İran Avrupa için İran'ın tanıdığı süre bitmek üzere



ID:45365
Yayınlanma:
04 Tem 19

İran'ın Avrupalılar nükleer anlaşma çerçevesindeki yükümlülüklerini yerine getirmeleri için tanıdığı sürenin dolmasına sadece 4 gün kalan Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, Tahran'ın nükleer yükümlülüklerini hafifletmek için ikinci adımı atmak için ciddi şekilde kararlı olduğunu belirtti.

İran hükümeti 8 mayıs 2019'da ABD'nin nükleer anlaşmadan çekilmesinin ilk yıldönümünde, uranyum ve ağır su satışına ilişkin iki nükleer yükümlülüğünü askıya alarak, Avrupalılar'a nükleer yükümlülüklerini yerine getirmeleri için 60 gün süre tanıdı. Bu süre 7 temmuzda sonda eriyor ve Avrupalılar eğler savsaklamalarına devam ederlerse İran muhakkak ikinci adımını ciddiyetle atacak.

İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani Çarşamba günü bakanlar kurulu toplantısında Avrupalılar'a seslenerek şöyle dedi: 7 temmuzda İran'ın zenginleştirme sınırı artık 3.67 oranında olmayacak ve bu taahhüt bırakılacak ve İran istediği ve ihtiyaç gördüğü seviyede zenginleştirme yapacak.

Cumhurbaşkanı Ruhani ayrıca, karşı tarafların tüm yükümlülüklerini takvim çerçevesinde yerine getirmemeleri halinde Erak Reaktörü'nün onların iddia ettiği tehlikeli ve plütonyum üretebilecek duruma geri döneceğini vurguladı.

Ruhani, nükleer anlaşmanın tüm halklar, bölge ve dünyanın lehine olduğunu ve ABD için en iyi yolun yanlışını düzeltmesi olduğunu belirterek, 'İran'ın tüm eylemleri hızlıca yapılabilir ve onlar, nükleer anlaşmaya döndüğü an biz de döneriz' dedi.

Amerikalıların bugüne kadar nükleer anlaşmanın kötü bir anlaşma olduğunu öne sürdüklerine işaret eden Ruhani, 'İran bu anlaşmadan çekilirse onların sevinmesine neden olması gerekiyordu, ancak anlaşmadan az uzaklaştığımız için sinirlenmişlerdir' diye vurguladı.

İran, bir yıl stratejik sabır ve nükleer anlaşma taraflarına iyi niyetini gösterdikten sonra, nükleer anlaşma çerçevesinde kendi yükümlülüklerini adım adım hafifletme kararı aldı. 

İran'ın nükleer anlaşma konusundaki son girişimleri, nükleer anlaşmada öngörülen araçları kullanmaktan ibarettir. Nükleer anlaşmanın 26. ve 36. maddeleri uyarınca nükleer anlaşmanın herhangi bir üyesi kendi yükümlülüklerini yerine getirmemesi halinde karşı taraf yükümlülüklerini hafifletebilir.

Bu çerçevede İran'ın uranyum ve ağır su satışını durdurması ve zenginleştirilmiş uranyum stok sınırını 300 kg üstüne çıkarması, bu uluslararası anlaşmanın ihlali sayılmaz.

Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif bu bağlamda yaptığı açıklamada, nükleer anlaşmanın 36. maddesinin ABD'nin nükleer anlaşmadan tek taraflı çekilmesinden sonra İran'ın zenginleştirilmiş uranyum stoku arttırabileceğine izin verdiğini kaydetti.

İspanya Dışişleri Bakanı ve AB Dış Politika Yüksek Temsilciliği adayı Josep Borrell de yaptığı açıklamada, İran'ın son girişimlerinin nükleer anlaşmanın ihlali sayılmadığını, sadece bir teknik mesele olduğunu kaydetti.

ABD'nin nükleer anlaşma çerçevesinde attığı kesin ve yasal adımlar, Avrupalılar için artık İran'ın bir başa ABD'nin nükleer anlaşmadan çekilmesi ve Trump yönetiminin yıkıcı tek taraflı girişimlerinden kaynaklanan bedelleri ödemeyeceği mesajını taşıyor.

İran İslam Cumhuriyeti şimdilik nükleer anlaşma çerçevesinde anlaşmanın diğer üyelerinin tüm yükümlülüklerine uymaları amacıyla bu anlaşmada dengeyi sağlamak için belirlenen adımlarını atıyor.

Avrupalılar dahil nükleer anlaşmanın diğer taraflarının yükümlülüklerini ağırdan almaları artık İran için tolere edilecek bir durum değil ve Tahran 8 mayıs 2019'dan itibaren Avrupalılar'ın yöntemiyle kendi yükümlülüklerini yerine getiriyor.

Kapsamlı Ortak Eylem Planı denen nükleer anlaşmanın tek kurtuluş ve korunma yolu, Avrupalılar'ın nükleer yükümlülüklerini yerine getirmeleri ve pratik adım atmalarına bağlıdır. Ancak böylece İran'ın nükleer anlaşmadan kaynaklanan ekonomik menfaatleri temin edilebilir.