Alıntı Yazılar Cihatçı teröristleri korumak bizim işimiz mi? / Mehmet Y. Yılmaz



ID:52229
Yayınlanma:
04 Şub 20

Bu bir maç değil. Skor hesabı yapabilecek bir durumda değiliz. Karşı taraftan 30 – 35 değil 350 "unsuru etkisiz hale getirsek" de durum değişmiyor: 5‘i asker, 3’ü sivil memur 8 vatandaşımız hayatlarını kaybettiler! Karşı taraftakiler de zaten "unsur" değil, insan!

İdlib’de 5’i asker, 3’ü sivil olmak üzere 8 TC vatandaşı, Suriye rejim ordusunun açtığı ateş sonucunda hayatını kaybetti. Şehit yakınlarına başsağlığı ve sabır diliyorum.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da "30 – 35 civarında rejim unsurunun etkisiz hale getirildiğini" açıkladı.

"Türkiye daha önceki saldırılar gibi bu saldırının da cevabını misliyle şu anda vermiş durumda" dedi.

Bu bir maç değil.

"Bu kadar askerimiz şehit oldu, biz de karşı tarafın şu kadar askerini öldürdük" gibisinden bir skor hesabı yapabilecek bir durumda değiliz.

Karşı taraftan 30 – 35 değil 350 "unsuru etkisiz hale getirsek" de durum değişmiyor: 5‘i asker, 3’ü sivil memur 8 vatandaşımız hayatlarını kaybettiler!

Karşı taraftakiler de zaten "unsur" değil, insan!

Niye? Ne uğruna?

Nedeni çok açık: Suriye’de iç savaşın kışkırtıldığı ilk günlerde yapılan hatadan geri dönüş bir türlü mümkün olamadığı için!

Gömleğin ilk düğmesi yanlış iliklendi, diğer düğmelerin doğru iliğe girebilmesi artık mümkün değil de ondan!

"Savunmak için askerlerimizi yolladığımız İdlib", eli silahlı cihatçı teröristlerin son sığındığı bölge.

Bu kadar silahlı adamın, rejimin katliamlarından kaçan sivillerin sıkışıp kaldığı bir bölgeyi üs tutmasına göz yummak zaten hataydı.

Şimdi bunları korumak için askerlerimizi ateş hattına sürmek hatadan daha da fazlası!

Türkiye’nin resmi politikası, Suriye’nin toprak bütünlüğünün korunması.

Bu nasıl olacak?

Esad rejimi, şu anda İdlib ve Türkiye sınırı dışındaki bölgelere hakim olmuş durumda.

Ve öyle görünüyor ki Rusya, bir yandan ABD ile açık bir çatışmayı göze almak istemeyeceği için, diğer yandan Kürtleri de ABD’ye tamamen kaptırmamak için Rojova’nın geleceği barış masasında belli olacak.

Erdoğan’ın Suriye’yi bir cehenneme dönüştüren figürlerden birisi olmasının nedeni, iç karışıklıkların ilk günlerinde Esad rejiminin kısa sürede devrilip gideceği hesabıydı.

Bu hesap tutmadı.

Şimdi de zannediyor ki İdlib’deki gruplar, orada tutunmayı başarırlarsa, Suriye’nin geleceğinde söz sahibi olabilirler.

Savaşın başındaki uyarılarımızı dinlememişlerdi. Bir de sonunda uyarayım: Esad rejimi ile uzlaşmanın yolunu arayıp, bulun ki İdlib’de can korkusuyla bekleşen sivillerin hayatlarını kurtarmak için bir şansınız olsun.

Suriye’de savaşın bitmesini sağlayın ki ülkemize sığınan 4 milyon insanın hiç olmazsa bir bölümü kendi ülkelerine geri dönebilsin.Mehmet Y. Yılmaz/T24