Türkiye Çanakkale / Kardeşliğimizin zaferi



ID:41712
Yayınlanma:
18 Mar 19

Bugün; Türk’ü, Kürt’ü, Arap’ı, Çerkez’i, Laz’ı... 400 bin vatan evladının, küffara karşı kol kola verip şehadet şerbetini içtiği destan-ı kebirin 104. yıldönümü.

Türk tarihinin altın sayfalarından olan, eşsiz kahramanlıkların yaşandığı, vatan ve millet sevgisinin sembolleştiği, ülkenin her köşesinden gelen gençlerin kutsal saydığı değerler için canını feda ederek “Çanakkale geçilmez” destanını yazdığı Gelibolu Yarımadası’nda, eşsiz zaferin 104. yıl dönümünde gerçekleştirilecek törenlerin hazırlıkları tamamlandı.

Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi’nin 104. yıl dönümü dolayısıyla tarihi Gelibolu Yarımadası’nda bugün yapılacak törenler için tüm hazırlıklar tamamlandı. Türk tarihinin altın sayfalarından olan, eşsiz kahramanlıkların yaşandığı, vatan ve millet sevgisinin sembolleştiği, ülkenin her köşesinden gelen gençlerin kutsal saydığı değerler için canını feda ederek “Çanakkale geçilmez” destanını yazdığı Gelibolu Yarımadası, eşsiz zaferin 104. yıl dönümünde düzenlenecek törenlere hazır.

Kültür ve Turizm Bakanlığı Çanakkale Savaşları Tarihi Alan Başkanlığı koordinesindeki 210 kişilik ekip, tören öncesi hazırlık çalışmalarını titizlikle yürüttü. Tören alanına 3 bin kişilik portatif tribün, protokol çadırı, ses sistemleri ve iki büyük ekran kuruldu. Bölgede peyzaj düzenlemesi yapılmasının yanı sıra belirlenen kısımlar yeşillendirildi. Şehitler Abidesi çevresine 15 bin kırmızı ve beyaz şakayık dikildi.

“1915’li tıbbiyelilerin tamamı Çanakkale’de şehit düştü”

Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Cevdet Erdöl, “1915 yılında Tıbbiye’ye kaydolan 1. sınıf öğrencilerinin tamamı Çanakkale’de şehit düştü ve bu nedenle de Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane 1921 yılında hiç mezun veremedi.” dedi. Prof. Dr. Erdöl, açıklamasında, tıbbiyeli ruhunun her daim milli mücadele bilincinin içinde kendine yer bulduğunu ifade ederek, “Öncü meslektaşlarımız ya bayrakları bayrak yapmak için dökülmüş kanların sahibi Mehmetlere şifa olanlardan, ya da bu toprakları vatan kılmak için şehadet şerbetini içenlerden olmayı seçmişlerdir.” dedi.

1915 yılından itibaren Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane öğrencilerinin Çanakkale başta olmak üzere tüm cephelerdeki değişik hastanelere dağıtıldıklarını anlatan Erdöl, şöyle devam etti: “1915 yılında tüm hocaların ve öğrencilerin askeri birliklere dağıtılması nedeniyle Mekteb-i Tıbbiyye-i Şahane bir yıl kapalı kaldı ve burası Hilal-i Ahmer Hastanesi olarak hizmet verdi. 1. Dünya Savaşı boyunca toplam 765 tıp öğrencisinden 346’sı şehit düştü ve geri dönemedi. 1915 yılında Tıbbiye’ye kaydolan 1. sınıf öğrencilerinin tamamı Çanakkale’de şehit düştü ve bu nedenle de Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane 1921 yılında hiç mezun veremedi.”

Çanakkale Savaşı’nda, tıbbiyelisinden mülkiyelisine, müderrisinden dervişine, aydın ve eğitimli sınıfın da cepheye gönüllü olarak müdahil olduğuna dikkati çeken Erdöl, Çanakkale Savaşı’nın başlamasıyla birlikte, Tıbbiye’deki alet edevatların bu bölgeye nakledildiğini anlattı.