TEK İHTİYACIMIZ VAR O DA; ‘ADALET’



ID:47371
Yayınlanma:
09 Eyl 19

Gariban iseniz bu seferde kanunların bir anlamı yok.

Antalya Başsavcı Vekili Gürkan Kütük ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın avukatı Köhle, yanında iki kadın ve bir erkekle Antalya L Tipi Cezaevi’ne “kayıt dışı” girerek, FETÖ hükümlüsü Yüksel Uğurlu ile görüştü... Özel görüşme için göz retina okuma sistemi kapatıldı...

Ziyarete ilişkin soruşturma yürüten savcılık, usulsüz girişi tespit etti ancak rüşvet iddiasına ilişkin delil bulunamadığı gerekçesiyle takipsizlik kararı verdi...  

http://www.7sabah.com.tr/haber/47331/esrarengiz-ziyaret-cumhurbaskani-erdogan-avukati-feto-hukumlusunu-ziyaret-etti/

15 Temmuz FETÖ’cü darbe girişiminin kilit ismi olarak gösterilen ve firari olan Adil Öksüz'ün kuzeni Ahmet Doğan, Adil Öksüz’ün kuzeni Ahmet Doğan, AKP’den aday olduğu Kahramanmaraş’ın Andırın ilçesinde belediye başkanı seçildi. Doğan, oyların yüzde 63,64’ünü alarak ilçenin yeni belediye başkanı oldu.

https://www.sozcu.com.tr/2019/gundem/adil-oksuzun-kuzeni-belediye-baskani-secildi-mazbatasini-aldi-4318432/

Sermaye Piyasası Kurulu (SPK)'ya ilişkin atama kararı Resmi Gazete'de yayımlandı. Resmi Gazete'de yayımlanan karara göre; Dr. Vahdettin Ertaş'ın Ocak ayında ayrılmasından sonra boş bulunan SPK Başkanlığı görevine Ali Fuat Taşkesenlioğlu atandı. Söz konusu atama 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 119'uncu maddesine göre Bakanlar Kurulu'nca kararlaştırıldı. OdaTV'nin haberine göre, Başbakanlık'a bağlı SPK'nın başına getirilen Taşkesenlioğlu, 16 yıl boyunca FETÖ'nün bankası Bank Asya'da yöneticilik yapmıştı. Tutuklu olan Halkbank Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Hakan Atilla'yı ABD'ye gönderenin de Taşkesenlioğlu olduğu iddia edilmişti.

https://www.yenicaggazetesi.com.tr/bank-asya-eski-yoneticisi-spkya-baskan-atandi-189951h.htm

Konya'da görülen FETÖ davası sanığı İbrahim B, çalıştığı yurtta katıldığı sohbeti anlattı, "Bu kişiler emniyette benim ismimin geçtiğini belirterek, 'Bu ara bir hareketlilik var. Operasyon yapılabilir. Emniyette ismin geçiyor. İmkanın varsa yurt dışına git. Yakalanırsan bütün iddiaları inkar et' dediler" dedi.

https://www.cnnturk.com/turkiye/konyadaki-davada-anlatti-fetoculer-yurt-disina-kac-diye-haber-vermis

Ahmet Şan'ın telefonunda ByLock bulundu ama...Atiker Konyaspor eski Başkanı Ahmet Şan hakkında, FETÖ/PDY soruşturması kapsamında hazırlanan iddianamede, Şan'ın genel müdürlüğünü yaptığı şirkete ait kullandığı telefon hattında örgütün 'ByLock' adlı gizli haberleşme programını 2014 yılında 19 gün kullandığı ve 13 kez giriş yaptığı, kiminle görüşme yaptığı konusunda içeriğe rastlanmadığı belirtildi. Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan ve 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nce kabul edilen iddianamede Şan'ın, 'Silahlı terör örgütüne üye olmak' suçundan 15 yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılanması istendi.

FETÖ/PDY soruşturmaları kapsamında 'ByLock' kullanıcı listesinde Kombassan Holding'e ait telefonu Ahmet Şan tarafından kullanıldığının tespit edilmesi üzerine Şan hakkında soruşturma başlatıldığı anlaşıldı.

Konya Cumhuriyet Başsavcılığı HSK ve Bakanlık Muhabere Bürosu'nun HTS kaydı sorgusu, MSISDN (ByLock programına giriş kayıtları) da yapılan incelemede, 3 Eylül 2014 günü saat 19.22.53'de başlayıp 21.09.2014 günü saat 21.44.02'ye kadar toplam 13 kez sonu 137 ile biten hedef IP'ye (ByLock programı) bağlantı yapıldığı belirtildi. 3 Eylül günü Afyonkarahisar'ın Dazkırı İlçesi, 11 Eylül günü Eskişehir, 12 Eylül günü Kütahya Altuntaş, yine aynı gün Konya Kadınhanı, 21 Eylül günü Sivas ve aynı gün Nevşehir Acıgil de baz verdiğinin görüldüğü anlatıldı.

