Yazarlar Kutlu Miraç'ta Bir Şehid!



ID:51054
Yayınlanma:
03 Oca 20

Biz bu gün sabredeceğiz! En güzel muştular ile dualar ile şehidimizi uğurlayacagız.Gardımızı düşürmeyeceğiz! Başımızı eğerek düşmanı sevindirmeyeceğiz.! Sonra intikam için bekleyeceğiz. Onun intikamı alınana kadar gözyaşı dökmeyeceğiz. Çünkü mektebimizde gözyaşlarımız kıymetlidir. Çünkü şehidler için dökülen o yaşlar miski amber mertebesindedir. Onun erbaini bizim yas gecemiz olacak. Onunla ilgili her toplantı ve anma ve matem günü ABD ve İsrail'e karşı bir darbe olacak. Ama bekleyeceğiz...! Bekleyeceğiz!! Ta ki intikamımız alınana kadar!

Henüz sabah olmamıştı uyandım. Gördügüm rüyanın tesirindeydim. Rüyamda bir arkadaşım ağlıyordu. Gözünden beyaz misk kokulu bir sıvı akıyordu. O bu sıvının çok değerli olduğunu söyleyerek bir şişeye doldurmaya çalışıyordu. Uyandıktan sonra bir anlam vermeye çalışırken o arkadaşımın yaşlı bir babası olduğunu hatırladım ve belki onunla ilgili kötübir haber vardır diyerek elim telefona gitti . İşte o zaman General Kasım Süleyma'inin şehadet haberini aldım. Elbette ilk başta inanmak istemedim. Hemen haberi doğrulamak için farklı sitelere bakmaya başladım . Birçok arkadaşım bu haberi paylaşmış ve taziye ve üzüntülerini belirtiyorlardı. O zaman artık kaçılmaz bir realiteyi yaşadıgımın farkına vardım ve bunun acısı bütün ağırlıgı ile üzerime çöktü. Çok kızgındım, öfke ile doluydum fakat öfkemi nasıl dindireceğimi bilmiyordum. Karmaşık duygu, saşkınlık ve ızdırap içindeydim. 

Behzad Behzadpour un Elveda dost üçlemesinin son filmi olan Gol şuşe (Camdan çiçek) filminde işlenen konu İran Irak savaşında cepheye giden tren bir kasabadan geçerken burada istasyonda dağlardan topladıkları çiçekleri yolculara ve askerlere satan çocukların arasında sadece şehid olacak askerlere çiçek veren bir küçük kızın hikayesi anlatılır. Bu küçük kızın babası cephede şehid olmuş fakat o her gün trenin geliş saatinde ciçeklerini toplamış bir şekilde hazır bekler ve diğer çocukların işlerini bitirmesinden sonra trendeki camlardan sarkmış askerlere yanaşır. Artık küçük Zehra'ın kime çiçek verirse onun şehid olduğuna tanık olmuş askerlerin her biri o çiçeğin kendisine verilmesi için derin bir iştiyak ve arzu ile ellerini uzatırlar. Ama içlerinden sadece bu değerli makama bir tanesi nail olacaktır.

Bundan bir iki ay önce General Kasım Süleymani bir mecditte cemmat namazında iken safların arasında koşarak gelen bir şehid cocuğu ona kıyam halindeyken bir çiçek uzatmıştı ve yüce gönüllü kumandan namazda olmasına rağmen uzanıp o çiçeği almıştı. Hepiniz hatırlarsınız bu sahneyi. İşte o sahneyi gördügümde o an orada adeta  manevi bir takdirin beliirlendiğini hissetmiştim. O takva o tevazu ve uzlet havasını Kasım Süleymani'nin de iliklerine kadar hissettiğinden emindim. 

Öyle ya bir çok kez kendi dilinden şehadeti arzuladığını ve şehidler kervanına daha önce katılan Abbas Musavi, İmad Muğniye ve daha nice dost ve arkadaşlarından geriye kalmanın hüznünü yaşadıgını belirtmişti. 
İran Devrim Muhafızları Kudüs Gücü Komutanı Tümgeneral Kasım Süleymani 2006 yılında İsrail tarafından bir suikast girişimini atlatmış ve bunun için "İşgalci rejim, beni ve Seyyid Hasan Nasrallah'ı öldürme şansını kaçırdı " demişti.

Şehid İmad Muğniye'yi anma toplantısında yaptıgı konuşmada şu cümleler ağızından dökülmüştü :

" Eğer insanın hedefi ve değerleri toprak odaklı olursa, bunlar insanı toprakta bırakır, ancak eğer bu iki faktör dünya üstü ise insanı da toprak üstüne çıkarır, bu iki durum arasındaki etken ise insanın iradesidir. Eğer bizler insanları tanımak istiyorsak, zaaf ya da kuvvetli noktalarını bilmek istiyorsak onların “ait oldukları” (gönül bağladıkları) şeylere bakmalıyız, bağlantıları aşağı ile midir yoksa yukarı ile mi? Ona bakmalıyız Eğer İmam Humeyni gibi bir şahsiyetin gidişatın tersine hareket ettiğini ve imkansızları mümküne dönüştürdüğünü görürseniz, bunun İmam’ın hedef ve değerleri ile ilgili olduğunu biliniz ve bu, İmam’ın hedefinin aşağı olmadığının ve yukarı doğru yöneldiğinin göstergesidir. Eğer insanın ilgisi şehadete olursa, başarı haberinde de, yenilgi haberinde de aynı halet-i ruhiyede olur ve durumlar onun üzerinde etki bırakmaz"

İşte Kasım Süleymani'nin gönül bağı hep yukarıda idi ve şehadet onun için vuslatın tek şartıydı. Ve yüce yaratıcı onun bu dileğini kabul etti ve şehidlerin efendisi ile buluşturdu. 

Biz bu gün çok kızgınız! Hiddetliyiz! Bu gece onun şeb-i aruzu olduğu için hiddetimizi ve gözyaşlarımızı biriktirip saklayacagız. 

Biz bu gün sabredeceğiz! En güzel muştular ile dualar ile şehidimizi uğurlayacagız.Gardımızı düşürmeyeceğiz! Başımızı eğerek düşmanı sevindirmeyeceğiz.!  Sonra intikam için bekleyeceğiz. Onun intikamı alınana kadar gözyaşı dökmeyeceğiz. Çünkü mektebimizde  gözyaşlarımız kıymetlidir. Çünkü şehidler için dökülen o yaşlar miski amber mertebesindedir. Onun erbaini bizim yas gecemiz olacak. Onunla ilgili her toplantı ve anma ve matem günü ABD ve İsrail'e karşı bir darbe olacak. Ama bekleyeceğiz...! Bekleyeceğiz!!  Ta ki intikamımız alınana kadar!