ABD Amerika'nın Tek Taraflı Yaptırımlarına Toplu Tepki



ID:42791
Yayınlanma:
18 Nis 19

Amerika kendi siyasi amaçları doğrultusunda başka ülkelere karşı her türlü yaptırımlar uygulamakta uzun bir geçmişe sahiptir.

Bu ülke 20'inci yüzyılda düşmanları ve rakiplerine karşı ekonomik savaş çerçevesinde farklı mali, ticari ve ekonomik yaptırımlardan maksimum derecede yararlandı. Bu yaptırımlar, Amerika'nın girişimleri ve siyasetlerine karşı çıkmak veya Amerika'ya tehdit oluşturulduğu iddiası ile düşmanlara veya rakiplere uygulandı. 
Washington 21'inci yüzyılda da yaptırım siyasetini şiddetli bir şekilde sadece düşmanları ve rakiplerine değil hatta kimi ortaklarını bile uygulamakla tehdit etmiştir.
Amerika'nın özellikle de hasım ve rakip ülkelere, siyasi, ticari, güvenlik ve hatta insan hakları bahanesi ile uyguladığı yaptırımlar ve baskı siyasetinin asıl nedeni Washington çıkarlarının sağlanması çerçevesinde değerlendirilmelidir.
Rusya Enerji Bakanı Alxsandr Novak Amerikan yaptırımları ile ilgili, "Artık tüm dünyanın, Washington'un liderlerini beğenmediği çeşitli ülkelere karşı kontrolsüz bir şekilde uyguladığı farklı yaptırımlardan dolayı yorulduğunu. " belirtti.
Donald Trump başka ülkelere karşı güttüğü hedefleri, baskılar ve özellikle de yaptırımlar aracılığı ile "yarı kaba güç" çerçevesinde etkin ve kullanışlı bir yöntem olarak gerçekleştirmek istiyor. 
Amerika Dışişleri Bakanlığı Avrupa ve Avrasya İşleri Bakan Yardımcısı Aaron Wess Mitchell bu konuya ilişkin, " Yaptırımlar stratejik bir araçtır. Hali hazırda Amerika dünya çapında 4190 yaptırım uygulamaktadır. Bu rakamın 580'i Rusya aleyhindeki yaptırımlardır." Dedi.
Amerika'nın yaptırıma dayalı yaklaşımının tek taraflı yaptırımlar uygulamak sureti ile faklı ülkelere karşı şiddetle devam etmesi, uluslararası düzeyde toplu tepkilere neden olmuştur. Bu doğrultuda Rusya, Çin, İran İslam Cumhuriyeti, Suriye, Venezuela, Küba, Bolivya ve Zimbabve 15 Nisan Pazartesi gece Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Alxander Pankin tarafından Birleşmiş Milletler Teşkilatı Ekonomik ve Sosyal Konseyi oturumunda okuduğu ortak bildiride Amerika'nın tek taraflı yaptırımları ve hedeflerini kınadılar.
Bildiride Amerika'nın tek taraflı kısıtlayıcı ekonomik girişimlerden başka ülkelerin yasal yönetimlerini değiştirmeye yönelik kullanılmasının yanı sıra kimi küresel piyasaların da tekele almaya çalışmasına vurgu yapıldı.
Alexander Pankin şöyle vurguladı:" Biz, bazı ülkelerin özellikle de Amerika'nın başka ülkelere karşı tek taraflı girişimleri ve yasa dışı kısıtlayıcı ekonomik girişimleri uygulaması konusunda, derin kaygılarımızı bildirmek istiyoruz. Böyle girişimler Uluslararası Toplumun 2030'a Kadar Sürdürülebilir Kalkınması programı, uluslararası hukuk ve Birleşmiş Milletler Teşkilatı Anlaşmasına ters düşmektedir. "
Bildiriyi imzalayan ülkeler açısından, Amerika'nın tek taraflı yaptırımları, ülkelerin iç ve dış siyasetteki serbest seçim haklarını ayaklar altına alınması demektir. Başka bir taraftan ise bu yaptırımların her zamandan daha fazla başka ülkelerdeki yasal hükümetlerin devrilmesinin yanı sıra ticari rakiplerin devre dışı bırakılması ve küresel piyasaların tekelini elinde bulundurması hedefi ile hayata geçirilmesi daha da kaygı vericidir.
Görünen o ki Washington'un BM Güvenlik Konseyi onayı olmadan tek taraflı yaptırımlar uygulamasına karşı çıkmak ve buna tepki göstermek, bir zarurettir. Böylece Amerika da bu alandaki yaklaşımını revize etmek zorunda kalacaktır.
 Bu doğrultuda ortak bildiri yayımlayan bu ülkeler, Amerika'nın yaptırımcı girişimlerine karşı tüm ülkelerin ortak bir tutum sergilemesini istiyor.
Bu hususun bariz bir örneği de Amerika'nın Bercam Nükleer Anlaşmasından çekildikten sonra İran aleyhine uyguladığı yaptırımlar meselesidir. Bu girişimin ardından Rusya, Çin, Almanya, Fransa ve Britanya'nın yanı sıra Avrupa Birliği de bu yaptırımlara karşı tepki gösterdiler./