ABD Senato’daki Azil Duruşmasında Kürsü Demokratlar’ın



ID:51820
Yayınlanma:
23 Oca 20

Başkan Donald Trump’ın Ukrayna’dan siyasi çıkarları doğrultusunda soruşturma yürütmesini talep etmek ve bu ülkeye yapılan askeri yardımı askıya almak suretiyle görevi kötüye kullandığı ve Kongre’nin soruşturmasına engel olmaya çalıştığı gerekçesiyle yargılandığı Senato’daki duruşmada açış konuşmaları dinlendi.

Senato yargılamasında savcı rolünü üstlenen yedi Temsilciler Meclisi üyesi bugün Trump aleyhindeki kanıtları sunuyor. İlk olarak Temsilciler Meclisi İstihbarat Komisyonu Başkanı Adam Schiff söz aldı.

Azil savcılarının başındaki Adam Schiff Trump'ı suçladı ve “Başkan Trump yozlaşmış planını hayata geçirmek amacıyla, Ukrayna Cumhurbaşkanı’na, yanlış olduğu kanıtlanan iki iddiaya ilişkin soruşturma başlatıldığını kamuoyuna açıklaması için baskı yaptı” dedi.

“Tarafsız olan bir jüri Trump’la ilgili karşı sunumları dinledikten sonra Başkan’ı görevden alır” diyen Schiff, “Anayasa size tarafsız yargıçlar olma, adil bir yargılama yapma ve sunulan kanıtları parti çizginiz ne olursa olsun değerlendirme sorumluluğu veriyor” diye konuştu.

Konuşmasının başında Amerika’nın kurucularından Alexander Hamilton’dan alıntı yapan Schiff, azil maddesinin anayasaya konulmasının bir anlamı olduğunu söyledi. Schiff, “Kurucular azli sık sık kullanılacak bir yöntem ya da bir siyasi araç olarak görmediler. Ancak mücadele ettikleri kötülük kadar güçlü bir çözüm olarak gördüler” dedi.

Schiff, Başkan’ın Senato tarafından suçlu bulunmaması halinde devletin farklı birimleri arasında dengenin kalıcı olarak bozulacağı, bunun gelecek başkanların da hesap vermek zorunda değilmiş gibi davranmalarına sebep olacağı uyarısında bulundu.

Schiff oturum başlamadan önce de "Dün, bu yargılamanın ABD'deki diğer yargılamalardan farklı olmaması için çok güçlü kanıtlar sunduk" ifadelerini kullanmıştı. Schiff, Senato'ya savcılara adil bir yargılama yapılmasına izin vermeleri çağrısı yapmıştı.

"Temsilciler Meclisi’nin iddiasını kanıtlama fırsatı olmalı” diyen Schiff, “Eğer iddiamızı kanıtlarsak Senato Başkan'ı suçlu ilan edebilir ve görevden alabilir. Senato, Temsilciler Meclisi'nin ilgili tanıkları çağırmasına izin vererek Amerikan halkına adil bir yargılama hakkı sunmalı" demişti.

"Tanık takası masada değil"

Trump'ın azledilmesi talebiyle yargılandığı süreçte Demokratlar ve Cumhuriyetçiler arasındaki en önemli anlaşmazlık konularından biri yeni tanıkların ifade verip vermeyeceği tartışmasıydı.

ABD basınında çıkan haberlerde, Ukrayna enerji şirketi Burisma'nın yönetim kurulunda görev yapmış olan Joe Biden'ın oğlu Hunter Biden'ın ifade vermesi karşılığında, eski ulusal güvenlik danışmanı John Bolton'ın ifade vermesi yönünde pazarlık yapıldığı iddiaları yer almıştı.

Senato'da Demokratlar'ın lideri olan Chuck Schumer, "tanık takasının masada olmadığını" söyledi. Oturuma ara verildiği sırada basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Schumer, "Öncelikle Cumhuriyetçiler istedikleri tanığı getirme hakkına sahip. İstemediler. Böyle bir takas da masada değil" ifadelerini kullandı.

Schumer daha önce yaptığı açıklamada, Trump'ın Ukrayna ile ilgili yapmış olduklarına ilişkin doğrudan bilgi sahibi olan tanıkların ifade vermesi gerektiğini söylemişti.

