Alıntı Yazılar İslam Ümmeti ve dünyanın Corona Virüsü ile imtihanı / Meysem Tammar



ID:54296
Yayınlanma:
21 Mar 20

"Bunca eksiğimize rağmen, dünyada çok güzel işler yapan müminler de var. Onları bu saydıklarımdan beri tutuyorum, çünkü Onlar kendini bu asırda gelecek olan, Hz. Mehdi'nin zuhuruna hazırlıyorlar, hep beraber kendimizi büyük komutana ve O'nun taraftarı olmaya hazırlayalım ümidi ile, hepinizi Allah’a emanet ediyorum."

Malum dünya'nın gündemi Corona Virüsü olduğu için, Müslüman bir birey olarak, toplumumuzun nasıl bir tutum içinde olduğunu ve nasıl olmamız gerektiği konusunda acizane bir kaç cümle yazmak istiyorum.

Hepimizin malumu olduğu üzere, bir zamanlar Allah (cc) Hz. Eyüp (as)’ı imtihan etmişti. Hz. Eyüp'ün hastalığı o kadar artmıştı ki, insanlar ondan korktuğu ve tiksindiği için O'nu yaşadığı yerden bile kovmuşlardı, şimdi anladığımız dilde, karantinaya almışlardı. Şüphesiz ki bir imtihan söz konusu olunca, hem imtihana tabi tutulan, hemde çevresinin ona karşı takındığı tavır sergileyen diğer insanlarda sınanıyor, bundan dolayı her birimiz söylemlerimiz ve yaptıklarımız ile bu çerçeveye tabi kalıyoruz.

Bu Virüs biyolojik bir saldırı yada doğal bir hastalıkta olsa imtihanda olduğumuzu bilmemiz gerekiyor. Malum en çok etkilenen ülke Çin oldu, daha sonra İran ve şimdi Avrupa’da çok daha hızlı bir şekilde yayılıyor.

Hatta 2. Dünya savaşından sonra, Avrupa kıtası daha böylesi önlemleri görmemiş, birliğin arasındaki sınırlar kapatılmıştır. Avrupanın her ülkesi kendi derdine düşmüş durumda!

Büyük büyük iş yerleri kapanmakta, insanlar evlerine hapsolmuş bir şekilde, yaşamanın yollarını arıyorlar. Avrupa insanı bu uygulamalara alışık değil, korku ve panik içinde herkes bir birinden kaçarak hayatını devam ettirmenin derdine düşmüş vaziyette.

Virüs; zengin, fakir ayırımı yapmadığı için mal ve makamın da artık bir hükmü kalmamış, yani her insan az çok bundan etkileniyor. Bu durum ne kadar devam eder bilmiyorum, ama kısa sürmeyeceği kesin.

Türkiye, hastalığın belirtileri Çin’de görüldüğü ilk andan itibaren sınırlara önlem aldı, bazı ülkeler de biraz geç kaldı, komşumuz İran en çok hastalık yayılan ülkelerin başında geliyordu. İran’ın komşuları Ona, sınırlarını kapattılar ve kapatırken de maalesef birde üzerine İran'ı suçladılar. Müslüman kardeş ve komşumuz olmasına rağmen sınırları kapatarak kendi ülkelerini korumaya çalışan devletler, virüsü bu şekilde engellemenin derdine düştüler ama globalleşen dünyada böylesi uygulamaların sadece biraz zaman kazandıracağına bir kere daha şahitlik etmekteyiz. Halbuki bir Müslüman olarak sınırları kapatacağımıza, yardımcı olmanın ve beraber bu virüs ile mücadele etme komisyonlarını oluşturmamız gerekiyordu. Komşu ülkeler, sınırları kapatarak ne İslami görevlerini nede komşuluk görevlerini yerine getirebildiler. Böyle yaparak da hastalığı ülkelerinden savamadılar, sadece biraz daha zaman kazandılar.

Hem malum İran’ın üzerinde 40 yıldır süren ve son zamanlarda artan çok acımasız bir ambargoya rağmen ellerindeki imkanları en iyi bir şekilde değerlendirmeye çalışan İran üstündeki ambargolara rağmen yine de çok büyük bir mücadele sergiliyor.

Haberlerde izleyince insanlık adına sevindim, ümmet adına da çok üzüldüm, Müslüman olmayan Çin, İran’a 50 kişilik uzman ekip ve tıbbi yardım gönderdi, gönderdiği yardım kolilerinin üzerinde gerçek dost zor zamanlarda belli olur yazısı ile adeta müslüman ülkelere Müslümanların sergilemesi gerek tavrı öğretiyorlardı.

