Yazarlar Ümmetin Şehidi Kasım Süleymani



ID:51229
Yayınlanma:
08 Oca 20

Ruhun şad olsun ey davası büyük komutan…

Hak ile Batılın, Tevhid ile şirkin adalet ile zulmün mücadelesi insanlık tarihi kadar eskidir. Bu mücadele İblis ve Âdem ile başlamış kıyamete kadar da devam edecektir.

Bu iki hizip arasında cereyan eden mücadelenin çetin şartları zayıf karakterli insanların beyin ve kalplerinde mutasyon etkisi yaratmış, farklı akımların oluşumunu beraberinde getirmiştir. Mutasyonun etkileri zamanla aklı ve kalbi istila etmiş duygusal mutasyon gerçekleşmiştir

Medine döneminden Kerbela soykırımına ve günümüze kadar tarih sayfaları bu minvalde yüzlerce örnek ile doludur

İmam Ali döneminde ona biat edip biatini bozanlar, makam uğruna onu terk edenler, kinlerinden dolayı biat etmeyenler, onu hakeme zorlayıp sonrasında onu şehid edenler,  İmam ile hasımları arasındaki mücadelede tarafsız kalanlar, imam Hüseyin’e “gitme Hüseyn’im” diyenler,  ona söz verip sözünde durmayanlar, mal ve makam uğruna onu şehid edip, peygamber kızlarının ellerini zincirleyenler mutasyona uğramış evrim geçirmiş zümrenin en açık örnekleridir.

Nakli kaynaklarda karşılaştığımız bu acayip vakalardan daha acayip olanı ise müşahede ettiğimiz zaman dilimi içinde gerçekleşen vakalardır. 

Adına Arap baharı denilen yalancı bahar havası Ortadoğu halklarının yüzyıllık birikimini heba etti.  Bu toplumların sinir uçları alındı. Libya, Yemen büyük bedeller ödedi, ödemeye devam ediyor. Suriye ve Irak’ta Moğol istilasını andıran vahşetler yaşandı. İnsanlar meydanlarda boğazlandı, kafesler içinde yakıldı, elleri zincirli kadınlar pazarlarda satıldı.  Bunların en feci yanı da özgürlük ve adalet elçisi olan bir bayanın örtüsü için ikindiyi tehir ettirerek cihat ilan eden "cennet annelerin ayakları altındadır " diyen peygamber  "adil şahitler olun " diyen kuran adına tüm bunlar yapıldı. İki milyarlık ümmetin bir kısmı bunu dolaylı destekledi bir kısmı da sessiz kaldı 

Kadınların, çocukların feryadı arşı alaya ulaşırken,  zülfikarın gölgesi Kasım Süleymani yetişti mazlum halkın imdadına. Suriye ve Irak’ta bölge halklarını örgütleyip kadın ve çocuk tüccarlarını petrol ve tarihi eser kaçakçılarını etkisiz hale getirip vekâlet savaşını sonlandırdı. Bir ayağı Lübnan’da, bir Filistin’de, bir Irak’ta, bir ayağı Suriye’de,  nerede acizlik ve karamsarlık bulutları semayı kapladıysa orada fırtınalar estirip karamsarlık bulutlarını dağıttı. Tıpkı mevlası gibi Velit’lerin Talha’ların Amr ve Merhab’ların karşısına dikildi. Ümmetin ve halkların onurunu korudu, mahrumları yüceltip zalimleri alçalttı. Mevlası’nın Hendek’te, Hayber’de müminlere yaşattığı sevinci, düşmanlara da acıyı yaşattı. 

İslam ümmetinin ve Ortadoğu’nun yüzyıllık birikimini heba eden, yakıp yıkan sömüren,  bölgeyi kan gölüne çevirip, gözyaşına boğan ABD’ye sıra gelmiş, saflar netleşmişti. Ancak düşman kancıktı, zülfikarın gölgesi, mevlası gibi suikasta uğradı ve bir Kasım Süleymani geldi geçti dünyadan… Şuan bütün dünya onu konuşuyor ve dünya döndükçe konuşulmaya devam edecektir.

Şehid Süleymani’nin şehadet haberi müminleri, mazlumları, mahrumlar ve özgürlük âşıklarını yasa boğdu. Allah resulü (saa) ve biricik kızı Hz. Fatıma Zehra, Medine ahalisi ile birlikte Hz. Hamza’ya ağladığı gibi ağladılar. Filistin ve Lübnan’daki bütün direniş cepheleri ve liderleri aziz şehidin arkasında durdu, sahip çıktı. Onu övgüyle karşıladılar. En güzel ve kendilerine yaraşır, devletlere layık methiyeleri Şehid Kasım’a nezir ettiler ve Kudüs Orduları Komutanı Serdar kasım Süleymani’yi Kudüs şehidi olduğunu tüm dosta düşmana duyurdular.

Şehid Kasım’ı dünya genelinde özgür ruhlu Müslim gayri Müslim, mahrum ve mücadeleci halklar andı taziyelerini sundu. 

Mutasyona uğramış olanlar ibni selül gibi ne işi vardı orda, bizi dinleseydiler böyle olmazdı dedi.  Bir kısım havaric gibi hem onu hem de düşmanlarını zalim ilan etti. Başka bir kısım Hind’in vahşiyi mükâfatlandırdığı gibi dilleriyle ABD’yi mükâfatlandırdılar. Müşriklerle, Siyonistlerle aynı safta durup, onların sevincini paylaştılar. Başka bir kısım kameralar önünde insan boğazlayan, çarşının ortasında hayvan pazarlar gibi kadın pazarlayan, yaralandıklarında terör rejimi İsrail’de tedavi olanlarla şehid Kasım’ı aynı kefeye koydular.

Direniş Ekseni de Fatıma, Haydar, Ebuzer, Cafer olup bir yandan gözyaşlarıyla yoğrulmuş intikam yeminleri ederken, diğer yandan büyük bir cehd ile âlemlerin rabbinden zafer dilemekteler. 

Bizlerde özgür ruhlu bireyler olarak peygamberin sünneti üzere sabit durup, İslam coğrafyasının kurtuluşu için dünya mazlum ve mahrumlarının kurtuluşu için, dünya ahiret kurtuluşu için ömrünü zalimlerle mücadeleye adamış, bu uğurda canını feda ederek mücadelesini şehadet ile taçlandırmış, İslam ümmetinin Kudüs adlı ilk ve tek ordusunun aziz komutanına kendim ve tüm özgür ruhlu insanlar adına teşekkür ediyorum. Bizim şehadetimiz onun Allah katındaki değerini değiştirmese de, bizim değerimizi değiştirir ümidiyle KASIM SÜLEYMANİ ŞEHİTTİR ŞEHİTTİR ŞEHİTTİR diyorum.

Filistin direnişi Hamas adına Sayın Haniye Onu “KUDUS ŞEHİDİ” ilan etmişti. Kudüs Mumammed( saa) ümmetinin ortak paydası olduğundan Kasım Süleymani İslam ÜMMETİN ŞEHİDİDİR. Onun misali peygamber evlatlarına su getirmek için parçalanan EBUL FAZL ABBAS’ın misalidir. Oda aziz islam evlatlarını dünya mustaazaflarını BÜYÜK ŞEYTAN ABD’nin istilasından kurtarmak için mücadele ederken şehadete ulaştı. 

Onun yolunu sürdürmek de, sancağını Kudüs’te dalgalandırmak da, başta Irak ve Suriye halkları olmak üzere İslam ümmetinin boynunun borcudur.

Ruhun şad olsun ey davası büyük komutan…