Alıntı Yazılar Türkiye’nin ‘denge politikası’ adı altında terör örgütüne destek veren ABD ile yürümesi, çıngıraklı yılanla çuvala girmektir / Beyazıt Karataş



ID:46515
Yayınlanma:
14 Ağu 19

"Suriye’nin kuzeyinde ABD ile ortak bir harekat düzenlenmesi Rusya ve İran'la devam eden ilişkilerimizde sorunlar yaratacak, İdlib'te bizi ciddi sıkıntıya sokacak, Astana süreci ciddi zarar görebilecektir."

05-07 Ağustos 2019 tarihlerinde Türkiye ve ABD heyetleri arasında Suriye’nin kuzeyinde ABD ile koordineli bir şekilde tesis edilmesi planlanan “Güvenli Bölge”ye yönelik bir toplantı yapıldı.  

Görüşme sonrası Milli Savunma Bakanlığı tarafından üç maddelik bir açıklama yapılmış olup, söz konusu açıklamada;

- İlk aşamada alınacak, ​Türkiye’nin güvenlik endişelerini giderecek tedbirlerin bir an önce uygulanması,

- Bu çerçevede, Güvenli Bölge tesisinin ABD ile birlikte koordine ve yönetimi için Türkiye’de Müşterek Harekât Merkezinin en kısa zamanda kurulması,

- Müteakiben, Güvenli Bölgenin bir barış koridoru olması ve yerinden edilmiş Suriyeli kardeşlerimizin ülkelerine dönmeleri için her türlü ilave tedbirin alınması konularında mutabık kalındığı vurgusu yapıldı. 

Aynı şekilde ABD Ankara Büyükelçiliği tarafından yapılan açıklamada da; ABD’li ve Türk Heyetlerin 05-07 Ağustos 2019 tarihleri arasında Milli Savunma Bakanlığı'nda Suriye’nin Kuzeyinde “Güvenli Bölge” kurulmasının eş güdümünü planlamak üzere, görüşmeler yaptığı hatırlatılarak, görüşmelerde üzerinde uzlaşı sağlanan konular şu şekilde sıralandı:

- ​Türkiye’nin güvenlik endişelerinin giderilmesi için alınacak ilk tedbirlerin hızla uygulanması,

- Güvenli Bölgenin tesisinin birlikte koordine edilmesi ve yönetilmesi amacıyla Türkiye’de Ortak Operasyon Merkezinin mümkün olan en kısa sürede kurulması,

- ​Güvenli Bölgenin bir barış koridoru olması ve yerlerinden edilmiş Suriyelilerin ülkelerine dönebilmeleri için her çabanın gösterilmesidir.

Türkiye ve ABD Heyetleri arasında Suriye'de planlanan Güvenli Bölge görüşmelerine ilişkin yapılan açıklamada bir madde dikkatimi çekt: 

Bu çerçevede, Güvenli Bölge tesisinin ABD ile birlikte koordine ve yönetimi için Türkiye’de Müşterek Harekât Merkezinin en kısa zamanda kurulması. 

Buradan başlayarak bir hatırlatma yapalım. Daha önce IŞİD'le mücadelede Müşterek Harekat Merkezi nerede kurulmuştu? İncirlik'te.

Daha önce Türk yetkililer ne demişti?: "Güvenli Bölge için ABD'nin desteğine ihtiyacımız vardır."

Türkiye'de harekat, istihbarat ve lojistik destek için ABD'nin kullanacağı yer neresidir? Öncelikle İncirlik.

Üzerinde uzlaşılan maddeye göre Güvenli Bölge için kurulacak yeni Müşterek Harekat Merkezi (Joint Operations Center), her türlü alt yapıya sahip, daha önce IŞİD’le mücadele kapsamında kurulan Türk-ABD personelin beraber çalıştığı “IŞİD'le Mücadele Müşterek Harekat Merkezi” gibi büyük bir olasılıkla yine İncirlik'te olacaktır.

Yeri gelmişken Amerikalılar “Joint-Müşterek” kelimesini kullanmayı severler. Zaten Türk ve ABD’li personelin beraber çalışacağı için bu isimle kullanılması askeri usullere uygun. Benim vurgulamak istediğim konu; söz konusu merkezdeki faaliyetler, Türkiye ve ABD’nin Suriye’nin kuzeyine yapılacak muhtemel bir harekatı müştereken yönetmesi değil, meydana gelebilecek karşılıklı çatışmayı önlemeye yönelik olacaktır.

