmadan kendi bölgesel hedefleri olan bölgesel ve uluslararası çatışmalar ve anlaşmazlıkların son bulmasını gerçekleştirmek peşindedir.

Gerçekte Avrupa Birliği açısından Bercam Nükleer Anlaşması çok taraflı bir anlaşmadır. Bu çok taraflı anlaşma başka uluslararası çatışmalar ve anlaşmazlıklar için de bir örnek teşkil etmiştir.

Bu sebepten dolayı Juncker İran’ın bu uluslararası anlaşmaya bağlı kaldığı sürece bu anlaşmanın mimarlarından olan Avrupa Birliği de barış ve güvenliğin sağlanması ve korunması için bu anlaşmaya bağlı kalacağını belirtmişti.

Avrupa Birliği İran ile ticari ve ekonomik ilişkilerinin korunmasını Bercam Nükleer Anlaşmasının sonuçlarından birisi olarak değerlendiriyor.  Bu yüzden bu Birlik, Engelleme Mevzuatının onaylanması ve SPV adı ile bilinen İran ile ticaret işlemlerinin yürütülmesi için öngörülen özel mali sistemin oluşturulması gibi  girişimlerde bulunmuştur.

Juncker’in bakış açısından Avrupa Engelleme Mevzuatı ile İran ile ticari ilişkileri olan Avrupalı şirketlerin Amerika yaptırımlarından daha az etkileneceğini düşünüyor.

İkinci etabı 5 Kasım’da başlayan Amerika’nın İran aleyhindeki yaptırımlarının etkilerini azaltmak çerçevesinde alınan önlemler konusunda önem taşıyan konu Avrupa özel mali sisteminin yürürlüğe geçmemesidir. Bu mesele Tahran’ın sert uyarılarına yol açmıştır.

İran İslam Cumhuriyeti Atom Enerjisi Kurumu Başkanı ve aynı zamanda Cumhurbaşkanı Yardımcısı Ali Ekber Salihi bu konuda şöyle düşünüyor:” Petrolümüzü satamayacak bir duruma düşersek ve mali işlemlerimizi de yürütemezsek artık Bercam Nükleer Anlaşmasına bağlı kalmamızın da bir anlamı kalmayacaktır. “

Bu uyarıların ardından Almanya ve Fransa, Lüksemburg ve Avusturya’nın İran ile yürütülecek özel mali sisteme ev sahipliği yapmayı kabul etmemelerinden sonra kendileri bu sisteme ev sahipliği yapmayı hedefliyorlar. Avrupalıların açısından Özel Mali Sistem’in yönetiminin ortak olarak Berlin ve Paris tarafından yürütülmesi Amerika Başkanı Donald Trump’ın bu iki büyük Avrupalı ortağına doğrudan karşı durmasının ihtimalini da azaltmaya yarayacaktır.