Alıntı Yazılar Körfezde Gerilim Politikası Israrla Sürdürülüyor



ID:45041
Yayınlanma:
26 Haz 19

Washington makamları Batı Asya ve Fars Körfezi bölgesindeki gerilimleri arttıran siyasetlerinin devamında, Amerika’nın hedefindeki askeri ve güvenlik alanındaki masraflarını karşılamak için kimi bölge ülkeleri ve de Çin ve Japonya gibi ülkelerden daha fazla tavizler koparamaya çalışmaktadır.

Bu doğrultuda Amerika Dışişleri Bakanı Mike Pompeo Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri liderleri ile görüşmesinde Washington’un Fars Körfezi bölgesindeki güvenliğe yönelik siyasetlerin masraflarını tek başına karşılamaması için bu masrafların  paylaşılmasını istedi. Pompeo yaptığı konuşmalarında Riyad ve Abu Dabi’den Amerikan askerlerinin Fars Körfezi’ndeki varlığının masraflarının karşılanmasında paylaşımda bulunulmasını istedi.

Donald Trump hükümeti dönemindeki mali ve siyasi şantaj yeni bir konu değildir. Zaten Trump kendisi de Başkanlık koltuğuna oturduğundan beri her daim ortaklarından para talep etmiştir. Bu doğrultuda Trump NATO üyesi ülkeleri, yani Avrupalı ülkelerinden de bu örgütteki paylarını ödemelerini istemişti.

Bu siyaset özellikle de büyük petrol kaynaklarına ve servete sahip olan Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi zengin Arap ülkelerine karşı uygulanmaktadır. Öyle ki Trump bir süre önce Suudi Arabistan’ı sağmal inek olarak tabir etmişti.

Bu yüzdendir ki Washington da son yıllarda Suudi Arabistan ve BAE gibi ülkelerle büyük askeri sözleşmeler imzalamak, bu ülkelere Yemen savaşında destek sağlamak, Fars Körfezi bölgesinde tehditleri yoğunlaştırmak ve gerginliği arttırmak sureti ile bu ülkeleri sözde bu tehditler karşısında savunmak iddiasıyla bu ülkelerden daha fazla para koparma niyetindedir.

Bu doğrultuda son haftalarda Amerika’nın Fars Körfezinde ve Umman Denizindeki askeri varlığını artması, İran’a karşı ağır petrol yaptırımlar uygulaması ve bölgede savaşın başlama korkusunu arttıran İran aleyhindeki askeri tehditleri, Washington’un çıkarcı hedeflerine ulaşmak için bölge durumunu bir kez daha bahane göstermesine sebep olmuştur.

Amerika kendi çıkarcı hedeflerine iki eksenden ulaşmak istiyor.  Amerika her şeyden önce Suudi Arabistan ve BAE gibi ülkelerden askeri ve güvenlik alanındaki masraflarının karşılanmasını istiyor. Bunun yanı sıra ise bölgede güvensizliği kasten arttırarak başka ülkelerden de bu masrafların karşılanmasını hedeflemektedir.

Bu hususta Trump, Twitter hesabında şöyle yazdı: “Çin petrolünün yüzde 91’i, Japonya petrolünün yüzde 62’si ve birçok ülkenin yakıt ürünleri Hürmüz Boğazından geçmektedir. Bu yüzden biz neden yıllarca bu gemicilik hattını, hiçbir maliyet almadan diğer ülkeler için koruyup savunmalıyız?

Artık Amerika’nın saldırgan tavırları ve siyasetleri uluslararası kamuoyu tarafından bilinmektedir. Bu yüzden Washington makamları kendi siyasetlerini izah etmek için diğer ülkeleri de oyunlarına katarak, onların eşliğinde ve bölge güvenliğinin sağlanması bahanesi ile bölgedeki tehditleri ve gerginliği artmaya çalışıyor.

Washington’un kendi çıkarlarının sağlanmak ve bu uğurda Suudi Arabistan ve BAE’ni araç olarak kullanmasına dair tüm çalıma ve iddialarına rağmen İran İslam Cumhuriyeti her daim Amerika’nın bölgeden çıkmasını isterken bölge güvenliğinin Fars Körfezi çevre ülkeleri tarafından sağlanması gerektiğine vurgu yapmıştır.

İran İslam Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif Trump’ın Suudilere yönelik aşağılayıcı sözlerinin ardından şöyle bir açıklamada bulunmuştu:

“Aşağılanma”, güvenliğin yabancılara teslim etme afaki düşüncesinin ödülüdür.

Shafaqna