Türkiye Libya mutabakatı kabul edildi



ID:50092
Yayınlanma:
05 Ara 19

Türkiye ile Libya arasında imzalanan ‘Akdeniz’de deniz yetki alanlarının sınırlandırılması’na ilişkin ‘Mutabakat Muhtırası’ Meclis Genel Kurulu tarafından onaylandı. Mutabakat muhtırasına Ak Parti - CHP - MHP ve İyi Parti destek verdi. Muhtırası 293 oyla kabul edildi.

TBMM Genel Kurulunda, Türkiye ile Libya Arasında Akdeniz'de Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakat Muhtırasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi kabul edildi.

Libya ile Doğu Akdeniz Mutabakat Muhtırası Meclis Genel Kurulu'nda 293 oyla kabul edildi. Libya mutabakatına AK Parti, CHP, MHP ve İYİ Parti destek verdi.

Libya ile varılan mutabakatın ne anlama geldiğini altı maddede şöyle sıralamak mümkün:

1) Türkiye ilk defa KKTC dışında Akdeniz’e kıyıdaş bir ülke ile anlaşma imzaladı. Bu anlaşmayla ülke içinde muhalif kesimden gelen, “Akdeniz’de hiçbir ülkeyle neden anlaşma imzalanmıyor” sorusuna yanıt verilmiş oldu.

2) Türkiye ile Libya bağlayıcı bu anlaşma ile Akdeniz’in batısında kendi münhasır ekonomik bölgesini belirledi ve yaklaşık 41 bin kilometrekarelik alanda söz sahibi oldu.

3) Yunanistan, Güney Kıbrıs Rum kesimi, Mısır ve İsrail dörtlü işbirliği yaparak, Akdeniz’de Türkiye’yi Antalya Körfezi’ne hapsetme planı içindeydi. Bu anlaşmayla Türkiye, bu oyunu bozdu. Ankara yetki alanını, söz konusu “dörtlünün” arzu etmediği şekilde, tahmin edilenden çok büyük bir alan hâkimiyetiyle Batı Akdeniz’e kadar uzattı.

4) Özellikle Yunanistan, Girit, Kaşot, Kerpe, Rodos ve Meis adaları hattını esas alarak bu adaların da ayrı kıta sahanlıkları olduğunu savunuyordu. Türkiye, Libya ile muhtırayı imzalayarak Atina’nın bu planını devre dışı bıraktı.

5) Atina’nın bir planı da, ana kararın kıta sahası ile bu adaların kıta sahanlıklarını bütünleştirerek bunu Kıbrıs Rum Kesimi ile birleştirmekti. Yunanistan böylece Türkiye’yi Doğu Akdeniz’de ve jeopolitiğinde hiçbir şekilde söz sahibi yapmak istemiyordu. Böylece bu oyun da bozulmuş oldu.

6) Türkiye, bu anlaşma ile Kıbrıs Rum kesimi dışında diğer Akdeniz’e kıyıdaş ülkelerle de barışçıl bir jeopolitik kavramı genişletmeye hazır olduğunu gösterdi.