Yazarlar DEAŞ’A NE OLDU?



ID:37915
Yayınlanma:
01 Ara 18

Emperyalizm cin gibidir her kılığa girer bazen Fethullah GÜLEN olur, bazen Ebu Bekir El-Bağdadi olur, bazen SİSİ olur.

Eski adının Arapça’daki kısaltmasının telaffuzu: Da'iş; okunuşunun Latin alfabesine göre olan DEAŞ adlarıyla da bilinir. Irak Savaşı'nın ilk yıllarında kurulan ve 2004 yılında El-Kaide'ye bağlılığını ilan eden grup bir süre sonra Irak El-Kaidesi adını aldı. Hedefinde Irak'ta halifeliği yeniden kurma vardı. Ağustos 2014’te Suriye’deki savaşçı sayısının 50.000, Irak'ta ise 30.000 olduğu açıklandı. 4 Ekim 2011'de ABD Dışişleri Bakanlığı El-Bağdadi'yi küresel terörist ilan etti ve yakalanması ya da öldürülmesi için 10 milyon dolar ödül koydu. Bunun yanında El-Kaide lideri el Zevahiri'nin başına ise 25 milyon dolar ödül kondu. Ebu Bekir El-Bağdadi Nisan 2013'te El-Nusra Cephesi ve kendi örgütünü Irak ve Şam İslam Devleti adı altında birleştirdiğini ilan etti. 29 Haziran 2014 günü halifeliğini ilan etti vs vs vs.

Kendi parasını basan, ciddi miktarda petrole hükmeden, halifeliği tekrar ilan eden, dünyanın her yerinden akın akın gençlerin katıldığı ve her gün istisnasız gündemimizde olan bir sistem vardı.

DEAŞ gündemden çıktı gitti, hiç kimse merak etmedi. Daha bir çok şeyi merak etmediğimiz gibi. Kırk yıldır PKK kırk binden fazla insanımızı şehit etti ama neden bir türlü bitmedi gibi oysa  yüz binlere yaklaşan savaşçı gücü ile devlet olduğunu açıklayan DEAŞ yok oldu gitti.  

Gizli bilgilerini sızdırdığı için Rusya’ya sığınan ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA) ve ABD ulusal Güvenlik Dairesi (NSA) eski çalışanı Edward Snowden;  DEAŞ'in arkasında ABD, İngiltere ve İsrail istihbarat teşkilatlarının olduğunu ileri sürdü. Snowden; CIA, MI6 ve MOSSAD tarafından kurulan örgütün Ortadoğu'da denge ve tehdit unsuru olarak ABD, İngiltere ve İsrail'e hizmet etmesi planlanmıştı. Üç ülke böylelikle dünyanın her hangi bir noktasında ajanları tarafından yönetilen yerel bir terör örgütü sayesinde hem enerji kaynaklarına ulaşmayı hem de bölgelerdeki siyasi boşluğu doldurmayı hedefliyordu, demişti.

Şimdi buna herkes zaten biliyoruz diye bilir. Zaten İslami değerlere zarar verdiğinden ve İsrail hakkında hiçbir açıklamada bulunmamasından anlaşıyordu da denebilir veya  DEAŞ, ABD, Irak Kürtleri, S. Arabistan,  Bahreyn, B.A.E ve Kuveyt için İran’a karşı bir sigorta olarak kurulmuşta olabilir, Suriye’ye destek veren İran ve Irak’ı dolaylı yoldan cezalandırmak, geleceğe yönelik gözdağı vermek, Irak’ın İran, Rusya ve Çin’le olan stratejik bağlarını koparmakta  hedeflendi, dene bilir.

Şimdi üç tane soru soruyorum bilen varsa bana cevap versin.

Bu DEAŞ’a ne oldu?

O kadar insan  (savaşçı) nereye gitti.

Ebu Bekir El-Bağdadi öldü mü?

Eminim Türkiye’de üç te üç te yapacak üç kişi yoktur.

DEAŞ’a ne oldu ilerde biri çıkar / çıkarılır da ÖZ DEAŞ adı altında yeniden hortlatır mı bilmiyorum.  O kadar savaşçı şimdi çiftçilik mi yapıyor onu da bilmiyorum.   Ebu Bekir El-Bağdadi bir yerde deniz, kum, kızlar mı yapıyor onu da bilmiyorum.

Benim bildiğim bir gerçek var oda; binlerce insan öldü hem de canice.

Peki, bu insanlar ne uğruna öldü? Tabi ki inandıkları için değil.

 Hiç kumarda kazanan gördünüz mü? Daima kasa kazanır. Bu oyunda da kural bozulmadı ve yine kasa kazandı. 

Ateş hep düştüğü yeri yakıyor ve ateşte hep garibanların üzerine düşüyor.

Emperyalizm aynı anda birkaç oyun oynarken birkaç tanesini de planlıyor ve bir güzel oynatıyor ne yazık ki bu oyunlar da kanlı oyunlar, oyundan çıkan canı ile ödüyor ve yine ne yazık ki bilgisayar oyunlarındaki gibi ikinci can hakkı yoktur.  

Şu anda Türkiye’de kaç oyun oynanıyor ve oynanmak isteniyor, bunu da bilen yoktur. Emperyalizmin cin gibidir her kılığa girer bazen Fethullah GÜLEN olur, bazen Ebu Bekir El-Bağdadi olur, bazen SİSİ olur.

DEAŞ’ı kuranların hedefinde Türkiye’nin olmama ihtimali olabilir mi?