Sağlık Aort anevrizması ameliyatına "Türk" imzası



ID:40773
Yayınlanma:
19 Şub 19

Türk bilim insanları, iki yapraklı kalp kapakçığı bulunan ve kalpten çıkan ana damarda balonlaşma olan hastaya, biyolojik kalp kapağı ve damarın takıldığı ilk uygulamaya imza attı.

Türk bilim insanları bir ilke imza attı. Dünyanın sayılı merkezlerinde yapılabilen kapalı kalp ameliyatıyla gerçekleştirilen operasyonun detayları, bilimsel makale olarak hazırlanarak uluslararası dergilerde yayımlanmak üzere yurt dışına gönderildi.

Ankara Üniversitesi (AÜ) Tıp Fakültesi Kalp ve Damar Cerrahisi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Serkan Durdu, kalp ve damar hastalıklarının, dünya genelinde ölüm nedenleri içinde ilk sırada yer aldığını söyledi.

Durdu, en sık, kalbin etrafını çevreleyerek beslenmesini sağlayan damarlardaki sorunların neden olduğu koroner kalp hastalıkları ile kapak ve kalpten çıkan ana damarın genişlemesiyle ortaya çıkan aort anevrizmalarıyla karşılaşıldığını anlattı.

"Aort anevrizmaları sıklığı yaklaşık yüzde 20. Aort anevrizması, kalp ve damar hastalıklarında en sık ölümle sonuçlanan hastalık grubunu oluşturuyor."

"Literatürde böyle bir örnek yok"

Durdu, aort anevrizmasında damar duvarının incelerek yırtılabildiğini belirterek, bu durumda müdahaleye geç kalınması halinde kişinin saatler içinde hayatını kaybedeceğini vurguladı.

Durdu ayrıca, aort anevrizmasında kapalı cerrahi ile birlikte özel bir anestezi yöntemini uygulayarak, bu alanda yeni bir ameliyat gerçekleştirdiklerini anlattı.

Kalp ve damar cerrahisinde dünyada sayılı merkezde meme altından küçük bir kesiyle minimal invaziv tekniğin uygulanmaya başlandığını da belirtti. 

Durdu, üniversitelerinin de bu merkezlerden biri olduğunu ve bugüne kadar bu yöntemle yaklaşık 500 ameliyat gerçekleştirdiklerini vurgulayarak, "Zor olan, kalpten çıkan aort anevrizmasının kapalı yöntemle ameliyat edilebilmesi. İki yapraklı kalp kapakçığı ve buna bağlı aort damarının genişlemesinde, minimal invaziv yöntemle kaburga aralığından 3 santimetrelik kesiyle biyolojik kalp kapağı ve damar kullanılarak yapılan ameliyat dünyada bir ilk. Literatürde böyle bir örnek yok" dedi.

Uluslararası dergilerde yayımlanacak

Ameliyatın tüm detaylarının bilimsel platformda yayımlanması için hazırlandığını belirten Durdu, "İlk uygulamaya ilişkin makalemiz, uluslararası dergilerde yayımlanmak üzere yurt dışına gönderildi" diye konuştu. 

Ameliyatı yapan ekibin işinin, bu yöntemde açık cerrahiye oranla çok daha zor olduğuna ancak hastaya önemli avantajlar sağlandığına dikkat çeken Durdu, hastanın göğüs kafesi kesilmediğinden kanama, enfeksiyon gibi komplikasyon riskinin büyük ölçüde azaldığını söyledi.

Durdu, ameliyat sonrasında akciğer problemlerinin de az görüldüğünü ve hastanın kısa sürede taburcu edilebildiğini vurguladı.

"Hastamızı yeni sağlıklı bir hayat bekliyor"

Doç. Dr. Durdu, normalde 3 yaprakçıklı olması gereken kalp kapakçığı doğuştan 2 yaprakçıklı olan ve bu kapakta da önemli darlık ve aort anevrizması bulunan 62 yaşındaki Seyhan Özer'in, ilk kez uygulanan bu yöntemle ameliyat edildiğini söyledi.

Görüntüleme teknikleriyle tüm detaylar belirlendikten sonra, Özer için standart kalp ameliyatlarından farklı özel bir anestezi tekniği kullanıldığını belirten Durdu, süreci şöyle anlattı:

"Kaburga arasından yaklaşık 3 santimetrelik kesiyle girildi. Bu sırada hasta, kalp ve akciğerin fonksiyonunu yapabilmesi için bir makinaya bağlandı ve anestezi uzmanımızla gerçekleştirilen ortak çalışmayla hastanın kalbinin özel aletlerle gözlemlenebilmesi sağlanarak, operasyona başlandı. 

Ardından, hastalıklı 2 yaprakçıklı kapakçık ve kalpten çıkan ana damar kesilerek çıkartıldı. Kalbi besleyen ana damarlar, yeni takılan biyolojik damara dikilerek, ameliyat tamamlandı. Şimdi hastamızı yeni sağlıklı bir hayat bekliyor." 

"Ölüm kaygısıyla yaşıyordum, o kaygılarım bitti" 

Ameliyatla sağlığına kavuşan 2 çocuk annesi 62 yaşındaki Seyhan Özer de, yıllar önce sık sık tansiyonun yükselmesi sonucu hastaneye başvurduğunda aort anevrizması tanısı konulduğunu belirtti.

Yaklaşık 8 yıl takip altında tutulduğunu belirten Özer, tansiyonun yükselmesine bağlı damarda patlama olabileceği endişesiyle yaşadığını söyledi. Özer, bunun sürekli stres yarattığını vurgulayarak, duygularını "Ölüm kaygısıyla yaşıyordum, şu an o kaygılarım bitti. Şimdi, güzelce dinlenip, çocuklarımla vakit geçirmek istiyorum" diyerek anlattı.

Kaynak: TRT