Düşünce ve Alıntı Yazılar Suriye hem vezir hem rezil eder / Mehmet Yuva



ID:45040
Yayınlanma:
26 Haz 19

Erdoğan Suriye ile birlikte şahlandı, Suriye’ye dayatılan savaşa dâhil olduğu andan itibaren baş aşağı düşüşe geçti. Bir ihtimal siyasi hayatını uzatacak ve Türkiye ittifakını sağlayacak olan Şam ile yeniden işbirliği ve güven ilişkisi tesis etmektir. Bunu sağlamak zor ve geçen her lahza da daha da zorlaşmaktadır ama imkânsız değildir.

Soli Özel adında bir akademisyen ve gazeteci vardı. İzmir doğumluymuş. Yahudi asıllıymış. Amerikalı Yahudi aktör Richard Dreyfuss’a benzetirdim. Boston Havalimanı'nda tanışma imkânı bulmuştum. CNN Türk, Habertürk ve daha nice Türk TV’de her gün ekranlardaydı. 12 Ekim 2015’te CNN Türk’te Ahmet Hakan’ın sunduğu ‘Tarafsız Bölge’ programının konuğuydu. Programın konusu 10 Ekim 2015’te Ankara Tren Garı önünde gerçekleşen canlı bomba terör saldırısıydı. Türkiye tarihinde en kanlı intihar saldırısı iki IŞİD canisi tarafından yapılmıştı. Saldırıda en az 100 can katledildi. Yüzlerce yaralı var.

CNN Türk programının diğer konukları arasında Prof. Dr. Özcan Yeniçeri de vardı. Programda Yeniçeri 'PKK ve IŞİD arasında bir bağlantı yok gibi görülebilir ama iki taraf işbirliği ve koordinasyon yapıyor' deyince Soli Özel, istihza (alaycı) bir dille Yeniçeri’yi 'ti'ye aldı: “Aralarında bağ yoksa nasıl işbirliği yapıyorlar? ABD, PKK dedikleri Suriye Kürtlerinin temsilcisi YPG’den 20 bin kişi ve bunların yanına Araplardan 5 bin kişilik bir kuvvet teşkil ediyor. IŞİD’in Suriye’deki başkenti Rakka’yı ele geçirecek. Şimdi IŞİD’e karşı savaşan tek güç olan bu kuvvet için siz IŞİD ile işbirliği yapıyor ve bağı var diyorsunuz. Bunu hangi mantık kabul eder” demişti.

Doğrudur, Soli Özel ve mantığındakiler bunu o tarihte anlayamazdı. Bugün de anlamamaktadır. Zira bilerek veya cahilliklerinden her iki örgütün arkasındaki esas gücü yani ABD emperyalizmini, İsrail Siyonizmini ve Suudi Vahhabizm’ini görmek ve göstermek istemiyorlar. Halbuki bugün YPG ve IŞİD’in aynı üst-akıl tarafından desteklendiği, yol verildiği, idare edildiği ve yönlendirildiği ortaya çıkmıştır.

BUHARLAŞAN IŞİD

Rakka’nın IŞİD tarafından nasıl teslim edildiği, IŞİD’in nasıl buharlaştığı, YPG’nin elinde tuttuğu IŞİD'çilerin nasıl terk edildiği, bugün Fırat’ın doğusu ve batısında halen mevcut olan IŞİD'e kimin sahip çıktığı ve IŞİD’e operasyon yapan Suriye askerlerinin kimlerin saldırılarına maruz kaldıkları ve hava operasyonlarıyla IŞİD’e kimin koruma sağladığı görmek isteyen için gayet açıktır.

Kısadan hisse Soli Özeller başka kisvelerde örtü görevini ve görmek isteyenlerin kafalarını karıştırma vazifesini yerine getirmeye devam ediyorlar. Birileri Gül ve Davutoğlu’nu umut diye pazarlarken Sözcü gazetesinde yazan Deniz Zeyrek, Habertürk programında Ali Babacan’ı, Demirtaş ve İmamoğlu’nu üç kahraman silahşor ve Türkiye siyasetinde parlayan yıldızlar olarak propaganda ediyor. Erdoğan ve şürekasını parlatıp yıldızlaştıranlar yaşanan krizler ve çürümenin sistemden ve 80 senedir Batının tekelci kapitalist sistemininde debelenmekten kaynaklandığını örtbas etme çabasındadır. Bu görevi de ekranlarda her gün konuşan ama boş konuşan sorgulamayan sormaya cesaret edemeyen, hastalığa doğru teşhis koymayanlardır.

