Suriye Suriye'den ABD'ye suçlama: ABD nükleer silahlanmanın yayılması anlaşmasını ihlal etti



ID:43387
Yayınlanma:
07 May 19

Suriye’nin Birleşmiş Milletler daimi temsilcisi Beşşar Caferi, Suriye’nin nükleer silahsızlanma ve yayılmasının önlenmesine yönelik çok taraflı eylemlerin önemine inandığına dikkat çekerek, ABD’nin nükleer silahların yayılmasının önlenmesine ilişkin en ihlalci taraf olduğuna ve bu hususta ırkçı İsrail'in işgal varlığının ihlallerini koruduğuna dikkat çekti.

Birleşmiş Milletler Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Anlaşması (NPT) İnceleme Konferansı Hazırlık Komitesinin üçüncü oturumunda konuşan Caferi, Suriye’nin 1968’de, Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Anlaşması’na (NPT) katıldığını ve 1992’de IAEA’nın koruyucu konsey anlaşmasını imzaladığını ve Güvenlik Konseyi’nde üyeliği esnasında 2003 yılında, Orta Doğu’da (Batı Asya) nükleer silahlardan ve diğer tüm kitle imha silahlarından arındırılmış bir bölgenin kurulması için bir karar taslağı sunduğunu, ancak ABD’nin, bu taslağın kabul edilmesini engellediğini ve bu nedenle Güvenlik Konseyi’nde mavi renkte mapus olarak kaldığını söyledi.

Caferi, Suriye’nin yükümlülüklerini yerine getirdiği zamanda batılı bazı ülkelerin ırkçı İsrail’e Dimona reaktörü, malzeme, uzmanlık ve nükleer teknoloji sağlama konusunda yükümlülüklerini yerine getirme zorunluluğunu, yüzlerce nükleer savaş başlığı ve teslimat araçlarının yanı sıra nükleer füze taşıyabilen ve fırlatabilen ileri düzey Alman denizaltıları sağlama zorunluluğu getirdiğini de bildirdi.

Caferi, Güvenlik Konseyinin “İsrail”den nükleer tesislerini uluslararası atom enerjisi ajansının garantörlüğü altına girmesini talep ettiğini ancak bugün uluslararası barış ve güvenliği koruma ve yayılmasının önlenmesine özen gösterdiklerini iddia eden bazı ülkelerin bu kararın uygulanması için ne yaptıkları sorusuna, hiçbir şey yapmadıklarını belirterek, söz konusu ülkelerin yaptıkları tek şeyin Suriye’ye yçnelik yalan yanlış ithamlar yüklemek olduğunu ve böylece İsrail’in nükleer programını korumaktan başka bir şey yapmadıklarını vurguladı.

Caferi: “ABD liderliğindeki bazı ülkelerin, Wikileaks belgelerinin ortaya çıkardığı siyasi şantaj gündemine hizmet etme planının uygulanmamasına izin vermemesi üzücüdür” dedi ve bu nedenle söz konusu planın uygulanmamasındaki sorumluluğun tamamı Suriye’de değil ABD’dir” dedi.

Caferi, ABD temsilcisinin Suriye ile ilgili yaptığı açıklamada ikiyüzlülüğün en yüksek bir ifadesi olduğunu çünkü ABD’nin nükleer silahların yayılmasının önlenmesine yönelik sistemi en fazla ihlal eden taraf olduğunu söyledi.

Caferi, “eğer ABD sadık ise İsrail’i Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme anlaşmasına girmeye mecbur eder ve nükleer tesislerini Ajansın tasarrufu altına koyardı” diye belirtti.