Ortadoğu 33 Günlük Savaş'ın Kazanımları



ID:46633
Yayınlanma:
18 Ağu 19

Lübnan Hizbullah Hareketi Genel Sekreteri Seyyid Hasan Nasrullah geçen Cuma gününde, 2006 yılındaki 33 Günlük Savaş'ın zaferinin 13'üncü yıldönümü bağlamında yaptığı konuşmada 13 yılın ardından 33 Günlük Savaş'ın getirileri ve kazanımlarına değindi.

Lübnan halkının Siyonist düşmanlara karşı direniş gücüne güven duyması, bu getirilerin en önemlilerinden sayılır. Bu güven ise Lübnan'da 2006 savaşının ardından yapılan parlamento seçimlerinde kesinleşti. 

33 günlük savaşın ardından Lübnan'ın ilk parlamento seçimleri 2009 yılında, ikinci seçimler ise 2018 yılında düzenlendi. 2018 seçimlerinde ise Direniş Koalisyonu Lübnan'ın 128 sandalyelik parlamentosunun 68 sandalyesini alarak salt çoğunluğu elde etti. 

Bu savaşın ikinci kazanımı ise Lübnan'ın Güney bölgelerinin güvenliğinin geçen savaşlara göre artmasıdır. Halbuki geçen savaşlarda ve ardından gelen süreçte Siyonist İsrail Rejimi zaman zaman Lübnan'ın Güney'ine saldırılar gerçekleştirirdi. İşte 33 Günlük Savaşın ardından benzer saldırılar gerçekleştirilemedi. 

Lübnan Hizbullah Hareketi lideri Seyyid Hasan Nasrullah bu hususta, "Lübnan'ın Güney'i geçen savaşlara göre daha fazla güvenlik ve istikrara sahiptir. Bu güvenlik ve istikrar ise Lübnan'ın güçlü ve zafer pozisyonundandır." Dedi.

Amerika ve Siyonist İsrail'in Direniş Ekseni karşısındaki yenilgisinin ispatlanması ise 33 Günlük Savaşın diğer sonuçlarından ve kazanımlarından sayılır. Seyyid Hasan Nasrullah 33 Günlük Savaşı " Amerika'nın Afganistan ve Irak'a saldırılarının devamı ve bu savaşların tamamlayıcısı" olarak tanımlarken, bir diğer taraftan ise bu savaşın sadece Lübnan coğrafyasını kapsamamayıcağı, aslında bu savaşla Hizbullah'ın silinmesi ve genel olarak, Lübnan'da, Irak'ta ve Filistin'de direnişin yenilgiye uğratılması, sonunda da Suriye hükümetinin devrilmesi ve İran'ın kuşatılması ile sonuçlandırılmak istendiğini belirtiyor. 

Hizbullah Hareketi genel sekreteri Seyyid Hasan Nasrullah bu hususta şöyle düşünüyor: "Lübnan aleyhinde başlatılan bu savaşın durdurulmasının tek nedeni, Amerikalılar ve Siyonistlerin bu savaşta yenilgiye uğradıklarını anlamaları idi." 

Seyyid Hasan Nasrullah açısından bir diğer önemli nokta da bu yenilginin İsrail ordusuna çok ağır gelmesidir; öyle ki Siyonist Ordusu 13 yılın ardından hala kaybettiği morali geri kazanamamıştır.

33 Günlük Savaş'ın bir başka kazanımı da kimi Arap hakimlerinin mahiyetinin tanınması idi. Bazı Arap ülkelerin hakimleri, 33 günlük savaşın öncesinde İsrail ordusunun yenilmez olduğunu düşünüyorken diğer bazıları da Siyonist Rejim ordusunun birkaç gün içerisinde Lübnan direnişini yok edebileceğini düşünüyordu. 33 Günlük Savaş ayrıca kimi Arap ülke hakimlerinin siyasi ihtilaflar yüzünden Siyonist Rejimi desteklemeye bile hazır olduklarını gösterdi. 

33 Günlük Savaş'ın bir başka kazanımı da bu savaşın üzerinden 13 yıl geçerken, Direniş Ekseni'nin Batı Asya bölgesinde en etkin aktörlerden birine dönüşmesidir. 

Direniş eksenin ortadan kalkması ile Büyük Ortadoğu Porjesi'nin hayata geçirilmek istendiği bir sırada, artık direniş ekseni olmadan bir Batı Asya'yı düşünmek bile mümkün değil. Direniş Ekseni'nin bölgedeki rolü ve konumunun güçlenmesi Amerika'nın İran İslam Cumhuriyeti'ne karşı savaş açma ihtimalini de zayıflatmıştır. 

Seyyid Hasan Nasrullah bu hususta şöyle diyor: "Amerika'nın İran karşısında savaş açmaktan sakınması bir kazanımdır çünkü Trump'ın İran İslam Cumhuriyeti'nin askeri gücünün farkına vardığını gösteriyor."

Hizbullah Lideri açısından bölgede yeni bir yıkıcı savaşın başlatılmasını engelleyen husus direniş ekseninin tutarlılığı ve birliğidir.