ABD CİA'in Terör Sanıklarına İşkenceleri Savunması



ID:51858
Yayınlanma:
24 Oca 20

Amerika her daim insan hakları savunucusu olduğunu iddia ederek, kendi siyasetlerine karşı olan ülkeleri de bu konuda ihlal yapmakla itham etmiştir. Bu çerçevede Amerika dışişleri bakanı yıllık olarak dünyada insan hakları durumu ile ilgili rapor yayımlamaktadır. Buna rağmen Amerika istihbari ve güvenlik kurumları ve örgütleri işkence gibi birçok insan hakları ihlali örneği olan girişimlerde bulunmalarının yanı sıra açık bir şekilde bu girişimleri de savunmaktadır.

Amerika merkezi istihbarat teşkilatı-CİA, işkence yöntemlerinin var olduğuna vurgu yaparak bunun zaruri bir araç olduğunu da belirtti. Bu alanda Amerika'da suni boğma gibi sözde gelişmiş işkence türlerini de icat eden CİA psikologu James Mitchell, Guantanamo askeri mahkemesi önünde işkence yönteminin kullanılmasının zaruri ve uygun olduğunu söyledi. Mitchell Salı günü 11 Eylül saldırılarını tasarlama sanıklarının 5'inin ön yargısı soru-cevap duruşmasında şöyle bir açıklamada bulundu: " Ben bugün de gerekiyorsa, işkence yöntemine tekrar baş vururum.  "

Aslında adı geçen Amerikan CİA psikoloğu, 11 Eylül gibi yeni saldırıların önlenmesi için her türlü işkenceye baş vurmanın ahlaki bir görev olduğunu düşünüyor. Kendisinin birçok suni boğma işkencesine katıldığını itiraf eden James Mitchell, Amerikalıların hayatının korunmasının gönüllü olarak Amerika'ya karşı silaha kuşanan teröristlerin rahatsızlığı ve acı çekmesinden çok daha önemli olduğuna vurgu yapmaktadır. 

Mitchell ve Bruce Jessen, 2002 yılında CİA talimatı ile gelişmiş işkence yöntemlerini geliştirmek için görevlendirilen Amerika hava kuvvetlerinin eski psikologları idiler. Aslında CİA böyle bir araştırma-geliştirme programı için onlara günlük olarak 1800 dolar kadar para ödeyerek onların 2005 yılında çoğu sorgulama görevlileri ve güvenlik personeli için özel siteler üzerinden işkence yöntemleri eğitim kursları vermeleri hedefi ile özel şirket kurmalarını sağladı. Bu özel şirket ise 2009 yılında sözleşmesinin bitmesi ile CİA'den yaklaşık 81 milyon dolar para aldı. 

Amerika merkezi istihbarat teşkilatı-CİA, en az 39 mahpusun gelişmiş işkence yöntemleri ve teknikleri aracılığı ile sorgulandığını itiraf etti. Bu işkence teknikleri arasında, mahpusların duvarlara çarpılmaları, 53*76 santimetrelik kutulara hapsedilmeleri, suni boğma veya boğma telkini ve benzerine değinebiliriz. 

Amerika 11 Eylül 2001 olayından sonra tüm dünya çerçevesinde terörizm ile mücadele tasarısı kapsamında terör eylemlerinin failleri ve sanıklarını özellikle de El Kaide'nin üyelerini yakalamak ve sorgulamak için belli sistem oluşturdu. Bu doğrultuda terör eylemleri ile alakalandırılan kişiler ve sanıklar kaçırılıp mahkemenin kararı olmadan Amerika dışındaki gizli mekanlarda hapse atılıp vahşi ve acımasız yöntemler ile sorgulanmaktadır. Bu doğrultuda kullanılan işkence yöntemleri arasında G. W. Bush döneminde mahpuslardan itiraf almak için yaygınlaşan suni suda boğma yöntemi idi. CİA o dönemde bu yöntemi çok yaygın şekilde kullanıyordu. Aslında CİA'in sanıklara ettiği bu muamelenin ifşa olunması ile küresel düzeyde buna tepkiler de gecikmedi. Özellikle de Amerika'nın her daim dünyada insan haklarının savunulmasında öncü konumda olması iddiaları bu eleştirileri daha da anlamlı kıldı. Birleşmiş Milletler Teşkilatı İşkenceye Karşı Komitesi gibi insan hakları kurumları ve de İnsan Haklarını İzleme Örgütü ve Uluslararası Af Örgütü gibi insan hakları örgütleri ise Amerika'nın mahpuslara ve sanıklara uyguladığı bu kötü davranış ve işkenceyi hassasiyetle takip edip bu gidişatın durdurulması için Amerika hükümetinden pratik adımlar atmasını istedi. 

Şimdi de CİA memurları, açık bir şekilde insan hakları ihlali sayılan bu şiddet ve işkence girişimlerini Amerika ulusal güvenliğini korumak bahanesi ile yaptıklarını iddia ediyorlar. Amerika hükümeti de işkence uygulamalarına mazeret getirmek için terörizm ile mücadele ettiğini iddia ediyor. 

Bu çerçevede Amerika eski CİA başkanı ve mevcut  dışişleri bakanı Mike Pompeo bu hususta şöyle dedi: " Kötü insanlar bizim istihbarat savaşçılarımız değil teröristlerdir. Eski meslektaşlarım ve 11 Eylül  saldırılarından sonra bizi koruyan CİA'deki tüm vatanseverlere sesleniyorum: Amerika sizi destekliyor, savunuyor ve arkanızda yer alıyor. "

Buna rağmen çoğu uzmanlar açısından işkence yapmak ve bu yöntemi savunmak insani şan ve kermaetin de ihlali sayılıyor. Bunun yanı sıra ülke içi, bölgesel ve küresel şiddetin de de artmasına yol açar.