Ahmet Şan tarafından kullanıldığı tespit edilen cep telefonu hattının HTS bazları ile sonu 137 ile biten hedef IP (ByLock IP) bazının şüphelinin ByLock indirdiği ve kullandığı tarihlerdeki bazlarının birbiriyle örtüştüğü belirtildi. İddianamede Şan'ın evinde yapılan aramada ise Fethullah Gülen'e ait 'Sonsuz Nur' adlı kitabın ele geçirildiği vurgulandı. Ahmet Şan ise ifadesinde telefon hattını 6 yıldır kendisinin kullandığını, 'ByLock programını kesinlikle telefonuna yüklemediğini söyledi. Şan, ifadesinde, "Ben pozisyonum gereği telefonumu bilgi işlemdeki görevlilere ara ara veriyordum, bu sebeple onlardan birisinin 'ByLock' programını kullandığımdan şüpheleniyorum'' dedi.

FETÖ/PDY silahlı terör örgütü içerisinde hiçbir zaman yer almadığını belirten Şan, 2001-2004 tarihlerinde o dönemlerde cemaat olarak bilinen bu yapının sohbetlerine aynı binada oturan komşularıyla katıldığını ve hiçbir zaman örgüte himmet vermediğini söyledi. Şan, çocuklarının 2010 yılına kadar o tarihlerde cemaat olarak bilinen o yapının okullarında eğitim aldığını ve o tarihlerde okuldaki öğretmenlerin ısrarı üzerine bir kaç kez kurban bağışında bulunduğunu belirtti.

İddianamede Şan'ın komşusu olan ve FETÖ/PDY soruşturmasında şüpheli sıfatında bulunan Ali E.'nin 17 Kasım 2016 tarihinde verdiği ifadesine de yer verildi. Ali E.'nin ifadesinde aralarında Ahmet Şan'ın da bulunduğu aynı apartmanda oturan komşularından bazılarının, apartmanda sohbet toplantıları düzenlediği daha sonra bu toplantıya katılan İsa T. adlı hocanın tefsir üzerinden sohbetler yaptığını söylediği belirtildi.

http://www.milliyet.com.tr/skorer/ahmet-sanin-telefonunda-bylock-bulundu-ama-2532291

Atiker Konyaspor eski Başkanı Ahmet Şan, 'silahlı terör örgütüne üye olmak' suçundan 15 yıla kadar hapis cezasıyla istemiyle yargılandığı Fethullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) davasında, ilk duruşmada beraat etti.

http://www.hurriyet.com.tr/sporarena/ahmet-san-feto-suclamasindan-aklandi-40719617

Ankara kulislerinde Melih Gökçek’le ilgili konuşulan bir iddia daha var.Gökçek, 2010 yılında Ankara Emniyetine 100 araç hediye etmişti. Aracılar daha sonradan ihraç edilen polislerdi. Aracıların aynı zamanda Gökçek’e dosya veren polisler olduğu ileri sürüldü. Kulislerde söz konusu polislerin isimlerinin Deniz Baykal’a kurulan kaset kumpasına da karıştığı konuşuluyor.Beşir Atalay, 2010 yılında İçişleri Bakanıyken Gökçek’i yaptığı bağıştan dolayı plaket ile ödüllendirmişti. Atalay, olayın arka planını öğrenince, Erdoğan’ı 2014 yılında konuyla ilgili bilgilendirildiği belirtiliyor.

https://odatv.com/ankara-kulisleri-bu-olayi-konusuyor-19021916.html

Bülent Arınç: 80 kişi haricindeki herkes Fethullah Gülen'e sempati besledi. Eski TBMM Başkanı Bülent Arınç, "Ben şundan çok eminim, bu 80 milyonluk kitlede belki 80 kişi haricindeki herkes Fethullah Gülen'in belki bir dini lider olarak, belki eğitim hizmetlerinin güzelliği karşısında bir sempati beslemiş olabilir. Ama o 80 kişi hariç, hiç kimse 15 Temmuz gibi bir ihaneti düşünmemiştir" dedi.

"ERDOĞAN’A ADAY OLMAMASINI SÖYLEDİM"

“Eskiden bizdik, şimdi ben olduk” sözünün hatırlatılması üzerine ise Arınç, ” Bu parti Tayyip Erdoğan'ın partisi değildir. Bu parti millletin partisidir, bir şahsın partisi olamaz. Eleştiri bende hep vardı. Erbakan Hoca'yı da eleştiriyordum. Ama hiçbir zaman bana saygısızlık yapmazdı. 2007'de Cumhurbaşkanlığı seçimi için Erdoğan'a aday olmaması gerektiğini söyledim. Çünkü senin gibi bir başbakan bu ülkeye gelmedi, sen icracı bir başbakansın” dediğini belirtti.

Arınç FETÖ ile ilgili sözlerini şöyle sürdürdü:

“15 Temmuz'dan önceki süreçte Gülen cemaatini öven açıklamalardan dolayı FETÖ'cülük suçlaması yapılıyorsa, başımızdaki cumhurbaşkanımızdan siyasi parti liderlerine varıncaya kadar, devlet bürokrasinin en üst noktasından en alt noktasına kadar bunlar hakkında olumlu sözler sarf etmiş olan herkesi bu kefenin içine koymak lazım. Bana FETÖ'cü diyecek bir akılsız varsa bu ülkede, lütfen bunu genel manada düşünsün ki, ‘Bunları yüreklendirecek bir açıklama yapmıştır’ sorusunun kimler karşılığı olabilir, bunları da bir aklına getirsin.”

