Suriye Pentagon Başmüfettiş Raporu: Suriye misyonumuz bütünüyle çökebilir



ID:46425
Yayınlanma:
10 Ağu 19

ABD’nin asker ve danışman çektiği, 'Kürt Özerk Bölge' yönetimlerinin başarısız olduğu, halk isyanı tehlikesi ile karşı karşıya olunan bölge üzerinde Müfettişler, Rusya, İran ve Suriye Hükümeti’nin baskı yapacağını öngörüyor.

ABD Savunma ve Dışişleri Bakanlıkları ile Kalkınma Ajansı (USAİD) Başmüfettişleri 2 Ağustos 2019’da Suriye ve Irak’ta IŞİD’le Mücadele raporlarını Amerikan Kongresine sundu.

Yasa gereği üç ayda bir sunulan söz konusu rapor, 1 Nisan – 30 Haziran dönemini kapsıyor. Müfettişler raporu hazırlarken bir dizi önemli kurumla özel görüşme yapmış ve rapor talep etmiş. Savunma Bakanlığı, Dışişleri Bakanlığı, IŞİD’le Mücadele Koalisyonu Askeri Komuta Merkezi olan Doğal Kararlılık Harekatı - Birleşik Ortak Görev Harekat Gücü (CJTF-OIR), Savunma İstihbarat Ajansı bunların bazıları.

“Doğal Kararlılık Harekatı – Başmüfettişlerin Amerikan Kongresi’ne Raporu” başlıklı metnin 116 sayfası kamuya açık olarak yayımlanmış. Bir dizi ek belge ve ayrıntılı değerlendirme ise Kongre üyelerine “gizli” şifresiyle ulaştırılmış.

Savunma, Dışişleri Bakanlıkları ve USAİD Başmüfettişleri raporda ABD’nin “IŞİD’le mücadele” olarak adlandırdıkları Suriye Misyonu’nun “bütünüyle çökme tehlikesi” ile karşı karşıya olduğunu belirtiyor.

Rapor özetle ABD’nin asker çekmeye başladığını doğruluyor, çekilmenin ABD’nin ortak güçleri açısından son derece olumsuz bir döneme denk geldiğini belirtiyor. Rapor, ağırlığını PYD/PKK’nın oluşturduğu Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) yetersiz kaldığını ve dönem sonu için Fırat’ın Doğusu’nda 110 bin kişilik bir kolluk gücü amacı saptıyor. Buna karşılık müfettişlere göre bölgede binlerce insan kamplarda tutuluyor, kamplar ve SDG’nin bazı uygulamaları, protestoların “halk isyanına” dönüşmesi tehlikesi içeriyor.

Trump’ın Suriye’den çekilme kararından sonra SDG’ye yerel konseyler için danışmanlık yapanlar ülkeden tahliye edilirken, Rusya, İran ve Suriye Hükümeti’nin SDG’ye baskıyı artıracağı öngörülüyor. Başmüfettişler, Suriye Hükümeti’nin Fırat’ın doğusunda halkı kışkırtmasının, ABD’nin Suriye misyonunu “bütünüyle sürdürülemez hale getireceğini” saptıyor.

ABD SURİYE’DEN ÇEKİLMEYE BAŞLADI

Başmüfettişler, Türkiye ile hazırlanan Münbiç Yol haritasında da ortak devriyeler ötesinde herhangi bir adım atılmadığına dikkat çekiyor:

“Doğal Kararlılık Harekatı - Birleşik Ortak Görev Harekat Gücü (CJTF-OIR), ABD güçlerinin Suriye’den kısmı çekilmesini bu çeyrekte tamamladı, kuzeydoğu Suriye ve Ürdün sınırında bir çöl garnizonunda kısıtlı güç bıraktı.” (S.6)

Ancak Başmüfettişlerin raporuna göre bu geri çekilme, Suriye’deki Kürt Özerk Bölge girişimini çökertebilir:

“Asker azaltmayı yöneten CJTF-OIR, Suriye’deki ABD güçlerinin ‘çekilmesi ya da azaltılması’ yüzünden desteklediğimiz güçler ‘farklı ortak ve kaynaklar’ arayabilir ya da ABD’nin desteklediği ‘geçici demokratik bölgesel yönetim yapıları çökebilir’ raporunu verdi." (Başmüfettiş Raporu S.16)

ÖZERKLİK DANIŞMANLARI SURİYE’DEN TAHLİYE EDİLDİ

‘ABD’nin desteklediği geçici demokratik bölgesel yönetim yapılarına’ danışmanlık görevi, ABD Dışişleri Bakanlığı ve Kalkınma Ajansı bünyesinde START isimli bir programda örgütlendi. Başmüfettiş Raporu START’ın görevini, diğer unsurların yanında “yerel yönetim ve sivil toplumu desteklemek” olarak tarif ediyor.

Ancak rapora göre Trumpun Aralık 2018 çekilme kararı sonrası tüm START Forward danışmanları Suriye’den tahliye edildi. (S.35)

SURİYE KOLLUK GÜCÜ HEDEFİ: 110 BİN

ABD güdümündeki askeri komuta merkezi olan CJTF-OIR , müfettişlere dönem sonu için “Fırat’ın Doğu’sunda 30 bin SDG, 45 bin köy ve ilçe güvenlik gücü (PRISF) ve 45 bin bölgesel esnek güvenlik gücü (InSF)” kurmayı hedeflediklerini bildiriyor. Bunlardan SDG ve InSF maaşa bağlı. (S. 30-31)

Ancak rapora göre SDG güçleri askeri açıdan yetersiz.

