Filistin Filistinliler Tek vücut, Yüzyılın Anlaşmasına Karşı



ID:43553
Yayınlanma:
11 May 19

Amerikan kumpası Yüzyılın Anlaşması, hala resmi olarak açıklanmasa da Filistinli gruplar Amerikan'ın bu planına karşı görüş birliğine varmıştır.

Trump hükümetinin Batı Asya’daki en önemli stratejilerinden biri, Yüzyılın Anlaşması adlı sinsi projedir. Bu plan, açık bir şekilde Siyonist İsrail çıkarları doğrultusunda hayata geçirilmek istenmektedir. Bu yüzden planın büyük kaybedeni, kesin olarak Filistinliler olacaktır.
Yüzyılın Anlaşmasında iki hükümetli çözüm önerilmezken üstelik Siyonist Rejim tarafından işgal edilen Filistin topraklarının bir bölümü de İsrail’e bırakılmak isteniyor.

 Filistinlilerin dini, tarihi ve toprak sembolü olan Kudüs de Trump’ın Aralık 2018 kararı ile pratikte Siyonist Rejim İsrail’e verilmiştir. Bu doğrultuda Filistin’in Birleşmiş Milletler'deki temsilcisi Riyad Mansur , Filistinlilerin  Yüzyılın Anlaşmasını Siyonist Rejimin çıkarlarını tek taraflı olarak sağladığına değinerek, "Yüzyılın Anlaşması projesi Filistinliler için bir faydası olmayacaktır, çünkü işgal altındaki toprakların Siyonist İsrail’e bırakılması ve Filistinlilerin ana vatanlarına dönme haklarını inkara dayalıdır." dedi. 

Buna rağmen Yüzyılın Anlşaması, sadece Filistin coğrafyasının Korsan İsrail Rejimi tarafından işgal edilmesi demek değildir; Filistin’in her türlü savunma ve askeri güç hakkından yoksun bırakılmasıdır. Çünkü haber  kaynaklarının bildirdiğine göre bu projede ordusuz ve silahlı kuvvetleri olmayan bir Filistin ülkesinin oluşturulması hedeflenmiştir.

İranlı uluslararası ilişkiler uzmanı Hasan Hanizade bu hususta şöyle diyor: 

"Yüzyılın Anlaşmasında söz geçen tek silahlı kuvvet, kişisel polis bireyleridir. Bu bakımdan Amerika ve Siyonistler tehlikesiz ve silahsız bir Gazze peşindedirler. Zaten onlar eskiden beri bunu düşünüyorlardır. “

Böyle bir durum, Siyonist Rejiminin nükleer bombaya sahip olduğu bir vaziyette yaşanmaktadır. Buna ilaveten, Amerika ve korsan rejimin bu isteği, onların Direniş Güçlerinin füze ve savunma gücü karşısında çaresiz kaldıkları bir dönemde öne sürülmektedir. Nitekim işgalci rejim, sadece 2 ve 4 gün süren  Ekim 2018 ve Mayıs 2019 savaşlarında yenilgiye uğramış ve Netanyahu da ateşkesi kabul etmek zorunda kalmıştı.

Yüzyılın Anlaşmasının yeni maddelerinin ortaya çıkması özellikle de Filistin’in ordusuz ve silahsız olmasının istenmesi, Filistinliler tarafında da bu ırkçı projeye karşı ortak bir tutum sergilenmesine yol açmıştır.

Bu doğrultuda Filistin Dışişleri Bakanlığının yayımladığı bildiride, ”Amerika’nın Yüzyılın Anlaşması adlı projesi ve önerisi, işgal altındaki Filistin topraklarında Apartheid rejimin derinleştirilmesi ve yasallaştırılmasına yönelik bir girişimdir." Denildi.

Daha önce ise Filistin İslami Cihat Teşkilatı ve HAMAS da Yüzyılın Anlaşmasına karşı ortak bir cephe oluşturduklarını duyurmuşlardı.
Buna paralel olarak Filistinli gruplar bazı Arap ve İslam ülkelerini Yüzyılın Anlaşmasına karşı durmalarını istediler. Bu doğrultuda HAMAS’ın Tahran temsilcisi Halid Kuddumi Arap ve İslam dünyasının yanı sıra dünyadaki başka özgürlükçü hareketlerin de Siyonist Rejim karşısında direnmeleri gerektiğine vurgu yaparak Arap ve İslam ülkelerinin siyasi ve diplomatik düzeyde de Amerika hükümetinin cinayetleri ve zorbalığına karşı etkili tutum sergilemelerini istedi.

Son bir yılda sergilenen dış baskılar ve Filistinli grupların baskıları, Amerika hükümetinin Yüzyılın Anlaşmasını hayata geçirmesini ertelemesine neden oldu. 

Hiç şüphesiz, Filistinli gruplar arasındaki konsensüsün kuvvetlendirilmesi ve Yüzyılın Anlaşmasına karşı çıkan İslam-Arap ülkelerinin sayısının artması, Washington’un ırkçı projesini hayata geçirmekteki tereddütlerini arttıracaktır.