Yazarlar Aşk denince akan sular durulur



ID:47687
Yayınlanma:
23 Eyl 19

Derin bir iç çekip, bulunduğumuz zaman diliminden sıyrılıp farklı deryalara dalarız.

Söylemi bile kalbi titretirken, kim bilir yaşamı nasıldır.

Bunu öğrenmek için bunu yaşayanlara sormak lazım.

Tabi bunu sorarken de yaşanılan zamana göre aşkın değiştiğini, farklı tariflere ve kisvelere büründüğünü unutmamamız lazım.

Yunus Emre’nin tabiri ile aşk Mevlana’nın tabiri ile aşk Atila İlhan’ın deyimi ile aşk Ahmed’i Xani’nin Mem’u Zini’nin aşkı Adını sayamadıklarımız ama bunların hepsi geride kaldı.

Aşkta zamana uydu ve uyduruldu.

Makam aşkı koltuk aşkı dalkavukçu aşkı Ay çiçeği gibi kendisine her güneş açana yüzünü dönenlerin gündelik veya güneşlik aşkları.

Bunların en tehlikelisi makam aşkıdır.

Kaybetmeme uğruna bütün yolların mübah göründüğü aşk. Beyne kanın gitmediği, beynin oksijensiz kaldığı aşk.

Kalbe dokunan ve huzur veren aşkın hırs ve kin ile kaplandığı, kabuk bağlandığı duyguya dönüşmesi.

Sonunun felaketle biteceği aşikar olan aşk.

Ne olur sen bizden uzak dur.

Sevdiğimiz güzel insanların kalbine ve yüreğine girme, duygularından uzak dur.

Sana karşı silahlanacak gücümüz yok, sana düşmanız ve seninle hiçbir zaman barışmakta istemiyoruz.

Sen bizi bilmezsin ve bizde seni bilmeyiz, uğrama semtimize.

Aynı masanın etrafında taburelere oturan bir avuç insanız. Elimizde kalan bir tebessüm ve kalbimizde kalan bir umut,o da bizde kalsın ve bize yerer.

 

Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve 7Sabah'In editöryal politikasını yansıtmayabilir.