Alıntı Yazılar ÖSO, Suriye krizine çözümün engeli olmaya teşvik ediliyor / İhsan Çaralan



ID:49548
Yayınlanma:
20 Kas 19

Demek ki, ‘zeytinin dalı' değil yağı önemliymiş!

Afrin’e yönelik askeri harekata boşuna “Zeytin Dalı” harekatı denmemiş!

İlk bakışta, evrensel olarak “zeytin dalı”nın barış simgesi olduğu dikkate alınarak, herhalde, harekata bu ad konularak “Barış için bu harekatı yaptık” denmek isteniyor diye düşünenlerin yanıldığı ortaya çıktı. Çünkü şimdi anlaşılıyor ki, harekata bu ismi verenlerin, en azından bir gözleri de daha baştan Afrin’deki sayısının 15 milyon dolayında olduğu belirtilen zeytin ağaçlarındaymış!

Tıpkı emperyalist ABD’nin gözünün petrolde olması gibi.

Afrin’in zeytinyağının önemini ve başına gelenleri, 8 Kasım’da TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda Ticaret Bakanlığının bütçesinin görüşmeleri sırasında HDP Milletvekili Ali Kenanoğlu’nun gündeme getirmesiyle öğrendik. Kenanoğlu, Ticaret Bakanlığı bütçesi üstüne yaptığı konuşmada, “Afrin’den getirilen zeytinyağının üstüne TM damgası vurularak ihraç edildiği”ni öne sürerek, “Bu zeytinyağı kimden, nasıl alınıyor”, “Türkiye’ye. bu zeytinler hangi mevzuata göre sokuluyor?” ...Soruları etrafında konuyu gündeme getirmişti.

Afrin’in zeytinyağı sorunu, önceki gün de Dışişleri Bakanlığının bütçesi görüşülürken yeniden gündeme getirildi.

ÖSO, SURİYE KRİZİNE ÇÜZÜMÜN ENGELİ OLMAYA TEŞVİK EDİLİYOR

Bu sefer konuyu gündeme getiren CHP Genel Başkan Yardımcısı Ünal Çeviköz oldu. Çeviköz, Dışişleri Bakanlığı bütçesi görüşmelerinde konuyu doğrudan ve adını koyarak gündeme getirdi; “ÖSO zeytin ve zeytinyağlarını çalarak Türkiye’ye getiriyor” dedi. Sorun böyle açıkça ve adı konularak gündeme getirilince, AKP’li vekiller de işi geçiştiremeyeceklerini görüp gerçeği itiraf etmek zorunda kaldılar. Nitekim AKP Milletvekili Uğur Aydemir: “Evet, (Afrin zeytinleri) Türkiye’ye geliyor, itiraf ediyoruz. PKK’nın eline mi bırakacağız bunları?” diyerek savundu, ÖSO’nun hırsızlığını ve bu hırsızlığa suç ortaklığı yapmayı!

Çeviköz’ün sözlerine Eski Dışişleri Bakanı ve AKP İstanbul Milletvekili Volkan Bozkır, “ÖSO’ya laf eden Türk Silahlı Kuvvetlerine de laf etmiş olur” diyerek çıtayı, Erdoğan’ın ÖSO savunmasının kertiğine koydu!

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda ÖSO’nun, somut marifetleri ve Türkiye’nin Suriye politikasının bir yüzü olarak tartışılması elbette ilginçtir.

Dahası ÖSO, diğer cihatist örgütlerle aynı cihatist ideolojik platformda olmakla birlikte, doğrudan bölgenin en önemli ekonomik ve askeri gücüne sahip Türkiye tarafından eğitilen, donatılan, korunup kollanan ve maaşları ödenen bir paramiliter güç olarak sahnededir. Ve zeytinyağı gibi Afrin’deki en önemli ekonomik kaynağın ticaretini de eline geçirmesiyle ÖSO gücüne güç katmış bulunmaktadır. Dolayısıyla ÖSO, Suriye topraklarında IŞİD’den sonra bir hükümet kurma girişimi (Geçici Suriye Hükümeti) olarak, Suriye krizine çözüm girişimlerinin en önemli engeli olma yolunda hızla ilerlemektedir.