BUKALEMUNLAR

Seçim süreci siyasetin ne denli kirlendiğini, yalan, vaat ve maskelemeyle algı operasyonlarıyla, kör nefret ve kör sevgi edebiyatıyla yoksul, umutsuz, kafası karışık kitlelerin nasıl hızlıca etkilendiğini bir kez daha göstermiştir. Erdoğan ve nemalandığı nizamın kökleşmesinde payı olanlar bugün bukalemun misali Erdoğan’a karşı kazanılmış zaferi kutlamaktadır. Erdoğan’ı ihya eden, iktidara taşıyan ve zaferini taçlandıran en önemli sebebin Suriye olduğunu göremiyorlar. Erdoğan’ın iktidarda tutulmasının en önemli unsuru olan Suriye faktörünü idrak edemiyorlar.

Erdoğan’ın Rus uçağını düşürmesi, İsrail ile aşna fişne olması, ABD’nin her talibine hazırım demesi, Esad’a düşman kesilmesi, Şam’ı vuran füzeleri alkışlaması, FETÖ ile işbirliği yapması, koruması, büyütmesi, PKK ve siyasi temsilcisi HDP ile uzlaşması, açılım ve çözülüm yapması, Cumhuriyet devrimleri ve kazanımlarını hedef alması, dini-dar tarikat ve cemaatleri desteklemesi, Yahudi cesaret ödülü alması, ülkenin yerüstü ve yeraltı zenginliklerini hanedanlığı ve şürekâsı için hovardaca kullanması, her ülkede Müslüman Kardeşler Örgütüne destek vermesi, Irak ve Suriye’de Kürdistan yalanıyla ve sosuyla pazarlanan İkinci İsrail Projesine onay vermesi, Türkiye’nin en çirkef, en zalim ve en acımasız kumpasları, askere, polise, akademisyene, memura, tüccara, gazeteciye, siyasi liderlere kurması, bugün piyasa da anti-Erdoğancı yellenen istisnasız tüm siyaset ve medya paçozları (Yunancada iri balıklar, kartlaşmış siyaset ve medya o...ları demekmiş. Bu arada Or-Ospo eski Arapçada sürekli mekân değiştiren demekmiş) tarafından dilsiz şeytanlar gibi destek vermişlerdi.

Hayırdır ne oldu da askeri vesayeti ortadan kaldıran, demokrasinin önünü açan, faşist ırkçı Atatürk cumhuriyetini dönüştüren, ekonomiyi faiz lobisine endeksleyen, yabancı sermayenin dini mezhebi olmaz deyip tüm servetleri ihaleye çıkaran Rusya, Çin, İran düşmanı iken gözbebekleri Erdoğan bugün kabul edilemez ve hedef alınması gereken oldu? Ne olduğunu birçok yazımızda izah etmeye çalıştık. Görmek isteyenler için biraz akıl yeter. İktidar anti-emperyalist, anti-siyonist ve anti-vahhabist değildir. Bu iktidardan bu özellikleri çıkartmak sinekten bal almak misalidir. Mecburiyetlerin kurbanıdır.

SİSTEMİ DEVAM ETTİRECEK LİDER ARAYIŞI

Ve mecburiyetler Suriye’nin kendilerini önce vezir ardından rezil ettiğine müdrik olmuşlardır. Bunu idrak ettiklerini ve gönüllü ABD-AB-İsrail kör sevgisi yerine mecburiyetlere teslim olduklarını eski efendileri çok erken idrak etti ve hamlesini yaptı. Erdoğan iktidarına karşı oluşan kitle muhalefetini ve direncini piyasa partileri sayesinde iğdiş ettiler. Erdoğan gitsin ama yerine sistemi daim ettirecek ve bize daha güçlü bağlayacak liderler gelsin planını uygulamaktadır. Türkiye’de iktidar sorunundan ziyade muhalefet sorunu daha vahimdir. Televizyonlarda günlerdir AK Parti neden kaybetti tartışması gidiyor. Sayılan ve duyduğunuz tüm sebepler doğrudur. Ancak en önemli sebep bilerek veya cahillik sebebiyle ihmal edilmektedir;

Erdoğan Suriye ile birlikte şahlandı, Suriye’ye dayatılan savaşa dâhil olduğu andan itibaren baş aşağı düşüşe geçti. Bir ihtimal siyasi hayatını uzatacak ve Türkiye ittifakını sağlayacak olan Şam ile yeniden işbirliği ve güven ilişkisi tesis etmektir. Bunu sağlamak zor ve geçen her lahza da daha da zorlaşmaktadır ama imkânsız değildir.Mehmet Mavi/Aydınlık