Düşünce ve Alıntı Yazılar Atatürk’ün mirası ve Erdoğan Türkiye’si / Murat Yetkin



ID:43788
Yayınlanma:
19 May 19

"Türkiye, bugün Orta Doğu Bataklığına saplanmış bir ülke olarak görülüyor ne yazık ki"

Gazeteci Murat Yetkin blogunda kurtuluşun ilk adımının atıldığı 19 Mayıs 1919'dan bugüne kadar olan süreci yazdı. Avrupa'nın Doğu'ya açılan kapısı olarak görülen Türkiye'nin artık Orta Doğu'nun bataklığına saplanmış bir ülke olarak görüldüğünü söyledi. Atatürk'ün “Basın özgürlüğünden kaynaklanan sorunların çözümü, yine basın özgürlüğüdür” sözlerine yazısında yer veren Yetkin, "19 Mayıs’ın ilk yüzüncü yılı hepimize kutlu olsun" dedi.

Yetkin'in yazısının ilgili bölümü şöyle:

"Etrafındaki siyasiler “Basın da her şeyi yazıyor” diye yakınıp önlem istediğinde Atatürk’ün yanıtı “Basın özgürlüğünden kaynaklanan sorunların çözümü, yine basın özgürlüğüdür” cevabını vermişti, tarih 1930’lardı.Bugün 19 Mayıs’ın 100’üncü yılında, Türkiye’nin iyi geleceğine inanan bir gazeteci olarak Mustafa Kemal Atatürk’ü bu özlü sözüyle de hatırlamak istiyorum. 19 Mayıs’ın ilk yüzüncü yılı hepimize kutlu olsun.

"Bir zamanlar Avrupa Konseyinin kurucu üyesi olan, Avrupa’nın Doğu’ya açılan kapısı sayılan Türkiye, bugün Orta Doğu Bataklığına saplanmış bir ülke olarak görülüyor ne yazık ki"

Demokrasiye geçiş, ülkeyi İkinci Dünya Savaşının ateşinden sakınan, Atatürk’ün kurmayı, sağ kolu İsmet İnönü’ye düştü; 1950’de yapılan ilk çok partili, serbest seçimi, tek parti CHP’si içinden çıkan Demokrat Parti kazandı. Bundan elli küsur yıl sonra bu sistem, Kasım 2002’de, İslamcı/muhafazakâr kökten gelen, eski İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Tayyip Erdoğan önderliğindeki Adalet ve Kalkınma Partisini (AK Parti) iktidara getirdi.

Bir zamanlar Avrupa Konseyinin kurucu üyesi olan, Avrupa’nın Doğu’ya açılan kapısı sayılan Türkiye, bugün Orta Doğu Bataklığına saplanmış bir ülke olarak görülüyor ne yazık ki. Özellikle 2010 sonunda patlayan ve Arap Baharı adı takılan isyanlarda, özellikle de Suriye iç savaşına müdahil olmasıyla bu görüş koyulaşıyor. Suriye iç savaşında izlenen ve artık vaz geçilmek istense de geçilemeyen siyaset sadece Türkiye’nin adını –vatandaşların çoğunu utanç içinde bırakarak- bir takım Selefi terör örgütleriyle aynı cümle içinde anılmasına yol açmakla kalmadı. Evet, ülkede terörü de çok daha kanlı boyutlarla azdırdı ama asıl en yakın müttefiki ABD ile karşı karşıya getirdi. Evet, ABD’nin IŞİD’e karşı PKK’yı müttefik belirlemesi ağır bir hatadır. Öte yandan 1999’da PKK liderinin yakalanmasında en büyük yardımı yapan da aynı ABD idi. Türkiye Rus yapımı füzeler nedeniyle ABD ile ortak ürettiği silahları alma mücadelesi de veriyor ve Rusya ile de işler sanıldığı kadar iyi değil. Bu dönemde, Atatürk’ün veciz sözünden alınarak Türk Dış Politikasının esasını oluşturan “Yurtta sulh, cihanda sulh” ilkesinin hasar aldığına tanık oluyoruz.

Bunlar tabii yaygın bir şekilde yazılıp konuşulamıyor. Medya kuruluşlarının yüzde 90 kadarının sahipliği Erdoğan yörüngesindeki iş insanlarında.

Etrafındaki siyasiler “Basın da her şeyi yazıyor” diye yakınıp önlem istediğinde Atatürk’ün yanıtı “Basın özgürlüğünden kaynaklanan sorunların çözümü, yine basın özgürlüğüdür” cevabını vermişti, tarih 1930’lardı.Bugün 19 Mayıs’ın 100’üncü yılında, Türkiye’nin iyi geleceğine inanan bir gazeteci olarak Mustafa Kemal Atatürk’ü bu özlü sözüyle de hatırlamak istiyorum. 19 Mayıs’ın ilk yüzüncü yılı hepimize kutlu olsun."