Alıntı Yazılar Erdoğan, niye "başka kulak" istemiyor? / Mehmet Y.Yılmaz



ID:49360
Yayınlanma:
14 Kas 19

Erdoğan ile Trump'ın baş başa ne konuştuğunu muhtemelen biz hiç öğrenemeyeceğiz

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Trump arasındaki görüşme bu yazıyı yazdığım saatlerde henüz başlamamıştı.

Artık adet olduğu üzere Erdoğan, Trump ile önce baş başa görüşecek. Yanında tercümanlığını yapacak, görüşme notlarını tutacak Dışişleri'nden bir diplomat olmayacak.

Ya damadı, ya da "güvendiği bir başkası" bu görevi üstlenecek.

İkisinin baş başa ne konuştuğunu muhtemelen biz hiç öğrenemeyeceğiz.

ABD'de, zamanı gelip de bu tür tutanakların üzerindeki gizlilik kararı kaldırıldığında, araştırma yapan tarihçiler öğrenebilecek.

O zamana kadar da kim öle, kim kala zaten!

Bir ülkenin Cumhurbaşkanı, bu tür baş başa görüşmelerde niye yanına devletin bir görevlisini almayı tercih etmez?

Bu gerçekten üzerinde durulması gereken bir konu.

ABD Başkan Yardımcısı'nın son Türkiye ziyaretinde, Kuzey Suriye'deki operasyonun durdurulması ile sonuçlanan baş başa görüşmede de Cumhurbaşkanı'na refakat eden meslekten bir diplomat yoktu.

ABD'nin eski Ankara Büyükelçisinin tercümanlığına güvenildi ama bir Türk diplomatın o görüşmeye tanık olması istenmedi.

Neden acaba?

Dedim ya bunlar nasıl olsa bir gün ortaya çıkar.

O güne kadar bol spekülasyon yapabiliriz ama ve nitekim öyle de oluyor.

Fısıltı gazetesi, "Erdoğan'ın önüne NSA'nın dinleme kayıtlarının konulduğu" manşetiyle yeteri kadar alıcıya ulaştı bile.

Ben Erdoğan'ın yerinde olsam, bu tür söylentilerin önünü kesmek için böyle baş başa konuşmalara, not tutacak bir diplomatı mutlaka alırdım. Başkasının tercümesine güvenmez, dil bilgisi tartışılmaz bir diplomatı tercih ederdim.

Beni dinlemeyeceğini biliyorum tabii ama ben yine de söylemiş olayım. Sonra "söylememiştin" demesinler diye!