Ortadoğu BAE'nin Savaş ve Direniş Ekseni Aleyhindeki Komploları



ID:49093
Yayınlanma:
05 Kas 19

Birleşik Arap Emirlikleri Yemen aleyhindeki savaşa katılmasının ardından şimdi de Lübnan ve Irak'ta uygulanan komplolarda aktif rol oynamaktadır.

Birleşik Arap Emirlikleri Suudi Arabistan'ın Yemen aleyhindeki savaşında en önemli ortağı idi. BAE'nin Yemen savaşında Suudi Arabistan'a göre daha akıllı davrandığı söylenebilir. Çünkü BAE bu savaşta Yemen'in istifa etmiş cumhurbaşkanı Mansur Hadi'ye güvenmeyip yeni gruplar kurdu ve onları sadece Abu Dabi'ye bağlı hale getirdi. Bu çerçevede Yemen Güney Geçiş Konseyini örnek gösterebiliriz. BAE Suudi Koalisyonunun Yemen savaşındaki yenilgisini kabul edip güçlerini Yemen'den çekmesinin ardından Yemen güneyindeki paralı askerlerini desteklemeye devam edip pratikte Suudi Arabistan'ı tek başına bıraktı. 

Buna rağmen BAE şimdi de bir yandan kendine bağlı güçler ve istifa etmiş Mansur Hadi'ye bağlı güçler arasındaki çatışmalara şahitlik ediyor bir yandan da Yemen'in güney bölgelerinde BAE'ne karşı itirazların arttığını gözlemliyor. Bu doğrultuda Yemen'in Sokotra takımadası halkı BAE güçlerini işgalciliğini protesto ederek bu güçlerin bu takımadalardan çıkmasını istediler. 

Sokotra takımadası valisi Remzi Mahrus ise Facebook sayfasında BAE'ne bağlı Güney Geçiş Konseyi güçlerine bu adalardan çıkmaları konusunda uyarı mesajları yayımladı. 

Buna rağmen BAE bölgede kaos ve güvensizlik yaratıcı adımlarının devamında Riyad ve Washington'un siyasetleri çerçevesinde Lübnan ve Irak'taki protesto gösterilerini ve kaos çıkarma olaylarını destekledi ve dolaylı bir şekilde bu gösterileri şiddete doğru yönlendirmeye çalıştı. Bu doğrultuda Irak Sesi Radyosu Irak istihbarat teşkilatının BAE'ne bağlı bir casusluk timi ve şebekesini tutukladığını bildirdi. Bu şebekeye bağlı casuslar Bağdat'ın Tahrir meydanında ve diğer şehirlerinde insanların arasına girerek onlara mali yardım vaatleri ile hükümet karşıtı eylemlerinin örgütlemeye çalışmışlardır. Lübnan El Ahit sitesi ise yayımladığı raporda BAE'nin Lübnan'daki gösterilerin masraflarının büyük bölümünü karşıladığını ve hatta günlük olarak 100 ila 150 dolar kadar göstericilere para verdiğini ve gıdalarını bile sağladığını yazdı. 

Birleşik Arap Emirliklerinin bölgede kaos ve güvensizlik yaratma yaklaşımı her şeyden ziyade iki önemli noktasının göstergesidir. 

İlk olarak Birleşik Arap Emirliğinin bölgesel siyasetlerinde sersemlemesidir. Çünkü Suudi Koalisyonunun yenilgisinin ardından Yemen'den çıktı ve Yemen'de güvensizliğin ve kaotik ortamın BAE'nin ekonomik ve güvenlik çıkarlarını karşılamadığını anladı. Buna rağmen bir kez daha Lübnan ve Irak'ta şiddetin artması ve düzensizliğin arttırılması doğrultusunda siyasetlere izlemeye başladı. 

İkinci önemi husus ise, Birleşik Arap Emirliklerinin bağımsız bir bölgesel siyaset izleyememesidir. BAE her daim siyasetlerini, Riyad, Telaviv ve Washington'un istediği yönde belirlemektedir. Bu bölgesel siyasetler belirleme alanındaki bağımlı olma durumu Abu Dabi'nin etkili bir bölgesel aktör olarak rol oynama isteğine karşın yaşanmaktadır. 

Görünen o ki Abu Dabi Suudi Koalisyonun Yemen savaşındaki yenilgisinden gerekli dersi çıkarmamış ve kaos yaratıcı ve müdahaleci siyasetlerinden vaz geçmek için yeni bir şoka ihtiyacı vardır.