İran ABD'nin İran'a yönelik yaptırımları, 2231 sayılı kararnamenin ihlalidir



ID:50298
Yayınlanma:
12 Ara 19

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, dün Güvenlik Konseyi'ne sunduğu dönem raporunda ABD'nin İran'a yaptırım uygulayarak 2231 sayılı bildiriyi çiğnediğini bildirdi.

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, BM Güvenlik Konseyi'nin İran nükleer anlaşmasına yönelik 2231 sayılı kararına ilişkin sekizinci raporunu konseye sundu. 
 
BM Genel Sekreteri  Antonio Guterres, bu raporda ABD'nin nükleer anlaşmadan çıkmasının esef verici olduğunu bildirirken, 2231 sayılı bildirinin bütün ülkelerin İran'la serbest ticaret yapabilmesini içerdiğine dikkat çekti.
 
Guterres sözkonusu raporda, Amerika'nın yaptırım ve baskılarına rağmen İran'ın nükleer anlaşmaya bağlı kalmasının memnuniyet verici olduğunu kaydetti. 
 
BM genel sekreteri, İran'ın nükleer çalışmalarıyla bu zamana kadar yapılan incelemeler sonucunda yayınlanan raporların tamamında İran'ın nükleer anlaşmaya bağlı kaldığı ve nükleer faaliyetlerinin barışçı olduğunun teyit edildiğine dikkat çekti.
 
BM Genel Sekreteri'nin ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin İran'a karşı yaptırımlarının illegalliğine yaptığı vurgusu, ABD'nin BM ve başka ülkelere karşı tam teşekküllü baskısının onların, İran'a baskı uygulamak için Washington'un yanında yer almasına yol açmadığı gibi, Washington'un bu girişiminin aslında yasadışı olduğuna inandıklarını gösteriyor.
 Trump yönetimi, 1+4 Grubu ülkelerinin yetkilileri ve hatta Avrupalı müttefikleriyle sıklıkla yürüttüğü istişarelerine rağmen, bu ülkelerden hiçbirini, İran ve nükleer anlaşmaya karşı Washington ile aynı telden çalmaları için ikna edebilmiş değil. Bu durum, uluslararası güçlerin ABD'ye rağmen, nükleer anlaşmanın yararlı ve etkin bir anlaşma olduğunu yansıtıyor.
Buna ilaveten Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı'nın defalarca yayınladığı raporlarına göre, Tahran nükleer anlaşmaya tamamen bağlı kalmıştır.
 
Bu tepkiler ve karşı çıkmalara rağmen Trump yönetimi, İran'a karşı azami baskı ve ağır yaptırım uygulama politikasına devam etmektedir. 
En son olarak ABD Hazine bakanlığı dün yaptığı açıklamada, İran'dan Yemen'e silah tedarik ettiği iddiasıyla , İran ile ilgili bir tüzel kişi, 5 kuruluş ve iki geminin yaptırım kapsamına alındığını duyurdu.
 
ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo de dün yaptığı açıklamada bir kez daha, Washington'un İran İslam Cumhuriyeti'ne karşı en ağır baskı uygulama politikasını sürdüreceğine vurgu yaptı.
Pompeo Dışişleri Bakanlığı'nda düzenlediği basın toplantısında, ABD'nin İran'a yönelik yeni yaptırımlarına işaretle, Washington'un İran İslam Cumhuriyeti'ne karşı baskı ve yaptırımlarını ağırlaştırdığını, çünkü bölgede İran'ın yıkıcı eylemlerini önlemek istediğini ileri sürdü.
ABD Savunma Bakanı Mark Esper de aynı gün yaptığı açıklamada, ABD yönetiminin İran'a baskı uygulamaktan esas amacının Tahran'ı müzakere masasına oturtmak olduğunu vurguladı.
 
Washington, İran'a karşı "azami baskı politikası"ndan amacının ABD'nin istediği tüm meseleleri içerecek yeni bir anlaşmaya Tahran'la varmak olduğunu açıklamıştır.
 
Trump yönetimi defalarca, Washington'un İran'a karşı yasadışı ve illegal talepleri karşısında İran'ı diz çöktürmek için tüm zamanların en ağır yaptırımlarını uyguladığını deklare etmiştir. 
 
Ancak, ABD'nin en ağır baskı ve yaptırımlarına karşı, İran İslam Cumhuriyeti ve büyük İran milleti, azami direniş sergileyerek, Washington'un kendi emellerine ulaşmasına engel olmuştur.
 
İran İslam Cumhuriyeti yetkilileri, ABD'nin İran'a yönelik ekonomik baskısının alsında "ekonomik terörizm" olduğunu çünkü sıradan insanları hedef aldığını bildirmiştir.
 
İran defalarca, ABD'nin emperyal isteklerinin gerçekleşmesi için uyguladığı baskı ve yaptırımları karşısında pesetmeyeceğini vurgulamıştır.
Dünya Bankası ve Uluslararası Para Fonu'nun yeni raporlarına göre, yaptırımların İran ekonomisi üzerindeki etkisi tahliye olmuş ve İran ekonomisi gelecek seneden itibaren normal sürece dönecek.