Alıntı Yazılar Türkiye'den Rusya'ya pek çok ülke neden gelişmeleri yakından takip ediyor? / Ömer El Tayyip



ID:44454
Yayınlanma:
08 Haz 19

Sudan'da onlarca insan silahlarla öldürüldü, paramiliter gruplar sokaklarda şiddet saçıyor, ayrım yapmadan ateş açıyor ve sivilleri darp ediyor.

3 Haziran'dan itibaren protestolara yönelik müdahaleler sonucunda Sudan'ın sürüklendiği şiddet sarmalında hükümete göre 46, muhalefetle bağlantılı doktorlara göre en az 113 kişinin yaşamını yitirmesine yol açtı.

Hartum'da yaşananlar Ankara'dan Moskova'ya, Riyad'dan Kahire'ye kadar dünyanın farklı bölgelerindeki başkentlerde yakından takip ediliyor.

Sudan'daki hangi ülkelerin nasıl çıkarları bulunduğunu ve çatışmaları nasıl şekillendirebileceklerini inceledik.

Sudan'da darbenin ardından Suudi Arabistan ve Körfez'deki müttefiklerinin etkisi arttıTelif hakkıAFP
Image captionSudan'da darbenin ardından Suudi Arabistan ve Körfez'deki müttefiklerinin etkisi arttı

Suudi-Mısır-BAE ekseni

Orta Doğu genelinde çatışmaları etkileyen faktörler Sudan'da da etkili. Özellikle de bir tarafta Suudi Arabistan ve Körfez'deki müttefikleri, diğer tarafta Türkiye ve Katar'ın bulunduğu bölgesel çekişme.

Suudiler, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Sudan'ın komşusu Mısır ile birlikte Hartum'daki yeni askeri yönetime büyük destek verdi.

Üç ülke de bölgedeki halk hareketlerinin etkilerini sınırlı tutmaya çalışıyor, özellikle de Müslüman Kardeşler'i kendi iktidarlarına bir tehdit olarak görüyor.

Riyad ve Abu Dabi, Sudan'ın askeri yönetimine temel ihtiyaçların ithali ve Sudan poundunun değerini koruması için acilen ihtiyaç duydukları kaynakları 3 milyar dolarlık bir krediyle sağladı.

Bu ay protestoculara müdahale başlamadan önce Sudanlı üst düzey generaller Riyad, Abu Dabi ve Kahire'yi ziyaret etmiş, bu hamlelerine diplomatik destek talep etmişlerdi.

Bu ülkeler Sudan'ı uzun zamandır yöneten Ömer El Beşir'in devrilmesinden sonra Hartum'daki etkilerini artırdı.

Ömer El Beşir döneminde Sudan'ın Türkiye ile ilişkisi yakınlaşmıştıTelif hakkıGETTY IMAGES
Image captionÖmer El Beşir döneminde Sudan'ın Türkiye ile ilişkisi yakınlaşmıştı

Türkiye ve Katar

Diğer tarafta ise İslamcı bir eksenin liderliğini yapan Türkiye ve Katar var. Bu eksenin de Sudan ile uzun yıllara dayanan ilişkisi bulunuyor.

Katar Afrikalı partnerinin tarım ve gıda sektörlerine yatırım yapıyor.

Türkiye ise Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde Ömer El Beşir ile yakın ilişkiler kurdu.

Bu iki ülke Mart 2018'de, bir zamanlar Osmanlı İmparatorluğu'nun Kızıldeniz'de kontrol ettiği Sevakin Adası'nın geliştirilmesi ve muhtemel bir Türk donanma üssü inşası için Sudan ile 4 milyar dolarlık bir anlaşma imzalamıştı.

El Beşir 30 yıllık iktidarı süresince iki ekseni de yanında tutmayı başarmıştı. Örneğin bir yandan İslamcılarla dostluk kurarken diğer yandan da Suudi Arabistan'ın Yemen'deki Husi milislere karşı operasyonuna asker göndererek destek vermişti.

El Beşir, İran ile yakın ilişkilerini ise 2015'te Suudi Arabistan'a yaptığı ziyaretin ardından aniden kesmiş, ülkedeki tüm İran kültür merkezlerini kapatmıştı.

