Yazarlar FETÖ’nün ‘kendini bitirme’ eylem planı ve nihai amacı



ID:41380
Yayınlanma:
09 Mar 19

2019 ve 2020 yılları FETÖ’nün altın vuruş yılları olacağına benzemektedir.

FETÖ 6. aşamalı eylem planının 5. aşamasına geçmiş durumda. Devlet ne kadar farkında veya değil bilmiyorum ama 6. Aşamaya geçtiğinde iş işten geçecek.

FETÖ kırk yılı aşkın bir süredir iğne ile kuyu kazar gibi insanları devşirdi ve konuşlandırdı. Gücünün zirvesini yakaladı. Türkiye’de her alanda söz sahibi oldu. O’ndan habersiz hiçbir işlem yapılamaz hale gelmişti ki FETÖ kendini bitirme eylem planını başlattı. Bu eylem planı aslında nihai bir amacın aynı zamanda bir basamağıdır.

Birinci Aşama; devlet ile suni kriz yaratma çabası idi.  MİT Müsteşarını ifadeye çağırmakla başlandı aslında sonuç alınmayacağı belli olmasına rağmen hükümet ile köprüleri yaktılar. Oysa bu hükümet devletin altın anahtarını altın tepside sunmuştu. FETÖ, yemek yediği kaba pisleyerek artık üyelerinin idam fermanını askıya astı. Ancak hükümet yine de daha önceki iyiliklerine istinaden FETÖ’ye sert müdahaleler yapmadı.

Hain darbeye kadar hiçbir kurumdan uzaklaştırma gerçekleşmedi.

FETÖ’nün derdi iktidara gelmek veya ülkeyi yönetmek değildi, tek derdi aldığı talimatlar doğrultusunda Türk ve Müslümanları uşak haline getirmektir.

İkinci Aşamada; 17-25 Aralık kumpaslarını yaptılar. GÜLEN, hain darbeden sonra 17-15 Aralık’ı yapanlar vatan haini demiştir ki burada amaç zaten örgütü vatan haini ilan edilmek için bir hamle idi.

Düşünün devletin her kademesindesiniz, MİT, yargı, emniyet askeriye başta olmak üzere silahlı birimlerdesiniz! Siz birinci ve ikinci aşamaları yapar mısınız? Zaten devleti sizin yönetiyorsunuz ve tüm illegal işlerdesiniz, kara trafiği kontrolünüzde;  17-25 Aralık’ı yapar mısınız? Tabi ki yapılmaz ancak FETÖ’nün paraya zaten ihtiyacı yoktu hiçbir zamanda olmadı.

Üçüncü Aşamada; üyelerini imha için gerekli fişlemeleri yaptılar. Önce Bylock dayatması, sonra Bank Asya, sendikalar, dernekler vs.

Çünkü darbeden sonra insanların tutuklanmaları için doneler gerekiyordu. Hiçbir kişi dışarda kalmamalı idi.    Öyle bir fişleme tuzağı kuruldu ki birinden kaçılsa diğerine mutlaka yakalanması hesap edildi. Tabiki mağduriyetler atması içinde ayrıca FETÖ ile alakası olmayanlarda eklendi.

Bu konuda GARSON tam bir piyon olarak kullanıldı. Emniyetteki tüm kişiler ve mahrem diye belirlenen on binlerce kişi iki adet SD kartla darbeden bir yıl sonra sözde teslim edildi. 

Dördüncü aşama ise; hain darbe. Artık dönülmez bir yola girdi ve FETÖ üyelerini ateşe attı.

Darbeyi FETÖ yapmadı diyecekler içinde Kemal BATMAZ ve Adil ÖKSÜZ gibi üst düzey imalarını da akıncı üssüne gönderdiler.

 Bu kişiler askeri işler ve darbeden ne anlar en fazla 1980 darbesini yaşamışlardır belki de bir iki kitap okumuşlardır orada bulunmaların hiçbir anlamı yoktur oysa orada olarak darbenin FETÖ tarafından yapıldığının en büyük kanıtını gösterdiler.

Beşinci aşama şu an devam etmektedir.

FETÖ insan kaçakçılığı yapıp mağdur ettiği kişilerden bu seferde kişi başı üç bin Euro kadar para almaktadır. Amaç tabi ki para kazanmak değil mağduriyetleri artırmak ve yurtdışında altıncı aşama için hazırlık yapmak, eleman temin etmek.

Yurt içinde kalan örgüt üyeleri ise hala örgütün eski günlerine döneceğine dair propaganda yapmaya devam etmektedirler.

Örgüt üyesi itirafçı olmuş, iki bin beş yüz kişinin ismini vermiş ancak hala görüştüğü kişilere GÜLEN’e güvenin, güzel günler yakındır demektedir. Şerefsize, kimsede sen neden güvenmedin de itirafçı oldun diye sormamaktadır.

Diğer taraftan hala yargıda kalan FETÖ’cüler, en ağır cezaları vermeye devam etmektedir.

Yine yurt dışı kaynaklı olarak ekonominin kötü olacağı kaygısı sürekli pompalanmaktadır ki tek tutar dalları bu nokta kalmıştır.

Bir müddet sonra altıncı aşamaya geçilecektir. Bu dönemde tüm mağdur olanlar gerek büyü, gerek ise ikna yöntemi ile silahlı örgüt üyesi olarak eyleme hazır hale gelecektir.

İhtimal vermiyorum diyenleri duyar gibiyim, kürsüde Allah deyip ağlayan bir kişinin bunları yapacağına ne kadar ihtimal veriyordunuz? 

Peki, Abdullah ÖCALAN, karısı ve iki arkadaşı tarafından kurulan saçma sapan ve hiçbir mantığı olmayan PKK’yı koskoca Türkiye Cumhuriyeti, 40.000’ni aşkın şehide rağmen bitiremiyor buna bir anlam verebiliyor musunuz?

GÜLEN’in ne kadar hırslı ve acımasız olduğu okuduk, dini görüşünün ne olduğu belli olmayan bu kişi Türkiye’yi tamamen karıştırmadan ölmek istemez. Sayılı günleri kaldığına göre elini çabuk tutmak isteyecektir. Yurt dışına kaçışlar çok artmış olup eğitimlere başladıklarına dair haberler gelmektedir. 

2019 ve 2020 yılları FETÖ’nün altın vuruş yılları olacağına benzemektedir.