ÇEVİKÖZ: AKP’NİN SURİYE’DEN ÇIKMAYA NİYETİ YOKTUR!

CHP’li Ünal Çeviköz, konuşmasında sadece ÖSO’nun zeytinyağı hırsızlığına suç ortaklığını eleştirmekle de yetinmedi; Türkiye’nin her vesileyle tekrarladığı “Suriye’nin toprak bütünlüğünü savunduğu” iddiasının ne kadar inanılmaz hale geldiğine de dikkat çekti.

Çeviköz, “Suriye’nin toprak bütünlüğünü, Gaziantep merkezli geçici Suriye Hükümeti kurarak, bu oluşumun başkanını da televizyonlara çıkararak, bu oluşumun Suriye’den alınan diplomalara denklik vermesine izin vererek, Afrin’de ÖSO’nun çaldığı zeytinlerden üretilen zeytinyağlarını Türkiye üzerinden ihraç ederek, Suriye’de fakülte kurarak sağlamak mümkün değildir. Görülen odur ki AKP’nin Suriye’den çıkmaya niyeti yoktur” diyerek, Erdoğan-AKP Hükümetinin Suriye politikasına çok ciddi bir eleştiride bulundu.

Tabii Çeviköz’ü dinleyen herkesin aklına, “Yüreği yanarak Afrin ve öteki sınır ötesi harekatlarına destek veren, daha iki-üç hafta önce, “Bakın Afrin’den de ne güzel görüntüler geliyor” diyen CHP’nin Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun söyledikleri ile Çeviköz’ün hükümete yönelik bu eleştirilerine ne diyeceği geldi. Ama en çok da CHP’nin AKP ile milliyetçilik yarışı üstünden biçimlendirdiği dış politika görüşüyle ne kadar inandırıcı olabileceği akıllara geldi.

TİLKİNİN KUYRUĞUNA ÇALI BAĞLAMASI GİBİ!

Nitekim henüz ele geçirilen bir bölge olan “Barış Pınarı” harekatı bölgesinde Resulayn ve Tel Abyad’da ÖSO’nun mahkeme kurmasının da Suriye topraklarında hükümet kurma girişimlerine eklenmesi gerekir. Nitekim bu mahkemelerin de Geçici Suriye Hükümetine bağlı olarak çalışacağı açıklandı. Ama bir mahkemenin olmazsa olmazı olan, bu mahkemelerin hangi ceza yasasına göre karar vereceği bir yana şeriat hukukuna göre mi yoksa laik, pozitif hukuk ilkelerine göre mi kararlar vereceği bile tamamen belirsizdir.

Yani Türkiye askeri olarak kontrolünde olan Suriye topraklarında, adı geçici ama kendisi kalıcı olacağı anlaşılan bir hükümet kurmak için girişimler yapmaktadır.

Bu konunun, bugün görmezden gelinse de yakın gelecekte Türkiye’nin başına yeni belalar açacağı ve sadece Suriye politikasında değil dış politikada atacağı her adımda bu girişimin karşısına çıkarılacağı apaçıktır.  Çünkü Suriye topraklarındaki böyle bir “geçici hükümet” kurmak, Türkiye’nin zaten dünyada kabul görmeyen Suriye politikasına yeni ve önemli bir sorun eklemek demektir.

Tıpkı, “Deliğine sığmayan tilkinin kuyruğuna bir de çalı bağlaması” öyküsünde olduğu gibi!

Şimdi zaten dünyadan hiçbir destek bulmayan, Suriye halklarıyla kafadan karşı karşıya gelen Erdoğan’ın Suriye politikası, Suriye’de “geçici hükümet” kurarak, kuyruğuna çalıyı da bağlamış olmaktadır!

İhsan Çaralan/Evrensel