Darbenin ardından ülkenin başına geçen askeri yöneticiler, özellikle de Geçici Askeri Konsey'in lideri Korgeneral Abdül Fettah El Burhan ve iki numarası Korgeneral Muhammed Hamdan Dagalo'nun Suudilerle yakın ilişkileri olduğu belirtiliyor.

Sudan'daki demokrasi yanlısı protestocular, iktidar sivil bir yönetime geçene kadar gösterilere devam edeceklerini söylüyorTelif hakkıGETTY IMAGES
Image captionSudan'daki demokrasi yanlısı protestocular, iktidar sivil bir yönetime geçene kadar gösterilere devam edeceklerini söylüyor

Afrika Birliği'nin etkisi

Bu iki eksen de Sudan sokaklarında gösterilerini sürdüren muhaliflerle aynı safta değil ve Sudan'ın gerçekten demokrasiye kavuşmasıyla ilgilenmiyorlar.

Mevcut protestolar aralarında sivil toplum örgütleri, sendikalar ve solcuların da bulunduğu bir grup tarafından koordine ediliyor. Protestocular Güney Sudanlı isyancıların da sempatisini kazanmış durumda.

Protestolara Batı ülkeleri ve Afrika Birliği destek veriyor. Afrika Birliği Sudan'ın üyeliğini dondurmuş, iktidarın sivil bir geçiş hükümetine devredilmemesi durumunda daha sert adımlar atılacağını açıklamıştı.

Sudan Afrika Birliği'ndeki güçlü bir üyeye, dönem başkanlığı yapan Mısır'a güveniyor.

Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed Cuma günü başkent Hartum'a giderek protestocularla askeri yönetim arasında arabuluculuk yapmaya çalıştı.

Fakat muhalefet, ordunun daha önce yapılan anlaşmayı bozduğunu ve bu yüzden onlara güvenemeyeceklerini söyleyerek bir görüşme yapmayı reddetti.

Reuters'a konuşan Özgürlük ve Değişim Güçleri Deklarasyonu'nun liderlerinden Madani Abbas Madani "Askeri konsey bir yandan bizi diyaloga davet ederken diğer yandan sokaklardaki yurttaşlara korku salıyor" dedi.

Sudan'ın Kızıldeniz'e açılan limanı, uluslararası ittifaklar açısından stratejik bir önem taşıyorTelif hakkıGETTY IMAGES
Image captionSudan'ın Kızıldeniz'e açılan limanı, uluslararası ittifaklar açısından stratejik bir önem taşıyor

Rusya, Çin ve ABD

Bölgesel güçlerin Sudan'daki etkisi, ABD veya AB gibi büyük güçlerin Sudan'da varlık göstermemesi nedeniyle artıyor.

ABD barışçıl protestoların bastırılmaması için Suudiler üzerinden Hartum'a biraz baskı uygulasa da Trump yönetimi Sudan'la pek de ilgilenmiyor.

ABD'nin attığı kayda değer tek adım, 1990'larda Darfur'daki çatışmalarda terörizm ve insan hakları ihlalleri nedeniyle getirilen bazı ekonomik ve ticari yaptırımların kaldırılması oldu.

Sudan ordusu, uluslararası terörizmle mücadele ve Avrupa'ya göç akınını durdurma konusunda Avrupa Birliği'yle işbirliği yapmak istediğini açıkladı.

Son olarak Rusya ve Çin'in öncelikleri ise istikrar.

On yıllardır Sudan'a silah satan Moskova, buna Birleşmiş Milletler'in 2005'teki silah ambargosu kararından sonra da devam etmişti.

Sudan 2017'de Rusya'dan dördüncü nesil Su-35 savaş uçağı alan ilk Arap ülkesi oldu.

Ortada başka ticari çıkarlar da var, Rus şirketleri Sudan'da madencilik, altın ve petrol gibi sektörlerde varlığını artırdı.

Çin ile Sudan'ın işbirliği ise onlarca yıllık geçmişe dayanıyor.

Pekin, Sudan'ın petrol endüstrisinin gelişimini destekledi ve şimdi de iletişim, altyapı ve inşaat sektörlerine yatırım yapıyor.Ömer El Tayyip/BBC