Röportaj/Söyleşi Seyyid Sinan Boztepe: Alevi Dedeleri Kendi Halkına İhanet Ediyor ve Alevileri Köklerinden Uzaklaştırıyor



ID:49233
Yayınlanma:
10 Kas 19

Seyyid Sinan Boztepe: Ehibeyt (a.s) değerlerine yaklaşımlarımız ve kutsal mekânlara düzenlemiş olduğumuz ziyaretler hususunda itirazlar oldu.Hatta bunları köşe yazılarına taşıyanlar bile oldu. Ama; ne hikmetse bunu ilk dile getirenler yine dinsiz gruplanlardır. Alevilerin Kerbela’da ne işi var dediler? Biz de diyoruz ki, Aleviler Kerbela’ya gitmeyecek de Vatikan’a mı gidecek. Sizin derdiniz ne? Aleviler Erbaine gitmesinler yılda bir kere Hindistan’a gidip Öküzlere bağlılığını mı dile getirsinler? Erbaindeki insanların toplanmsından kim rahatsızlık duyar ki? Bu sorunun muhatabı tabi ki Emperyalistlerdir ve onların hedeflerini benimsemiş çevrelerdir. Biz Aleviler Müslümanız ve İslam’ın merkezi olan Ehlibeyt’e tabiyiz. Dolayısıyla bu yolda yürümeye devam edeceğiz…

7SABAH/ Röportaj: Aydın Altay

Son zamanlarda farklı kesimlerden dikkatleri üzerine çeken ve eleştirilerin odağı haline gelen Ehlibeyt Dergahı Dedesi Seyyid Sinan Boztepe ile söyleşimizin ikinci bölümüyle devam ediyoruz. Sayın Boztepe, önceki bölümde Cemevleri tanımı ve Aleviler üzerine oynanan oyunlardan bahsettiniz. Bu projelerin genelikle egemen odaklar tarafından yürütüldüğünü iddia ediyorsunuz. Ancak sizin söylem ve eylemlerinize yönelik istirazlar var. Özellikle Alevi dernekleri ve rahatsız olan Cemevleri var, bunların  sebepleri nelerdir?

Seyyid Sinan Boztepe: Çünkü Kurumsallaşan bir Cemevi var. Türkiye’de yaklaşık 340 faal Cemevi var ve bunların kendine ait kurumları, dernekleri, vakıfları ve fedarasyonları var. Yani Örgütsel bir yapı var. Bunların içerisinde hepsinin Kendine ait bir Alevilik tanımı da var. Biri Aleviliği İslam’ın içinde görüyor, biri Aleviliği İslam’ın dışında görüyor. Aleviliği İslam içinde görenler de Aleviliği, Türk kültürü, Türk geleneği olarak yaşatmaya çalışıyorlar. Bir tarafta Aleviliği İslam dışında görüyor. Onlar da bu sayede Aleviliği Hititlere, Sümerlere, Lubilere kadar taşımış oluyor. Yani İmam Ali'den de önce Alevilik vardı diyorlar. İmam Ali'den önce kimse Ali'ci olamaz ve bu arkadaşlarımız tamamıyla gayri samimidir. Bilerek bu projeyi de savunmaya çalışıyorlar. Alevilik İmam Ali'den önce de vardı diyerek, Aleviliği İslam’dan Kur'an'dan, Peygamber İnancından ve 12 İmam İtikadından koparmış oluyorlar, buda ayrıca bir proje. Bu projenin üzerinde ilk maya Almanya’da atıldı. Almanya devleti PKK'yi nasıl kendi ödenekleri ile Almanya'da barındırıyorsa, Alisiz Alevileri de devlet bütçesi ile Almanya'da barındıran ve palazlandıran yine Almanya hükümetidir. İlk Alisiz Alevilik Almanya'da kurulmuştur ve oradan dünyaya açılmıştır. 

Almanya devletinin projesi diyorsunuz, ancak bu proje Alevi dedeleri tarafından da destekleniyor gibi. Almanya’yı bu anlamda suçlarken, Alevi Dedelerinin tutumunu nereye koyacaksınız?

