Filistin Özerk Teşkilatın Filistin karşıtı siyasetlerinin sonuçları



ID:39307
Yayınlanma:
09 Oca 19

Filistin Özerk Teşkilatın Filistin halkına karşı kararları ve girişimleri devam ediyor; üstelik yayınlanan veriler izlenen siyasetlerin son yıllarda daha da tehlikeli boyutlar kazandığını gösteriyor.

Bu bağlamda Ürdün nehri batı yakasında siyasi tutuklular komitesi, 2018 yılında Özerk Teşkilat güvenlik servisleri memurlarının Filistinli vatandaşlara karşı en az 3 bin 600 kez müdahalede bulunduklarının gözlendiğini duyurdu. 

Ürdün nehri batı yakasında siyasi tutuklular komitesi bu bağlamda yayınladığı raporda şöyle kaydediyor: Filistin Özerk Teşkilatı güvenlik servisleri geçen yıl 1251 siyasi tutuklama yaparken, 949 celp, 721 tutuklama, 401 baskın gerçekleştirdi,  ifade özgürlüğünü 201 kez bastırdı ve Filistinlilere ait 81 arsa ve araziye el koydu.

Bir çok Filistinli, Özerk Teşkilatın Gazze şeridine yönelik, kamu çalışanların maaşlarını kesmek ve Siyonist rejim ile güvenlik işbirliği gibi girişimlerine karşı itiraz ediyorlar. 

Hamas üst düzey üyesi İsa el-Neşar Filistin Özerk Teşkilatının girişimlerini asrın anlaşması çerçevesinde olduğuna işaretle çalışanların maaşlarının kesilmesi, bazı çalışanları zorla emekliliğe ayırması ve ilaç gibi Gazze'nin ihtiyacı olan ürünlere el konulmasını, teşkilatın Amerika ve Siyonist rejimin Filistin ülküsüne karşı yeni komplo olduğunu belirtti.

Aslında Siyonist rejim, Filistinliler arasında tefrika oluşturmakla kendi hedeflerini gerçekleştirmek, kendi baskıcı siyasetlerine yardımcı olmak ve işgalciliğini daimileştirmek için Filistin Özerk Teşkilata bir araç ve piyon olarak bakıyor.

Aslında Filistin Özerk Teşkilatın mazisi ve girişimlerine bakılırsa teşkilatın Ortadoğu'da uzlaşma sürecinde  ve Oslo anlaşmasının imzalanması ile kurulduğu anlaşılabilir. 

Oslo anlaşması 1993 yılında Filistin Kurtuluş Örgütü-FKÖ yetkilileri ve Siyonist rejim arasında imzalandı ve ardından 1994 yılında Filistin Özerk Teşkilatı, özerk bir teşkilatın en doğal yetkilerinden yoksun bir şekilde pratikte kuruldu. 

Korsan rejim Filistin halkını kendi ülküleri olan bağımsız Filistin hükümetinin kurulmasından vazgeçirmek hedefi ile Özerk Teşkilatın kurulmasını kabul etti. Bu yüzden Filistin Özerk Teşkilatın, uzlaşma sürecin ürünü olduğu söylenebilir; tabi ki bu sebepten dolayı da Filistin halkı arasında hiçbir makbuliyeti ve meşruiyeti yoktur. 

Filistin Özerk Teşkilatı pratikte Filistin hedeflerini izlemek yerine daha çok Amerika ve Siyonist rejim siyasetlerini izlemek ve onların Filistin halkına karşı komplolarının taşeronluğunu yapmaktadır. 

Fakat Filistin Özerk Teşkilatın iktidar hırsı ve aynı zamanda Filistin siyaset sahnesinde tekelciliği, söz konusu teşkilatın Filistinliler arasında konumunu kaybetmesine sebep oluyor.

Filistin Özerk Teşkilatının korsan İsrail rejimin tefrikacı ve fitneci siyasetlerine eşlik ermesi Filistin halkının Özerk Teşkilata Siyonist rejimin beşinci kolu olarak görmelerine sebep olmuştur. 

Bilindiği üzere beşinci kol, fiilî müdahale ile ele geçirilemeyen bir kitleyi ya da devleti propaganda, casusluk, sabotaj ya da terör yoluyla manevî etkiye maruz bırakmak suretiyle müdahaleye uygun hale getirmek ya da fiilî savaş esnasında savaşı daha kolay kazanmak için yapılan her türlü manevî yıkıcı çalışmadır.

Filistin Özerk Teşkilatı Siyonistlerin kılavuzu ve danışmanları olarak onların Filistin topraklarını işgal siyasetlerinin ilerlemesi için çalışmıştır. Teşkilatın tekelciliği onların güç kazanmak ve bu gücü korumak için Filistin halkı ülküsünün yağmalanmasından hiç çekinmediklerini gözler önüne seriyor. 

Filistin Özerk Teşkilatın son yıllardaki çalışma bilançosuna bakıldığında teşkilatın Filistin halkının haklarının ihya edilmesi için çalışmadığı hatta onların haklarını bizzat çiğnediği ve ülkülerini silme ve yok etme yolunda adım attığı anlaşılır.