Küba da; Haftalarca İngiltere’ye ait olan ve içinde de binlerce insanın yanı sıra da, Corona virüsüne yakalanan insanlar bulunduğu gemiyi tedavi etmek için ülkelerine kabul ettiler.

Vahşi kapitalizm kendi insanlarının vatandaşlarını bile kabul etmediler, bu kapitalizmin ne kadar gaddar ve acımasız olduğunu bütün dünya bir kere daha şahit oldu ama bu haber medyada yeterince yer almadı maalesef.

Küba, onca fakirliğine rağmen insani endişelerinden dolayı onları ülkelerinde tedavi etmeyi kabul etti. Bu yazıyı ilk ele aldığımda, daha ülkemizden Kardeş ülke İran’a yardım gitmemişti, fakat iki gün önce haberler ile öğrendim ki, İran’a tıbbi ihtiyaç yardımı yapılmış. Buna çok sevindim, Allah razı olsun. İnşaallah devamı da gelir.

Allah (cc) Çin ve Küba’ya hidayet versin, diyor, Ülkemizin yetkililerini de yaptıkları yardımlardan dolayı dua ve niyazda bulunuyorum.

Ülkemizde daha fazla ölüm oranları yokken bile, çoğu (fırsatçı) insanlar çok bencilce sadece kendisini ve sevdiği insanları düşünerek diğer insanları da o derece düşünmeyerek hareket etmeleri çok acı bir durum, böylesi fırsatçı insanlar tarih boyunca hep oldular ve bundan sonra da olacaklar, Allah hepimizi böylesi insanlardan muhafaza etsin.

Bir zamanlar izlediğim bir belgesel programında Rahmetli İmam Humeyni’nin oğlundan babasının anılarını anlatırken çok duygulandığım bir anısını sizinle paylaşmak istiyorum.

Bir keresinde Babam beni alışverişe gönderdi, her zaman evde ihtiyaç ne ise onu aldırıldı, ve sonra da aldıklarımı düzenli olarak kontrol ederdi, bende meyveleri ucuzlamış olarak gördüğümde biraz fazla aldım ve nasıl olsa devamlı misafir gelip gidiyor israf olmaz düşüncesiyle eve getirdim ve babam gidip kontrol edince bana dedi ki, oğlum bu kadar çok meyve neden aldın? Oysa ki, sana ne kadar alman gerektiğini belirtmiştim. Bende baba, fiyatları düşmüştü ve nasıl olsa misafir de devamlı geliyor, rahat bir şekilde tüketiriz dedim. Babam da, bana hayatımın dersini verdi, oğlum bak ihtiyaç fazlası almışsın ki, bu israftır. Birde sen fazla aldın diye başkasına kalmayacak, bu şekilde kul hakkına da girdin, git ve fazla aldıklarını geri ver dedi ve biraz da kızdı. Bende alıp geri iade ettim. İşte biz ümmet olarak bu ince anlayışı maalesef kaybettik.

Şimdi ise nelere şahitlik etmiyoruz ki, kimi rağbet var diye fiyatları 10 katına çıkarıyor (ticari zeka diye) kimi mal stok ediyor, daha fazla kâr edeyim diye, kimi durmadan alışveriş yapıyor sadece kendini kurtarmanın derdinde düşmüş.
Sahi biz ne zaman böyle vicdansız olduk ?

”Komşusu aç iken tok yatan bizden değildir” diyen bir Peygamberin (saa) "ben kurtulayım zengin olayım, rahatım kaçmasın, diğerleri ölse de umrunda olmayan" vicdansız bir ümmeti olduk maalesef.

Allah (cc) bizi uyarmak için o kadar çok uyarı gönderiyor ki, ama kahrolası taassuplarımız nefsimiz ve yanlış algılarımız bizim hakikatleri görmemize engel oluyor ve durmadan bizi felakette götürüyor...

Bunca eksiğimize rağmen, dünyada çok güzel işler yapan müminler de var. Onları bu saydıklarımdan beri tutuyorum, çünkü Onlar kendini bu asırda gelecek olan, Hz. Mehdi'nin zuhuruna hazırlıyorlar, hep beraber kendimizi büyük komutana ve O'nun taraftarı olmaya hazırlayalım ümidi ile, hepinizi Allah’a emanet ediyorum.Meysem Tammar/HÜRSEDA