15 Temmuz hain darbe girişimi ile 13 tane Alevi derneği KHK ile kapatıldı. Ancak 50 civarında derneğin kapatılması gerekiyordu. Geçen Sosyal paylaşım sitesinde kendi sayfamda şuna benzer bir yazı yazmıştım. " KHK İle kapatılan, derneklerin dedeleri neredeler, tövbe edip inzivaya mı çekildiler? diye sormuştum. Hiç biri Cezaevinde değil! Hepsi de elini kolunu sallayarak, halkın arasında ve halen hepsi kurumlar içerisinde hizmetlerini devam ettiriyor. Sadece tabelaları indirilmiştir. Adresleri değişmiştir ama bu adreslerde yine işlerine devam etmektedirler. İşte bu Dedeler şimdi bizi hedef alıyorlar. FETÖ ve Almanya destekli bu figüranlar aynı çalışmalarını yürütüyorlar. Namaz kılan Alevileri hedef alıyorlar. Namaz kılanları Sünnicilikle suçluyorlar. Oysa biz Aleviler namazı Sünni fıkhına göre kılmıyoruz, kendi fıkhımıza uygun ibadet ediyoruz. İbadetlerimizi tamamıyla Ehlibeyt itikadına uygun hayata geçiriyoruz. Gülen'in meşhur bir sözü vardı, " Cennete giden yol İran'dan geçse zinhar geçmem. sorarım, başka bir yol var mıdır" diye… Direkt Aleviler içerisinde bizleri de itibarsızlaştırmak için Kripto Alevi yöneticileri ve dedeleri kullanılmaya başladılar. çünkü onların halkın üzerinde etkililer. Benim gariban Alevimin yanında şu söylemler yapılmaya başlandı; Bakın bunlar sizin gibi “DEDE” değil, bizim gibi düşünmüyorlar. Bakın bunlar bizim gibi de namaz kılmıyorlar. Bunlar ne yapıyorlar? Bunlar İran'cı gibiler ve bunlar İran Ajanı “ diyorlar. Biz de diyoruz öyle ise,Haydar Aliyev de Caferi Mezhebine göre namaz kılıyor, oda mıİrancı? Aliyev Caferidir çünkü. Niye Azerbeycan acemi demiyorsunuz. Da, Özellikle bizi İran'la ilişkilendirmeye çalışıyorsunuz? Bu tamamen Fethullah Gülen'in bir söylemi ve hareketidir.  Alevi dedeleri yeniden özlerine dönebilseler veya geçmişlerini araştırabilseler büyük oyun bozulur ve bu kurumlar içerisinde fitne olmayacaktır. Ama bunu yapamazlar, çünkü Kurumların belli bir yönetim kadrosu var. Bunlar Dedeleri Memur olarak oralara getirttiriyorlar. Orada Memur olan Alevi dedesi ise, sadece kurumun felsefesine, yani misyonuna uygun  hareket etmek zorundadır. Biz bu hareketimizi bir Cemevinin içerisinde harekete geçirebilir miydik?  Yani Alevileri kendi dini (İslam) inançlarıyla, kendi mezhebi ile buluştururabilir miydik?Zinhar Bu da olmazdı… İzin vermeyeceklerdi, ki vermediler de. Bir dönem öyle de mücadele etmeye çalıştık ama olmadı. Bu yüzden pek benim bu noktada umudum yok. Alevi Dedeleri kendilerini sorgularlar mı, biz ne idik nerden geldik, ne yapıyoruz diyecekler mi ben pek ümitvar değilim. 

Almanya merkezli bir saldırı ve Alevi Dedelerinin hedef alması devam ederken, bir kısım medya organları da konuya el attı. Son olarak Oda Tv sizi geniş bir açıdan ele aldı ve sizin Alevileri asimile etmekle suçladı. Sizin deyiminizle düğün değil, seyran değil Oda TV beni neden haber yaptı? Sizce neden?

