Alıntı Yazılar "28 Şubat'ta Türkiye ve Ordu kaybetti! Amerika-Gülen-Erdoğan kazandı"



ID:45727
Yayınlanma:
15 Tem 19

15 Temmuz darbe girişimi ile 28 Şubat arasında derin bağlantıların olduğu ifade ediliyor. 28 Şubat post-modern darbesinin Erdoğan'ı siyaset sahnesinde ise önemli bir figür haline getirdiği söyleniyor.

15 Temmuz darbe girişiminin yıl dönümünde kamuoyunda dikkat çekici değerlendirmeler yapılmaya devam ediyor.

T24 yazarı Tayfun Atay, 15 Temmuz üzerinden 28 Şubat darbesini inceleyen önemli bir yazı kaleme aldı.

54. hükümetin Başbakanı Prof. Dr Necmettin Erbakan'ın iktidardan indirilişinin Recep Tayyip Erdoğan'ın siyasette önünü açtığını dile getiren Atay, “Millî Görüş hareketinin kurucusu Erbakan’ın 1990’lı yılların başından itibaren Türkiye siyasetinde yeniden yükselişi, 1980’li yıllarda ANAP’la karşımıza çıkan “pro-kapitalist” tablodan farklı şekilde hâlâ romantik bir İslamcılıkta ve Batı’yı “bâtıl” sayarak “anti-kapitalist” çizgide ısrarın en olmadık zamanda öne çıkmasına yol açmıştı. Küresel kapitalizmin İslam coğrafyasından beklentilerine bu ters gidişat, “28 Şubat”la (1997) aşılmış, Erbakan 'anomali'si giderilmiştir" dedi.

Erbakan Hoca'nın iktidarda indirilmesinde ise CIA'nin istihbarat bölge şefi Graham Fuller'in etkili olduğunu söyleyen Atay, konuya dair Fuller'in kitabındaki "AKP, 1970’den 1997’ye kadar birbiri ardına dört farklı İslamcı partiye –ki zamanla bu partilerin her biri kapatılmıştır- liderlik etmiş olan Necmettin Erbakan’ın daha geleneksel İslamcı etkisinden ilk kurtulan partidir. Görmüş olduğumuz gibi, Erbakan Batı, İsrail, Avrupa Birliği, laiklik ve Kemalist miras konularında –en azından Türk standartlarına göre- radikal görüşlere sahipti” şeklindeki ifadeleri kanıt gösterdi.

28 ŞUBAT'TA TÜRKİYE VE ORDU KAYBETTİ-AMERİKA-GÜLEN-ERDOĞAN KAZANDI!

28 Şubat post-modern darbesinde Erbakan Hoca'nın iktidardan uzaklaştırılması ile Türkiye'nin ve Ordu'nun kaybettiğini belirten Atay, şu ifadeleri kullandı:

"28 Şubat'ın kazananları bellidir: Erdoğan kazanmıştır; Gülen kazanmıştır; Fuller kazanmıştır ve Fullerci yörüngede Türkiye gezegenine yaklaşan ABD kazanmıştır.
Kaybeden ise görünürde Erbakan olmakla birlikte, aslında Türkiye siyasetinde başından beri özne vasfına sahip TSK’dır, fakat kaybeden olduğunu anlaması için bir 10 yıl geçmesi ve 2007-sonrası süreçte yaşanacakları deneyimlemesi gerekecektir."

"ERBAKAN HOCA FETHULLAH GÜLEN'DEN HOŞLANMAZDI"

28 Şubat'ın Erbakan Hoca'nın siyasetten uzaklaşmasına neden olduğunu kaydeden Atay, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ise ulusal ve küresel bir figür olarak ortaya çıkmasına neden olduğunu söyledi.

Ayrıca Erbakan Hoca'nın Fethullah Gülen'e karşı mesafeli olduğunu belirten Atay, "Erbakan’ın Gülen’le hiç yıldızı barışmamış, ona karşı hep soğuk, hep mesafeli, hep temkinli olmuştur o. Elbette, antipati hissi, taraflar arasında karşılıklıdır" şeklinde ifade etti.

AKP-CEMAAT BİRLİKTELİĞİNİN SONUÇLARI?

AKP ve Cemaat ilişkisinin Türk Ordusu'na yönelik bazı operayonlara neden olduğunu dile getiren Atay, "Bu 'izdivaç' daha “serin” bir deyişle koalisyonunun nasıl yol tuttuğunu biliyoruz: 27 Nisan E-muhtırası karşısında yine ABD’nin uzaktan onayla eşlik ettiği süreçte, Ergenekon, Balyoz, Poyrazköy, Askeri Casusluk, Oda TV, vd. “operasyonlar”la rejimin yeni hâkimi haline geliş. Ama aynı zamanda da “yeni iktidar sahipleri” olarak kendi içlerinde "kim kime tâbi olacak" sorusu ve sorununun, başlangıçta alttan alta, üstü örtük ve fısıltılar halinde kendini göstermesi…" şeklindeki ifadelere yer verdi.

Diğer taraftan AKP ve Cemaat arasında yaşanan bu ilişkinin daha sonra korkunç bir şekilde patlayan güç mücadelesine döndüğünü dile getiren Atay "Aynı kavşakta, 2013’ten itibaren ülke içinde de seküler toplum kesimlerinin çığlık çığlık yükselen tepkisi (Gezi olayları) ve AKP’nin bu kesimleri kriminalleştirme siyaseti… Ve de bu tabloyu kendi yararına işlevselleştirmek isteyen Cemaat’in 17-25 Aralık (2013) operasyonlarıyla başlattığı açıktan çatışma durumu. Tüm bunlar, artık geri dönüşsüz şekilde o korkunç 15 Temmuz 2016’ya doğru hızla sürüklenişin işaret fişekleri olarak kaydedilebilecek gelişmelerdir ve bu tablonun karşılığını da yine Fuller’in ifadelerinde bulmamız mümkündür" değerlendirmesini yaptı.

15 TEMMUZ DARBESİNİ KİM KAYBETTİ?

15 Temmuz darbe girişiminde ABD'nin kaybettiğini ifade eden Atay, şu ifadeleri kullandı:

"Kanımca tek kazanan var ki o da girişimin erken ifşa olup çözülmesindeki istihbarat dahli ve katkısı gayet açık olan Rusya... Zaten şu ara gündemde olan S-400 konusu bile bu büyük kazanımın halihazır bir örneği olarak kaydedilebilir.
Kaybedenler mi?..
ABD kaybetmiştir, Graham Fuller kaybetmiştir, Fethullah Gülen kaybetmiştir. Belki o gün değil, ama bugünden bakıldığında AKP ve Tayyip Erdoğan kaybetmiştir.
Ve elbette hepimiz kaybettik.
Çünkü “Dabbe”, dediğimiz gibi, kıyamet alâmetidir ve onun yerden bittiği memlekette kazanan olmaz. 249 insanın hayatını kaybettiği, 2196 kişinin yaralandığı, sonrasında da Olağanüstü Hal’le, KHK’larla ülkede neredeyse mağdur olmayanın kalmadığı bir karanlık korku tüneline hep beraber savrulduk.
Şu aralar da işte aklıselim, iyi niyetli ve yürekli birilerinin öncülüğünde, muhafazakârı moderni, dindarı dindar-olmayanı, milliyetçisi sosyalisti, Türk’ü Kürt’ü el ele vermiş, kuyuya atılan taşı çıkarmaya çalışıyoruz"