1.jpg
Türkiye-ABD Ortak Kullanımındaki İncirlik Üssü (1987-2019)

Bir kere toplantılar sonrası yapılan açıklamalara baktığımızda her iki tarafında isteklerini karşılamadığı çok net olarak anlaşılmakta.

Zaten karşılanmasını beklemek hayalperestlik olacaktır. O nedenle üç gün süren toplantı sonrası kamuoyuna “dişe dokunur” bir açıklama yapma ihtiyacı ortaya çıkmış ve bu üç madde üzerinde uzlaşıldığı ifade edilmiştir.

Yapılan açıklamada; Güvenli Bölge sınırları ve derinliği ile Suriye'nin kuzeyinde PKK/PYD kontrolunda olan Münbiç, Ayn el Arab, Tel Abyad ve Resulayn gibi yerleşim yerleri ile ABD Üslerinin durumu net değil.

Ankara’da toplantılar devam ederken bile PKK/PYD’ye silah ve teçhizat yardımı devam etmiştir.

9AD8C159-311C-474C-9AAC-65ABF15A521C.jpeg
Fotoğraf: Twitter - @BeyazitKaratas 

ABD'nin Münbiç’te olduğu gibi Türkiye’nin Fırat’ın doğusuna yapacağı harekatı engellemek için yine oyalama taktiklerine başvurduklarını Türk yetkililer de çok iyi biliyor.

Diplomatik olarak şimdilik toplantının içi boş olmasın anlamında bazı kararlar alınmış olabilir. Aslında ne ABD, ne de PKK/PYD Suriye'de Mehmetçik'i görmek istemez.

Zaten toplantı sonu yapılan açıklamalardan görüldüğü gibi alınan kararlar, terör örgütü cephesinde memnuniyetle karşılanmıştır.

ABD, Suriye'den çekileceği yalanlarını yıllardır sürdürüyor. ABD’nin çekilmek yerine aksine PKK’PYD’nin konumunu güçlendirmekten başka bir şey yapmadığı gözlemleniyor ve biliniyor. 

472123B5-B09E-4B80-BF9A-3DD193975DE4.jpeg
Fotoğraf: Twitter - @BeyazitKaratas 

Bir kere şu gerçeği unutmayalım, ABD daha önce Irak'ın kuzeyinde olduğu gibi Suriye'nin kuzeyinde de terör devletinin temellerini atmış ve gözümüzün içine baka baka yalan söyleyerek desteğini sürdürmektedir.

ABD, AB, PKK/PYD petrol, doğalgaz ve su  kaynaklarının üstüne oturmuş kendi “terör devletçikleri” için gelir ve yaşam kaynakları yaratmaktadır.

8BBDEC2E-59E0-490E-862D-769CBE0AC55C.jpeg
Fotoğraf: Twitter - @BeyazitKaratas 

Sonuç olarak; Suriye’nin kuzeyinde ABD ile ortak bir harekat düzenlenmesi Rusya ve İran'la devam eden ilişkilerimizde sorunlar yaratacak, İdlib'te bizi ciddi sıkıntıya sokacak, Astana süreci ciddi zarar görebilecektir.

Türkiye kendi haklı gerekçeleriyle bu harekatı tek başına yaparsa Rusya, İran ve hatta Suriye yönetimine bunu daha kolay bir şekilde anlatabilecek. Bu bölge bizim ve bu coğrafyanın ev sahibiyiz, avantajlarımız fazla olup, lojistik konusunda da elimiz çok güçlüdür. Mehmetçik sahaya inerse başarılı olacaktır. Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı Harekatı bunlara en güzel yakın örneklerdir.

Uzun yıllar sürecek olan ve çok iyi yönetilmesi gereken bir dönemin içindeyiz. Bu süreçte en önemli unsur, Türk Halkının Mehmetçik'e desteği ve güveninin tam olması.

Türkiye’nin “denge politikası” adı altında Suriye'de terör örgütüne destek veren ABD ile yürümenin çıngıraklı yılanla çuvala girmek olduğunu bir kez daha hatırlatarak, daha fazla gecikmeden zaten hazır olan harekat planlarının devreye sokularak harekatın başlatılmasının uygun olacağı değerlendirilmektedir.

Beyazıt Karataş/Independent

* Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve 7Sabah'ın editöryal politikasını yansıtmayabilir.