Ortadoğu Seyyid Hasan Nasrullah Açısından Amerikan Emperyalizmi



ID:42983
Yayınlanma:
24 Nis 19

Lübnan Hizbullah Hareketi Genel Sekreteri Seyyid Hasan Nasrullah Amerika'nın İran İslam Cumhuriyetine karşı hasmane girişimlerine, ayrıca diğer ülkelerin de bu girişimlere karşı tavırlarına tepki olarak bu süreci modern emperyalizm olarak adlandırdı.

Amerika Dışişleri Bakanı iki gün önce Washington'un İran'dan petrol alma muafiyetine sahip olan 8 ülkenin artık bu muafiyetten yararlanamayacağını ve bu ülkelerin 2 Mayıs 2019'dan sonra artık İran'a yönelik yaptırımlara tamamen uymaları gerektiğini bildirdi.

Lübnan Hizbullah Hareketi Genel Sekreteri Seyyid Hasan Nasrullah Amerika hükümetinin bu girişimini emperyalizmin yeni tecellileri olarak niteleyerek bu süreç için belli özelliklerin ve göstergelerin olduğunu söyledi.

İlk gösterge, uluslararası düzenin orman kanununa göre yönetilmesidir. Orman kanununda eksen öğe güçtür. Böyle bir sistemde yasa ve normlar hiçe sayılır. Seyyid Hasan Nasrullah açısından zorbalık ve güce dayanan davranışlar, kuralsızlık ve yasanın itibarsızlaşmasına yol açacaktır.

Donald Trump ve mevcut Amerikan hükümetinin yaptığı da böyle bir modelin açık bir örneğidir. Trump açısından, kendi söyledikleri yasa sayılmalı ve başka ülkeler de bu sözde yasaları uygulamak ve hayata geçirmek zorundadır. Böyle bir modelde terörizmin desteklenmesinin yanı sıra terörizm ile mücadele iddiaları da asıl teröristi destekleyenler tarafından ortaya atılır. Hatta terörizm ile gerçekten mücadele eden ülkeler bile terörizmi desteklemekle suçlanır. Bunun açık bir örneği ise İslam İnkılabı Devrim Muhafızlarının Amerika tarafından terör örgütü olarak ilan edilmesidir.

İkinci önemli gösterge ise, Trump yasalarının karşısında duran veya ona karşı çıkan herkesin cezalandırılmasıdır. Yaptırımlar, bu davranış türünün açık bir örneğidir. Lübnan Hizbullah Hareketi Genel Sekreteri Seyyid Hasan Nasrullah'a göre İran, Suriye ve Venezuela'ya yönelik yapılan yaptırımların sebebi, Amerika'nın savaş sahasında elde edemediğini yaptırımlar yolu ile elde etmek isteğidir.

Üçüncü gösterge ise, Amerika'nın yeni ve modern emperyalizminin dünyanın başka ülkeleri ve özellikle de güçlü ülkeleri umursamadan hayata geçirilmeye çalışılmasıdır. Seyyid Hasan Nasrullah bu özelliği, tüm dünyaya yapılan bir tecavüz olarak niteledi. Çünkü Amerika bu tür girişimleri ile tüm uluslararası kurumlar ve kuruluşların ve başka ülkeler ve ortakları ve müttefiklerinin çıkarlarını bile göz ardı etmiştir. Gerçekte Trump, "oldu bitti siyasetini" seçimlerdeki sloganı olan "önce Amerika" sloganı çerçevesinde izlemeye devam edip başka ülkelerin de bu siyasete uymasını beklemektedir.

Dördüncü gösterge ve özellik ise, emperyalist ülkelerin alt grubu ve köle konumunda olan ülkelerin var olması ve emperyalist ülkelerin tavırlarının masraflarını ödeyen ülkelerin olmasıdır. Geleneksel emperyalizmde, emperyalist ülkeler kendileri zorba davranışları ve tavırlarının masraflarını ödüyorlardı. Ancak modern emperyalizmde bu masraflar mali kaynağa sahip olan küçük ülkeler tarafından karşılanmaktadır.

Batı Asya bölgesinde Suudi Arabistan ve BAE bu alt grup ülkeler arasında yer alıp Amerikan siyasetlerinin masraflarını karşılamaktalar.

Bu ülkeler, Amerika'dan gördükleri destek karşılığında başka ülkelerin içişlerine karışıp aynı zamanda uluslararası toplumdan da karşı bir tepkiye maruz kalmıyorlar. Çünkü emperyalist güç yani Amerika, bu ülkelere karşı hayata geçirilmesi planlanan her girişimi ve öneriyi veto ediyor. Bunun bir örneği ise Amerikan Temsilciler Meclisinin Suudi Arabistan'ın Yemen savaşında desteklenmesinin kesilmesini ve durdurulmasını öngören kararın Amerikan hükümeti tarafından veto edilmesi idi.