Amerikan Sünniliğini dünyaya empoze eden Emperyalistler, İngiliz Şiiliği üzerinden de Müslümanların arasına nifak sokuyor. Türkiye’de ise Alevileri “Anadolu Aleviliği” tanımı ile aynı yola hizmet etmeye çalışan bir sistem var. Yani Aleviler de Emperyalizm içerisinde istenilen oyunlara etnrikalara alet edinilmek isteniyor. Biz diyoruz ki, Aleviliğin tanımını Alevilere bıraksınlar. Yani Bir Alevilik tanımını getirmek, Oda Tv'nin haddine değil! Çünkü o benim sinir ucumun neresi olduğunu bilecek çapta değil! Çünkü Oda Tv'nin Alevilikle alakası yoktur. Alakası olsa bile, Doktor olmayan bir şahsın hastalık teşhisi ne kadar saçma ise, Alevilik hakkında yorum yapacak kişinin de Alevilerin sinir uçlarını bilmesi lazım.  Neden bu işler yapıldı, ya da niye yapılıyor? Biz şunu söylüyoruz; Alevi demek, İmam Ali’nin (a.s) taraftarı demektir ve Arapça bir kelimedir. Bu da enteresan, bize diyorlar ki; Şii kelimesini kullanmayın. Biz Şii değiliz, yani Aleviler Şii değil! Şimdi Arapça Alevi kelimesine ses çıkarmayan grup, Şii kelimesini kullandığında bir anda ses çıkarmaya başlıyor. Bu bir oyundur, biz bu oyunun farkındayız. Burada Alevinin uyanması lazım. Bize namaz ve oruç üzerinden gelenler, aslında hiç bunun üzerinden gelmesinler, onlar da aslında biliyorlar ve ben de çok iyi biliyorum. Benim ve Oda Tv’nin veya başka gruplar arasındaki mesele. Alevilerin namaz kılıp veya kılmaması değil! Mesele tamamıyla şu; Alevilerin özüne dönüp dönmemeleridir.  Bu başta Türkiye içerisinde Meşhur Fethullah Hocalarını rahatsız ediyor. çünkü onların görevi buydu, bunu engellemekti,ancak başarısız oluyorlar. Rahatsız duymaya başladılar. Oda Tv'ye şunu demek lazım; gelin birbirimizi kandırmayalım. İşte bizim bu duruşumuz Fethullah Gülen harekatini, Emperyalistleri ve Siyonistlerleri rahatsız etti. Biz aslında onların sinir uçlarına dokunmaya başladık. Oda TV bunun üzerine bir yazı yazsaydı gam yemezdim. Ancak onlar gerçekten de rahatsız oldukları yerleri yazmışlar. Evet biz İçte Fethullah Gülen’in, dışta Siyonistlerin sinir uçlarına dokunduk. Eğer Alevi tanımı bizden isteyeceklerse, bellidir Alevi İmam Ali taraftarı demek, İmam Ali nerede doğdu? Kabe’de doğdu. İmam Ali nerede şehit oldu? Kufe mescidinde şehit oldu. Ne yapıyordu? Namaz kılıyordu. Alevi tanımını bunun üzerine yapmamız lazım. Alevilik Kâbe ve mihrab arasında bir itikattır, dışarıya çıkarılamaz. Aleviliği bunun dışında yapan bütün tanımlar ya cahillikten yapıyorlar veyahut da bilinçli olarak Aleviliği farklı kulvarlara sokmaktan çalışıyorlar. Biz bu ikisinden de yana değiliz. Ne cahilin söylemlerinden, ne de Alevileri farklı kulvarlara sokmalarından yanayız. Eğer bizi ajanlıkla suçlayacaklarsa, ki şuan onu da yapıyorlar. Falanca ülkenin ajanı mısınız? Diyorlar. Öyleyse biz de diyoruz ki; Türkiye'de mütemadiyen bir Sünni vatandaş namaz kılıyor, hacca gidiyor. O zaman bütün hepsi Suud ajanıdır. Buyursunlar pirincin taşını ayıklasınlar. 

Sizin bu söylediklerinizle “Alevileri özünden uzaklaştırmak projesi” söz konusuyken, Oda Tv'nin “ibadetsiz Alevilik” tezine sahip çıkması, Alevi Dedelerde bir rahatsızlık oluşturmaması ilginç değil mi?

Aslında adım adım geldiler. Hatta Uzun zaman önce bunu PKK ile ilintili haber sitelerinden yapmaya başladılar. Yani bizzat örgüt bu görevi devr almıştı. Niçin PKK üzerinden bizi vurmaya çalıştılar. Çünkü; Alevilerin büyük kısmı Kürt ve Zaza kökenlidir. Ben de o coğrafyadan gelmiş bir şahsiyetim. Alevilerin içerisinde Sosyalist görüşe sahip birkesim var, olanların sayısı azımsanmayacak kadar çoktur. Sol ve sosyalist. İlk önce Sol ve sosyalist çizgide olan haber siteleri ve televizyonlarının üzerinden bize vurmaya başlamışlardı. Şimdi de Kendisini Kemalist, Atatürkçü, Ulusalcı gösteren gruplar üzerinden de vurmaya başladılar. Yani Tabiri caizse sopa bir eldeyken şu an sopa bir kaç ele daha geçmiş oldu. Kim nerden vurmak isterse oradan vurmaya çalışıyor. Türkiye'de bizi çalışamaz duruma getirmek için, Alevi toplumuyla bizi karşı karşıya getirmeye çalışıyorlar. Burada bizi hüzünlendiren, üzen ve bu saldıralara sessiz kalıp, onlarla hareket eden Alevi Dedeleridir. Bizden görünen insanların sessiz kalması daha da üzücü bir durum…

 

Birinci Bölümü Okumak İçin Aşağıdaki Linki Ziyaret Ediniz...

http://www.7sabah.com.tr/haber/49163/seyyid-sinan-boztepe-cemevleri-bir-senaryo-dergah-ise-bir-realitedir/