"TERÖR ÖRGÜTÜ OLDUKLARINI 15 TEMMUZ’DA ANLADIM"

15 Temmuz’dan önce FETÖ’yle ilgili olumsuz bir düşüncesinin olmadığını vurgulayan Arınç, “Ben bu yapının silahlı terör örgütü olduğunu 15 Temmuz'da anladım. 15 Temmuz öncesinde bu cemaatin, bir silahlı terör örgütü olabileceğini düşünmemiştim. Bana kalkıp da kimse, ‘Sen FETÖ'cülere güç verdin' demiyor. Bu özellikle troll ve troliçelerin bir insanı linç ederken kullandıkları yöntemler. Ben bunların kirli emellerine alet olacak ne bir söz söyledim ne de şu veya bu imkânı tanıdım. Bir tek gün oy istemedim, bir tek gün de desteklemedim” ifadesini kullandı.

http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/siyaset/872441/Bulent_Arinc__80_kisi_haricindeki_herkes_Fethullah_Gulen_e_sempati_besledi.html#

Doğmamış çocuklar hukuksuzlukla tanıştı: 'İnsanlık ayaklar altında'

FETÖ suçlamasıyla tutuklu ve hükümlü 4 hamile kadının yaşadıkları, doğmamış canları hukuksuzlukla tanıştırdı.
Kiminin doğum yapmasına birkaç hafta var, kiminin hem karnında hem yanında çocuğu var. Hastaneye götürülmüyorlar, enfeksiyon kapıyorlar, bakımlarını yapamıyorlar. FETÖ suçlamasıyla tutuklu ve hükümlü dört hamile kadına avukat bulabildikleri için ulaşabildik. İnsan hakları savunucusu ve HDP Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, “Hukuk devleti kriterleri ayaklar altında. Dolayısıyla insani kriterler de ayaklar altında” dedi. Yasa ise “hamile hakkındaki ceza geri bırakılır” diyor.

İnsan hakları savunucusu ve HDP Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, kendine ulaşan mektuplardan öğrendiği mağduriyetlerle ilgili şunları söyledi:

“Tarsus Cezaevi’nde 10 kişilik koğuşlarda 22 kişi kalıyorlar. 2 yatağı birleştirip 3 kişi yatıyorlar. Annesinin yanında kalan bir çocuk ranzadan düşüp çenesini kırmış. 7-8 dilekçe vermeden hastaneye gidemiyorlar. Bunun yanı sıra Tokat Cezaevi’nde de hamile mahpusların olduğu ve 7-8 bebeğin anneleriyle kaldığı bilgisini aldık. Mamalara izin çıkana kadar son tüketim tarihleri geçiyor. Cezaevinde oyuncak ve oyun alanı da yok. Bebeklerin ve çocukların kıyafetlerinde yazı olduğu için kabul etmiyorlar.”

Gergerlioğlu, Ceza İnfaz Kanunu’nun âkim ve savcılarca çiğnendiğini de vurgulayarak, şöyle konuştu: “OHAL döneminin başında FETÖ’den yargılananlar avukat bulmakta zorluklar yaşadı. Yüksek ücretler talep edilmiş. Hamile tutuklulular avukat bulmakta zorlanıyor, bulabilenlerin avukatları da çok ilgili değil. Yakınlarından haber alabiliyoruz. Özellikle zorunlu müdafiler ilgisiz davrandığı için ağır cezalar veriliyor. Hukuk devleti kriterleri ayaklar altında olunca insani kriterler de ayaklar altına alınıyor. Hiçbir şeye insan hakları açısından bakılmıyor. Her şeye taraftar olma açısıyla bakılıyor. Kişi veya grupları şeytanlaştırmak veya hukuksuzluğu hak edilir kılmak üzere bir kurgu var. Bu durum yıllar sonra utanç meselesi olarak toplumun önüne konacak.”

‘Hamilenin cezası geri bırakılır’

Ceza İnfaz Kanunu’nun 16. maddesi şöyle diyor: “Hapis cezasının infazı, gebe olan veya doğurduğu tarihten itibaren altı ay geçmemiş bulunan kadınlar hakkında geri bırakılır. Eylem ve tutumları nedeniyle tehlikeli sayılanlar hakkında bu fıkra hükümleri uygulanmaz. Bu kişilerin cezası, ceza infaz kurumlarında kendileri için düzenlenen uygun yerlerde infaz olunur.”

http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/turkiye/1056453/Dogmamis_cocuklar_hukuksuzlukla_tanisti___insanlik_ayaklar_altinda_.html#

aslında yorum bile yapmacaktım ama.........

Siyasi veya zengin iseniz iseniz Bylock’unuz olmuş olmamış, Bank Asya’ya para yatırmış olmanız veya olmananız hatta o bankanın genel müdürü olmanızın bir anlamı yok.  

Gariban iseniz bu seferde kanunların bir anlamı yok.