Filistin Filistin, hala İslam dünyasının birinci meselesi



ID:44127
Yayınlanma:
30 May 19

Mübarek Ramazan ayının son cuması İslam cumhuriyeti nizamının kurucusu rahmetli İmam Humeyni’nin –ra- girişimi ile dünya Kudüs günü olarak adlandırıldı.

Bu yıl Kudüs günü, Ramazan ayının son cuması olan 31 mayıs 2019, hk 26 Ramazan gününde İran ile birlikte diğer bir çok Müslüman ülkede etkinlikler ve yürüyüşlerle kutlanacaktır. 

İran dışişleri bakanlığı sözcüsü seyit Abbas Musevi Salı günü Kudüs günü eşiğinde yaptığı açıklamada, “İslam vücudunun bir parçası olan Filistin meselesi, Amerika’nın müdahaleleri ve bazı bölge ülkelerinin boş hayalleri nedeni ile hala çözümsüz kaldığını” söyledi.

Musevi, “Filistin meselesinin İslam dünyası konularının en başında bulunduğuna” işaretle, bu yıl dünya Kudüs gününde tüm dünyanın Kudüs’ün özgürlüğünü haykıracaklarını söyledi.

Amerika ve dünya müstekbirlerinin komploları en az 70 yıldan beri Filistin milletine karşı devam etmektedir. Trump’ın başında bulunduğu Amerika’nın görevde olan hükümeti bu akımdan müstesna olmazken üstelik yükseklerden uçan bir hareketle “Asrın Anlaşması” adı altında yeni bir kumpası gerçekleştirmeye çalışıyor. Amerika dışişleri bakanlığı son günlerde bu kupmastan, “Batı Asya’da yeni girişimler” olarak da söz ediyor.

Tabi ki bu kumpasın, eski planların mahiyetini taşıdığı, fakat adının değiştiği anlaşılıyor.

İran İslam Cumhuriyeti dışişleri bakanlığı sözcüsü seyit Abbas Musevi, Asrın Anlaşması adlı Amerika-siyonist rejimin hain planı hakkında şöyle diyor: Gerçi yapılan tahminler, Asrın Anlaşması konusunun ebter (akim) kalacağı yönünde fakat yine de bu konuda uyanık olmak gerekir.

Mevcut karineler, Trump’ın Asrın Anlaşması olarak bilinen planının yavaş yavaş ve adım adım yürütülmekte olduğunu gösteriyor. 
Gerçi son bir yılda, Arap ülkelerini Siyonist rejime eşlik etmeye yönelik bazı çalışmalar gün yüzüne çıktı fakat Amerika ve Siyonist rejim, Asrın Anlaşması kumpasını gerçekleştirmek için bir çok engelle karşı karşıya olduğnu gösteriyor. 

Hamas’ın Tahran temsilcisi Halid Kaddumi, Asrın Anlaşması’nın gerçekleşip gerçekleşmeyeceği ile ilgili değerlendirmesinde şöyle dedi: Bir gecikmenin yaşandığını sanmıyorum zira onlar projenin ilk girişimlerine başlamışlar ve bu bağlamda bazılarını da gerçekleştirmişler, örneğin başkent ve elçiliği Kudüs’e taşımak, direnişe karşı baskı vb. Asrın Anlaşması altında yapılan bu faaliyetlerin bazırlarıdır.

Filistin islami cihad hareketi temsilcisi Nasır Ebu Şerif de, kudüs’ün ilhak konusunun geciktiğini fakat gelecek aylarda gerçekleşeceğini, bu yüzden siyonist rejim ve Amerika’nın direniş ve bölgenin büyük ülkeleri ile direniş çizgisinde Asrın Anlaşmasına karşı olan ülkelere daha fazla baskı uygulamak istediklerini belirtiyor.

İslam dünyası ve Filistin meseleleri uzmanı Sabah Zengene de Amerika’nın İran’a baskıları ve Asrın Anlaşması’nı tanıtma arasındaki bağlantıyı değerlendirerek şöyle diyor: Görünüşe göre Amerika’nın Fars Körfezi’ndeki son askeri ve güvenlik eylemleri sadece İran’ı etkilemek için değil; beyaz saray bu eylemlerle batı Asya’daki hedeflerine uygun bazı değişiklikler yapmak istiyor, bunun bir bölümü Bercam, İran’ın füze kabiliyeti ve bunlara ilaveten bir bölümü de Asrın Anlaşması ile ilgilidir.

Bu yüzden iki seçenek söz konusudur; Amerika-israil-Arabistan üçgenin kumpaslarına teslim olmak veya direnmek.

Bölgenin mevcut durumunda Kudüs günü muhakkak direniş akımının denenmesi açısından önemli bir mesaj taşıyor. Bu yüzden Ramazan ayının son Cuma günü, sıradan bir gün değildir. Bu yüzden Kudüs ve İntifada Kurumu Başkanı General Şerif, Kudüs günü sloganını “ Dünya Kudüs günü, Yüzyılın anlaşmasının başarısızlığı, Filistin davasının sağlamlaştırılması" olarak ilan etti.