MÜFETTİŞLER: SDG (PYD/PKK) ASKERİ OLARAK YETERSİZ

Müfettişlere rapor veren CJTF-OIR , SDG’nin “uzun vadeli harekatlar, eşzamanlı harekatlar yürütmekte ve IŞİD’den ele geçirdiği bölgeyi savunmakta halen yetersiz olduğuna” dikkat çekiyor. (S. 14) Rapora göre SDG’nin “ayaklanma bastırma harekatlarında başarısı ‘başlangıçta kısıtlı’ idi”. CJTF-OIR raporunda kaçan IŞİD militanlarının Fırat’ın orta bölgelerinde yeniden örgütlendiğini ve SDG’nin yerel yönetimlerine karşı eylemler düzenlemeye başladığını belirtiyor.

ABD Ortadoğu Askeri Komuta Merkezi CENTCOM’un müfettişlere verdiği rapora göre “IŞİD Kürt kontrolündeki Haseke’de SDG’nin harekat kabiliyetini sınırlamak ve kayıplar vermek için saldırılar düzenliyor. Rakka’da ise yerel elitleri hedef alıyor ve terör saldırıları ve suikastlar yoluyla, yetkin güvenlik kurumlarının ve yönetim yapılarının oluşmasını engellemek istiyor”. (S.20)

Diğer yandan Fırat’ın doğusunda IŞİD militanları, aileleri ve yerleşim yerlerinden kaçmak zorunda kalmış siviller için onlarca kamp oluşturulmuş. Başmüfettişler bu kampların haritasını da sunuyor ve SDG güçlerinin kamplarda güvenliği sağlamakta zorlandığını belirtiyor.

BİNLERCE İNSAN KAMPLARDA

Başmüfettiş Raporu, kamplara ek olarak, başta Deyrezor olmak üzere SDG’nin yönettiği bölgelerde “belediye hizmeti eksikliği, zorunlu askerlik, esirlerin serbest bırakılmaması, hüviyetlere el koyma ve hareket serbestisini kısıtlama” gibi faaliyetlerden dolayı protestoların gerçekleştiğini saptıyor (S. 34).

Müfettişler “bir uzmana göre protestolar halk isyanına dönüşebilir” diyor (S. 35).

RUSYA, İRAN VE SURİYE SDG’Yİ SIKIŞTIRACAK

ABD’nin asker ve danışman çektiği, özerk yönetimlerin başarısız olduğu, halk isyanı tehlikesi ile karşı karşıya olunan bölge üzerinde Müfettişler, Rusya, İran ve Suriye Hükümeti’nin baskı yapacağını öngörüyor.

Başmüfettişler raporlarında şu ifadeyi kullanıyor: “ABD’nin Suriye Komuta Merkezi (CJTF-OIR), ilettiği değerlendirmede, Rusya, İran ve Suriye Rejimi’nin de Deyrezor vilayetindeki Arap nüfusun tepki ve öfkesini SDG’ye (PYD/PKK) karşı yönlendirmeye çalışacağını öngörüyor. CJTF-OIR raporunda, kendi deyimleriyle ‘Arap-SDG’ gerginliğinin küçük çaplı kalmasının’ beklendiği, Suriye Rejiminin de Arap mutsuzluğunu kışkırtabileceği ve bu yoldan SDG’yi degrade edebileceği belirtiliyor” (S. 20).

SURİYE MİSYONU BÜTÜNÜYLE ÇÖKEBİLİR

Böyle bir durum ise “büyük olasılıkla” ABD’nin bütün Suriye misyonunun çökmesine neden olabilir. Başmüfettişler raporda şu ifadeleri kullanıyor: “CJTF-OIR, şayet Koalisyon ek güç desteği sağlamazsa, Suriye Rejiminin bu girişiminin ‘büyük olasılıkla Suriye’deki (IŞİD’le mücadele) misyonun bütünüyle sürdürülemez hale gelmesine neden olacaktır’” (S. 21).

GÜVENLİ BÖLGE VE MÜNBİÇ YOL HARİTASI

Başmüfettişler raporda Türkiye ile yaşanan gerginliği de özetlemiş ve Münbiç Yol haritası hakkında açıklamalarda bulunmuş. 1 Nisan ile Haziran başı arasında Münbiç’te toplam 9 ortak Türk-Amerikan devriyesinin gerçekleştiğini, bunun yanında ABD askerinin hemen her gün devriyeye çıktığını belirtiyor.

Raporda şu ifade kullanılıyor: “Türk resmi kaynaklarına dayanan Savunma İstihbarat Kurumu (DIA), yol haritasının devriye dışındaki maddelerinin henüz gerçekleşmediğini belirtti. Ancak Dışişleri Bakanlığı ilgili müfettişe, bu dönemde ortak eğitimlerin başlatıldığını bildirdi” (S. 26).

Güvenli bölge müzakerelerinin de ele alındığı raporda, sınırda Türk ordusu ve ABD destekli Kürt unsurlar arasında çok sayıda çatışma meydana geldiği, SDG’nin daha büyük çatışmaları engellemek için sınır hattında harekat yapmadığı belirtiliyor. Yine raporda, Türkiye’nin 20 mil boyutunda bir güvenli bölge talep ettiği, “ancak bu bölgenin kendi güçlerinin kontrolünde olmasında ısrarcı olduğu” söyleniyor. (S. 26)