Demokratlar’ın üç gün sürecek sunumlarının ardından, savunma ekibi yani Başkan’ın avukatlarının cumartesi günü söz alması bekleniyor. Açış konuşmalarının ardından senatörlerin karşı tarafa sorularını yöneltmeleri için 16 saat zaman veriliyor. Demokratlar’ın duruşma boyunca tanıkların dinlenmesi yönündeki baskılarını sürdürmesi bekleniyor.

Salı günü başlayan ve Çarşamba günü sabahın erken saatlerine kadar kadar süren ilk oturumda yargılamanın usulüne ilişkin kurallar tartışıldı ve oylandı. Senatörler, Çoğunluk Lideri Mitch McConnell tarafından önerilen bir dizi kuralı 47’ye karşı 53 oyla kabul etti. Bu kurallar taraflara altı gün içinde her biri 24’er saat olmak üzere toplamda 48 saate kadar açılış argümanı sunma hakkı veriyor.

Demokrat Azınlık Lideri Chuck Schumer, McConnell’ın usul tasarısına 11 değişiklik önerisi sundu. Bunlar arasında Başkan Trump yönetiminden eski Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton ve Beyaz Saray Genel Sekreter Vekili Mick Mulvaney gibi tanıkların sorgulanması ve Beyaz Saray’dan bazı belgelerin istenmesi talepleri de vardı. Ancak bu talepler parti çizgisinde kullanılan oylarla yine 47’ye karşı 53 oyla reddedildi.

Cumhuriyetçi Senatör Susan Collins bu değişikliklerle ilgili yapılan oylamada parti çizgisinin dışına çıktı ve taraflara 24 saat içinde mahkeme önergelerine yanıt vermelerini içeren 10’uncu değişiklik konusunda Demokratlar’la birlikte oy kullandı. Ancak bu değişiklik de 48’e karşı 52 oyla reddedildi.

Senato’nun tanıklara mahkeme celbi göndermeye karar vermesi halinde bu isimlerin önce kapalı kapılar ardından ifade vermeleri bekleniyor.

Mahkeme Başkanı görevi üstlenen Anayasa Mahkemesi Başkanı John Roberts dünkü duruşma sırasında Temsilciler Meclisi’ndeki Demokratlar’ı ve Başkan’ın savunma ekibini Çarşamba sabahı erken saatte yaşanan bir atışma nedeniyle üslup konusunda uyardı.

Roberts “Hem Meclis’in savcılarını hem de Başkan’ın danışmanlarını dünyanın en büyük yargı organının karşısında oldukları konusunda uyarmak istiyorum. Bu organın bu şekilde adlandırılmasının nedenlerinden biri tartışmalarında medeni söylemi temel almasıdır” dedi.

Tartışmada Temsilciler Meclisi Adalet Komisyonu Başkanı Jerry Nadler, Cumhuriyetçiler’i ek tanıkların dinlenmesi konusunda sunulan değişiklik tekliflerini üzerini örtme çabasıyla reddetmekle suçladı. Nadler “Senatörlerin delilleri örtme ve tanıkları haince bir oylamayla reddetme çabasını gördüğüm için üzgünüm” ifadelerini kullandı.

Nadler’a yanıt Beyaz Saray avukatlarından Pat Cipollone’den geldi. Cipollone “Utanması gereken varsa o da bu kuruma hitap şeklinizden dolayı sizsiniz” diye konuştu.

Başkan Donald Trump, geçen yıl Temmuz ayında Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski ile yaptığı telefon konuşmasında 2020 seçimlerinde siyasi rakibi olması muhtemel Demokrat Parti Başkan aday adayı Joe Biden ve oğlunun iş ilişkileri hakkında soruşturma yürütmesini istemek ve bu ülkeye yapılması planlanan 391 milyon dolarlık askeri yardımı bu soruşturmalar başlayıncaya kadar askıya almaya çalışmakla suçlanıyor.

Görevi kötüye kullanma ve Kongre’ye engel olmakla suçlanan Trump, ABD tarihindeki 45 başkandan azille karşı karşıya kalan dördüncüsü.