Röportaj/Söyleşi Faik Bulut: Bağdadi öldü ama doğuran koşullar sürüyor



ID:48848
Yayınlanma:
29 Eki 19

IŞİD lideri Bağdadi’nin öldürülmesinin ardından bölgede cihatçı örgütlerin bundan sonraki durumunu Ortadoğu Uzmanı Faik Bulut değerlendirdi.

IŞİD lideri Bağdadi’nin öldürülmesinin ardından bölgede cihatçı örgütlerin bundan sonraki durumunu Ortadoğu Uzmanı Faik Bulut Evrensel’e anlattı. Bağdadi’nin öldürüldüğünü ancak onu yaratan koşulların hâlâ varlığını sürdürdüğünü kaydeden Bulut, “Bu örgütleri ABD yarattı demek gerçekçi olmaz ancak bu örgütlerin ortaya çıkıp güçlenmesine ilişkin koşulları ABD yarattı demek daha doğru olur” dedi.

2014 yılında Musul'un işgal edilmesinin ardından Ulu Cami'nde verdiği hutbeyle kendisini halife ilan eden IŞİD lideri Ebubekir El Bağdadi'nin ölümü, IŞİD açısından bir dönemi kapattı. Ancak emperyalistler arasında süren Ortadoğu'daki paylaşım kavgası, bugüne kadar olduğu gibi yeni Usame Bin Ladinler, Zerkaviler ve Bağdadileri doğuracağına işaret ediyor. Peki bundan sonra ne olacak? Bağdadi'nin ölümü ve cihatçıların gerilediği nokta tehlikeyi azalttı mı? Evrensel'e konuşan Ortadoğu Uzmanı Faik Bulut, IŞİD, El Kaide, El Nusra gibi cihatçı örgütlerin doğmasında bulundukları ülkelerdeki siyasi çalkantılar, istikrarsızlık, çatışmalı ortam ve uluslararası güçlerin bölgedeki ‘Devletler oyunu’na dikkat çekti. Bulut, dünyada yükselen İslamcı dalganın da bu örgütlerin güçlenmesinde bölgeleri etkilediğini söyledi. IŞİD gibi örgütlerin yoktan var olmadığını belirten Bulut, 1979 yılında Sovyetler Birliği’nin Afganistan’a girmesi sonrası özellikle ABD başta olmak üzere uluslararası güçlerin bütün Müslüman ülkelerde ‘Mücahit’ adı altında İslamcı militanların örgütlenmesine yardım ettiğini hatırlattı. Arap ülkelerinin yanı sıra Türkiye’den de bu örgütlere gidenlerin olduğunu kaydeden Bulut, özellikle '80 darbesi sonrasında bürolar açıldığını, bağışlar toplandığını ve mücahit akımının ortaya çıktığını söyledi. Irak’ta ABD işgali altındaki halkın ulusalcı ya da sol bir parti olmadığından tepkisini gösteremediğini ve o dönem El Kaide’nin ortaya çıktığını belirten Bulut, “Çeçenistan’da bu işin bir parçası. Rus-Amerikan çatışmasının bir parçası ama Sovyetik yapıdan umudu kalmayanlar umudu İslam’da arar oldu. İslamcılar da kendilerini alternatif olarak gösterdiler” dedi. Bulut, Irak işgali döneminde Suriye, İran gibi ülkelerin işgalin kendilerine bulaşmaması için İslamcı militanların bölgeye taşınmasında yardımları olduğunu da söyledi.

Bulut, “Bir dönem geliyor, uluslararası güçler, devletler bu örgütlerden desteğini çekiyor, yok etmeye çalışıyorsa da ‘Cin bir kere şişeden çıkıyor’, kolay kolay denetim altına alınamıyor” dedi. Bağdadi’nin ABD tarafından hapsedildiği kampa gönderildiği dönemde bir ABD’li komutanla samimi olduğu iddialarının Amerikan gazetelerinde yer aldığını hatırlatan Bulut şöyle dedi: “Birbirinden bağımsız olmayan bir durum var. Bu örgütleri ABD yarattı demek gerçekçi olmaz ancak bu örgütlerin ortaya çıkıp güçlenmesine ilişkin şartları ABD yarattı demek daha doğru olur. ABD, bu örgütlerin gelişmesine, güçlenmesine göz yumdu, hatta zulmetmesi bile onları güçlendirdi.”

GÖZLER SON CİHATÇI MERKEZİ İDLİB'DE

IŞİD lideri Bağdadi’nin öldürülmesinin ardından yerine Abdullah Kardaş’ın getirildiğine dikkat çeken Bulut, “IŞİD devam eder diye düşünüyorum. Çünkü IŞİD bir anda ortaya çıkmadı. El Kaide’nin 20 senelik tecrübesini devam ettiren, kendince bir hiyerarşisi ve yönetme tarzı olan bir örgütten bahsediyoruz. Yerine Abdullah Kardaş’ın getirilmesi de bunu gösteriyor” dedi. Bağdadi’nin öldürüldüğünü ancak onu yaratan koşulların hala varlığını sürdürdüğünü kaydeden Bulut şöyle konuştu: “O şartlar var olduğu, devletlerin bölgede hegemonya kurma, nüfuz alanları yaratma amaçları olduğu sürece IŞİD kolay yok olmaz, bu tür örgütler bir müddet daha varlığını sürdürebilir. Örneğin; Türkiye’nin son Suriye’ye yönelik operasyonunda SDG güçlerinin kamplarından kaçan IŞİD’liler hemen gidip eylem yapabildi, örgütleriyle ilişki kurabildi. Bu IŞİD’in hala durduğunu gösteriyor. Burada tayin edici nokta İdlib’te Suriye ordusu ve müttefikleri 40-50 bin civarında militanı bölgeden çıkarırsa varlıkları azalabilir. Ancak bu sefer de çatışma alanı olan Mısır, Libya, Kuzey Afrika ülkelerine dağılabilirler. Karabatak gibi Suriye’den girip başka yerlerden çıkabiliyorlar. Özellikle bölge üzerinde hesapları olan devletlerin de yardımıyla oluyor bu durum.”

"ÖZELLİKLE DIŞ MÜDAHALELER BU ÖRGÜTLERİ DOĞURUYOR"

Bölge halklarının bu süreçte sınır ötesi operasyonlara, bölgedeki çatışmalara, savaşlara prim vermemesi gerektiğini ifade eden Bulut, “Ancak böyle engelleyebilirsiniz bu tür örgütlerin ortaya çıkışını. Özellikle ülkelere dış müdahaleler bu tür örgütlerin ortaya çıkmasına zemin yaratıyor. Başka ülkelere siyasi ve askeri müdahalelerde bulunulmamalı. Halklara düşen bilinçli olmak ve bilinçli olarak bu tür müdahaleleri reddetmek. Muhalefet askeri müdahalelere hangi tarafta olursa olsun destek verdiği sürece Türkiye demokrasiden bahsedemez, barış talep edemez.”

Röportaj:Derya Kaya/Evrensel

*Bu söyleşide yer alan fikirler kişiye aittir ve 7Sabah'ın editöryal politikasını yansıtmayabilir.